Giriş
(2)

sözlükte “kayıp”

hain kostokk
Sözlükte kayıp olan bir hesap, kişinin kendi insiyatifiyle mi kapatılmıştır yoksa bir süre girmeyince sözlük hesabı askıya mı alıyor bu şekilde? Eğer evetse girmeme süresi ne kadarla sınırlı?
Sözlükte kayıp olan bir hesap, kişinin kendi insiyatifiyle mi kapatılmıştır yoksa bir süre girmeyince sözlük hesabı askıya mı alıyor bu şekilde? Eğer evetse girmeme süresi ne kadarla sınırlı?
0
hain kostokk
(25.12.25)
Sözlükte 300 milyon yıldır yazmayan yazarlar var ve sözlük müdahale etmiyor, etmez de; kendileri "kayıp" oluyor.
0
kizil karga
(25.12.25)
Süre yok. Kendi isteğiyle oluyor.
0
yadigar
(26.12.25)
(13)

pitbull ordusu kursak savaşlarda başarılı olur mu?

messina123
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
-11
messina123
(24.12.25)
Hocam burada esas sorun sizce de 100.000 pitbull'luk kamyonlarla (artık kaç kamyonsa) İsrail sınırını geçip merkezi bir yerleşim yerine ulaşmak değil mi zaten?

Bu kadar zahmetli bir planda başarılı olsanız da köpekleri gören herkes ay ay ay diye gördüğü ilk binaya, dükkana girecek ve devreye uzman ekipler girecek, birkaç saatte olay bitecek.

Sizinki konvansiyonel yöntemlerden epistemolojik bir kopuşu sembolize eden heterodoks bir yaklaşım olmuş bence.
+3
akhenaten
(24.12.25)
Köpek kovucu düdükle geri püskürtebilirler.
+2
kizil karga
(24.12.25)
Herhangi bir silah kullanamayan bir canlı olduğunu düşünürsek, karşı taraf maksimum 100.000 mermiyle 2 saate galibiyet sancağını çeker.
+1
anatomik
(24.12.25)
muhtemelen israil'in köpek kubbe savunma sistemi vardır. sistemi de muhtemelen şu şekilde çalışıyor olabilir. safe zone'a giren her köpek için seri şekilde "hoşt" diyor olabilir sistem....
+1
exlibris
(24.12.25)
Oldu olacak Timur gibi fil kullanalım. Tank gibi yıkıp geçsin ortalığı.
+1
yurtsuz john
(24.12.25)
Güldürdün vallahi. Uçaktan paraşütle atmak lojistik problemini çözer sanki
+1
tan vakti
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? Aç kalmadan da birbirlerini parçalıyorlar zaten.
+1
gnosis
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? +1

Veya birbirilerine saldırmayacaklarının garantisi var mı?
0
put it in your appropriate place
(24.12.25)
Uçlarınada taramalı tüfek bağlarız dıkşın dıkşın vura vura alırlar orayı

Köpekler milleti korkutur eyvallah da ordu devreye girene kadar en fazla panik olur silahlı müdahale ile etkisiz hale gelirler.

Mesele orantısız güç olarak köpeklerin güçsüz kalması +1
+2
basond
(24.12.25)
Bu zeka buralarda harcanmamalı.
0
ekimoloji
(24.12.25)
do you even logistics bro? 100 bin hayvanı kontrol altında tutmak, düzenli şekilde araçlara yüklemek, o araçların her birini israil sokaklarına salmak bile çok ciddi operasyon ve insan gücü gerektirir. savaş halinde bunu çok daha verimli kullanmak mümkün. mevcut teknolojiyle köpek yüklü 60-70 kamyonu imha etmek herhangi bir profesyonel ordu mensubu için sakız çiğnemekten daha zahmetli değildir.

her şeyi geçtim velev ki plan başarılı oldu, israil sokaklarında 100 bin tane aç pitbull var diyelim. her biri ortalama 5 kill alıp yarım milyon israilliyi de öldürmüş olsun. stratejik açıdan bunun bir yararı var mı? 500 bin sivile karşılık israil ordusu nükleeri kafamıza çaksa burada milyonlar ölse daha mı iyi? veya bu ASİMETRİK PİTBULL MÜCADELESİ neticede neyi hedefliyor?

bunları da düşünmek lazım. amaç şehirlerde sivil katletmek ise dahi bu verimsiz bir yöntem. geri dönüşü her türlü daha zararlı olur. kaldı ki köpek bunlar yani asker olmasına gerek yok balkonundan yiyecek atan birisi bunların 25-30'unu kendi penceresinin altına toplar, orada silah veya başka bi araçla yok edebilir.

kısacası olmaz abi neresinden tutsan elinde kalıyor, bu organizasyonla uğraşana kadar bin tane adama güzel yemek yedirip ellerine sapan versen ve "gasabalı yıldıh disin bu türklerden, uvelek uvelek goşun ortalığı garıştırın" talimatıyla sokaklara salsan daha mantıklı iş yapmış olursun.

başaramadık abi.
0
der meister
(24.12.25)
100k köpeği sınırdan sokan adamı 100k militanı sınırdan sokmaktan alıkoyan nedir merak ettim.
0
koxy
(25.12.25)
en basiti zehirli yemle 3 günde temizlerler.
0
orpheus
(25.12.25)
(5)

futbolda bir harekete faul verilebilmesi için

kibritsuyu
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor? yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor?

yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?

yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
0
kibritsuyu
(24.12.25)
Yere düşmemişse oyuna devam ediyorsa avantaja bırakır sonra kart mart bi şeyler varsa gösterir ama diyelim futbolcunun arkasından koşarken ensesine şaplak attı oyuncu yere düşmedi ama durdu ne oldu vs falan dedi hakem faul verir tabii ki niye düşmedin demez, düşmek şart değil.
+1
kizil karga
(24.12.25)
dünkü maçta fenerbahçe'nin kazandığı penaltı pozisyonunda bazı farklı takımlı arkadaşlar diyor ki formasından çekilen adam geriye doğru düşer, burada ileri doğru kendini atıyor ki var görsün.

yani formasından çekildiği için düşmese veya kimilerinin ifade ettiği üzere kendini atmasa, formasından çekilmesi kusurlu hareket, yani penaltı olmayacak mıydı? tut ki kendini yere atmış olsun. orada penaltı verilmesinin sebebi kendini yere atması mı, formasından çekilmesi mi?

neticede "formasından çekilen adam öyle düşmez, kendini attı penaltı aldırdı" denebilir mi buna?

kendini yere atmasa da düşmediği için formasından çekilmesi olayını ne hakem görse, ne var görse, bu hakem hatası olmayacak mıydı?
0
🌸kibritsuyu
(24.12.25)
hayir ama genelde bir sekilde hareketi engellemesi gerekiyor. yani oyuncu dusmese bile tokezlerse, yavaslarsa avantajin kaybedilip kaybedilmedigine bakilir. avantaj devam ediyorsa faul olmaz. ancak hareket cok problemliyse hakem pozisyon bitince kart gosterebilir.
+1
antikadimag
(24.12.25)
Abi dünkü pozisyonda formasını çekip öyle kalmıyor ki hareketlenen adamın formasını çekip sonra bırakıyor, bu pozisyonda geriye nasıl düşecek zaten adam ileri gitmek istiyor tabii ki öne doğru düşecek, sırf bununla ilgili en az 2 tane fizik kuralı var eylemsizlik olsun etki-tepki olsun, adam ileri gitmek istiyor sen çekip bırakıyorsun, öne düşer, mesela son lig maçında aynısını Fenerbahçe yapmıştı hakem penaltı vermemişti, o pozisyon da penaltıydı mesela, "penaltı aldırma" bence böyle olmaz ama neticede adamı formasından çekiyor, düşmese bile pozisyon penaltı zaten adamın avantajını bozuyorsun gol atmasını engellemeye çalışıyorsun.
+4
kizil karga
(24.12.25)
rakip oyuncu parmaklarsan bu da fauldür. bazen kafa atarsın adam düşmez bu da faul.
+1
mikahakkinen
(24.12.25)
(5)

Bu moda nasıl sizce?

yurtsuz john
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz? Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?https://ibb.co/0RrNv2Rghttps://ibb.co/jvLycYKp
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz?
Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?

ibb.co

ibb.co
0
yurtsuz john
(22.12.25)
Glam rock cosplay'i gibi bakınca güzel diğer türlü kötü.
+2
kizil karga
(22.12.25)
Yakışmış beğendim.
Ben bu moda gelsin ister miydim? Açıkçası tarzım olmadığı için özellikle istemezdim ama bazen saç modeli böyle, kıyafetleri daha eski moda insanlar görüyorum gayet hoş buluyorum yakıştırıyorlar kendilerine.
Canları ne isterse giyen insanları cool bulurum.
+1
mutekebbir
(22.12.25)
80'lerden bir moda geri gelecekse bunlar değil ya ahahah
+2
black holes in the sky
(23.12.25)
fakir ülkelerde bu tarz hobiler tutmaz. cringe.
0
plastic_angel
(23.12.25)
80'ler ve 90'lar modası bana hiç hitap etmiyor. 'Fast fashion'a pek rağbet etmediğim için geri gelse de beni etkilemez.
0
auroraaurora
(23.12.25)
(7)

Alkollu Boza

mirafiori
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
0
mirafiori
(22.12.25)
Geçenlerde boza tarihi ile ilgili bir yayın dinledim. Boza hiçbir zaman alkollü bir içecek olmamış. Mayalı diye sevmiyor, biraya benzetiyor bir kesim ama alakası yokmuş.
0
gnosis
(22.12.25)
Bozada, kefirde, kombuçha çayında doğası gereği alkol vardır. Alkolsüz diyorlarsa mayalayarak değil, bir başka yöntemle yapıyorlar veya doğal olmayan işlem yapıyorlardır. Yarım yağlı tereyağı yapılabilen coğrafyada o da yapılabilir. Ancak normalinde alkol ürer ve vardır.

Yarım yağlı tereyağı mı olur diyen Google'dan görebilir.
+2
Mirket
(22.12.25)
Mirket'in cevabından sonra tekrar baktım. Wiki alkollü diyor. İslami sayfalar alkolsüz, içebilirsiniz diyor. Bu konu doktrinde tartışmalı herhalde. Osmanlı zamanında fetva verilmiş haram değildir demişler. Ben onların yalancısıyım:D
0
gnosis
(22.12.25)
boza, kefir vb. ürünler fermantasyon nedeniyle eser miktarda alkol içerir. farklı bir metodla yapılmalarına imkan var mı bilemedim, mirketin dediği gibi doğal olmayan bir işlemle yapılıyor olabilir alkol hassasiyeti nedeniyle.

edit: genellikle insanı sarhoş edecek bir oranda alkol olmadığı, çok çok düşük düzeyde olduğu için içilebilir diye yorumluyor çoğu din insanı.
+1
Phoebe
(22.12.25)
Fermantasyon gereği alkol oluşur ama taze tüketildiğinde çok düşük olur ama oda sıcaklığında üç dört gün beklerse fermantasyon devam edeceği için alkol oranı artar.
+1
kizil karga
(22.12.25)
Ben alkol kullanmadıgım için boza içecegim zaman ya vefa'ya gidiyorum ya da kendi yaptıgını bildigim yerlerde içiyorum.
Yanlış bilmiyorsam taze olarak günlük içildiğinde alkol yok diye biliyorum, dogrusunu hep birlikte öğrenelim. kaçıncı günden sonra alkol oluşuyor.
0
liberal
(23.12.25)
bu, gün ile alakali bir sey degil ki. mayalanma yani fermentasyon türüyle alakali bir sey. yogurt fermentasyonu laktik asit fermentasyonudur, alkol olusmaz, ama boza fermentasyonu karma fermentasyondur. alkol aciga cikar. sürecin tamami bu sekilde ilerler.

inanmayacaksiniz ama sirke ve ekmek hamuru fermentasyonunda da alkol aciga cikar cünkü seker parcalanir. sirkedeki alkol sonra asetik asit bakterileri tarafindan parcalanir ama hicbir zaman ne kadarinin parcalandigindan emin olamazsiniz. sifir alkol mümkündür ama mutlak bir biyolojik garanti degildir. evde sirke yapiyorsaniz ve bu konu sizin icin önemliyse bilin yani. icinde cok cok büyük ihtimalle yan ürün olarak alkol vardir.

icine alkol katilarak pisirilen bir yemegi yemiyorsaniz bunu mantik cercevesine oturtabilirisiniz; dersiniz ki, beef bourguignon yemiyorum cünkü bilincli sekilde icine alkol konuluyor. bilincli!
ancak boza, sirke ve ekmek hamurundaki alkol biyolojik yan üründür. bilincli eklenmez. ekmek hamurundaki alkol beef bourguignondaki mantikla pisme sirasinda tamamen buharlasir ama bu, bu ürünlerin icine alkol girmedigi anlamina gelmez. dini hassasiyetlerinizi anlayamiyorumdur belki ama eger biyolojik bir tepkime sonucu ortaya cikan yan ürün sebebiyle boza icmiyorsaniz, bu mantikla sirke ve ekmek de yememelisiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
(6)

Sözlük ve duyurunun eskisine göre aktif kullanıcı sayısı gerçekten düştü mü?

psmstc
Geçenlerde biri böyle birşey yazmıştı. Gerçekten eskiye göre buraları ıssızlaştı mı :)
Geçenlerde biri böyle birşey yazmıştı. Gerçekten eskiye göre buraları ıssızlaştı mı :)
0
psmstc
(22.12.25)
bir önceki formatta bir çok troll duyuru oluyordu. büyük ihtimal bunları engellediniz veya siz engellemediyseniz de başkaları engelleyince izole kaldıklarından ve etkileşime giremediklerinden daha az yazmaya başladılar.

sözlükte de benzer bir şekilde engelleye engelleye çok daha az bir içerik görüyor olabiliriz.
+4
gabe h coud
(22.12.25)
herkes herkesi engellediği için kimse yok gibi gözüküyor :)
0
koela
(22.12.25)
sub-etha'ya ulaşmayı bile bilmeyen yazarlar var. eskiden kabak gibi ortada olurdu herkes her yere girerdi. ah ah nerede o eski sözlükler :P
modası geçti burasının bence.
+2
neira
(22.12.25)
Bu platformların bu kadar süre ayakta kalması bile mucize gibi bir şey, kendi alanında faaliyet gösteren aynı dönemin projelerinden hiçbiri kalmadı, sözlük ve uzantıları zombi gibi bir şekilde hayatta kalmayı başarabiliyor, bu arada sözlükte kullanıcı sayısının düşmesi gibi bir şey olduğunu sanmıyorum ben tam tersi katlanarak artmıştır ama duyuruda gak desen engelleyen guk desen dünyayı yok et butonuna basan aşırı konformizm düşmanı bir kitle var, sen de böyle biriysen sana da o nedenle kullanıcı sayısı düşmüş gibi gelebilir.
+1
kizil karga
(22.12.25)
duyuru kesinlikle azaldı. sözlük ise ne azaldı ne arttı. bunlar benim öznel düşüncelerim.
0
abelardo
(22.12.25)
Sözlüğü bilmiyorum ama duyuru trafiği tabii ki azaldı. Böyle miydi burası?
0
lazor
(23.12.25)
(9)

Sedat peker cumhurbaşkanlığı adayı olsa oy verir miydiniz?

messina123
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
-30
messina123
(21.12.25)
Ekmeleddin'e oy vermiş insanız neden vermeyelim.
-2
kizil karga
(21.12.25)
Zamanında muhaliflerin kanında banyo yaparız falan demiyor muydu bu herif?
Çıkarı nerdeyse o tarafa dönen bir adam.
+7
parka
(21.12.25)
chpnin adayı olursa oy vermeyecek ekşici yok
-5
plastic_angel
(21.12.25)
tek bir oyum var, akp'nin adayına veririm.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
oğan'a sonra kılıçdaroğlu'na oy verdim. peker'e, boş sigara paketine veya çiğnenmiş sakıza da oy veririm, bir anlamı yok nasıl olsa.
-2
g7mor
(21.12.25)
sedat bizim mahallede ihtiyar heyetine uye olmak istese yine de oy vermem.
+5
cooperr
(21.12.25)
Dürüstlük ve adalet kavramlarının sizce de her türlü üstü örtülü işte bulunan birinin, sonra işler bozulunca intikam hevesiyle ağzını açmasından daha farklı kıstaslarla tanımlanması gerekmiyor mu?

Bence bu kadar kolay ikna olmayın.
+2
akhenaten
(21.12.25)
insanın bir dünya görüşü olur, ne sağa ne ampüle ne sedata atarım. boş atarım gene de atmam.
+4
mikahakkinen
(21.12.25)
vermem. senin mantigin,

adam caliyor ama alni secdeye degiyor diyen sigirdan bir farki yok.

5 yil sonra duyuruya gelip "yuz verdik ayiya geldi sicti haliya" diye anti sedat peker basliklari acardin.
+3
buenosdias
(22.12.25)
(4)

Macfit yıllık ücreti

meşe
Şu an ne kadar? Yakın zamanda üye olan varsa çok makbule geçer. Belki lokasyona göre falan değişiyordur lokasyon: gebze.Gidip sormak istemiyorum iletişim bilgisi alıp taciz ediyorlar düzenli olarak.Teşekkürler.
Şu an ne kadar? Yakın zamanda üye olan varsa çok makbule geçer. Belki lokasyona göre falan değişiyordur lokasyon: gebze.

Gidip sormak istemiyorum iletişim bilgisi alıp taciz ediyorlar düzenli olarak.

Teşekkürler.
0
meşe
(16.12.25)
Sitesinde lokasyon seçip aylık yıllık ücret görülüyordu kalktı mı
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.12.25)
Abi lokasyonundaki Macfit'i seçtiğinde üyelik fiyatını veriyor site, sözlükte de soruyorlar bu soruyu o şekilde bakılsa rahatlıkla ulaşılabilir aslında. Ben yıllık 18 bin veriyorum ama yıllık peşin ödedim, diğer türlü biraz daha pahalıdır.
0
kizil karga
(16.12.25)
Sitesinde ayda 1364 lira diyor.

www.macfit.com
-1
Mirket
(17.12.25)
30$, aşırı ucuz
0
plastic_angel
(17.12.25)
(3)

Kitabımı nasıl bastırabilirim?

durme
Novella uzunluğunda editörden geçmiş, basıma hazır bir kitabım var. Usta bir editör üzerinde çalıştı ve kitabı orijinal buldu, sevdi. Lakin bastırma sürecinde yol yordam bilmiyorum. Yayınevleri kitaptan çok kişinin tanınırlığı üzerinden seçim yapıyor gibi. Kitabın türü mizahla örülü büyülü gerçeklik
Novella uzunluğunda editörden geçmiş, basıma hazır bir kitabım var. Usta bir editör üzerinde çalıştı ve kitabı orijinal buldu, sevdi. Lakin bastırma sürecinde yol yordam bilmiyorum. Yayınevleri kitaptan çok kişinin tanınırlığı üzerinden seçim yapıyor gibi. Kitabın türü mizahla örülü büyülü gerçeklik gibi bence. Spiritüel tandansı var. Tanınmış bir yayınevinin yarışmasına katıldım ancak seçilmedim. İsmi bilinir yayınevleri 2-3 senelik basım programını önceden hazır ediyormuş. Yeni yazarlar prestijli yayınevlerinden bastırmak için hayvani paralar ödemeliymiş, diye öğrendim. Ben bastırmak için para harcamak istemiyorum. Ünlü değilim ancak metnime en azından basılacak değerde olduğu anlamında güveniyorum; lakin bu işin yolunu pek bilmiyorum.

Yayınevlerine tek tek gönderdiğimde arada kaynayacak diye çekiniyorum. Senelerce beklemek istemiyorum, zaten neredeyse kitabı bitirmemden sonra 8-9 ay geçti. Amazon'da self publishing etsem reklam vs ile de uğraşamam, o işlere çok kafam basmıyor şu anda.
Ben metni sağlam bir yayınevine vereyim, basılsın ve organik olarak tanınsın kitap derdindeyim.

Bana ne önerirsiniz? Yardımcı olabilecek biri var mı? Teşekkürler.
0
durme
(16.12.25)
Abim yanlış anlama beni ama yapmak istemiyorum dediğin her şeyi yapmak zorundasın biraz, yani istersen ölümsüzlüğün sırrını keşfettiğin bir eserin olsa dahi kendi kendinin referansı olacak şekilde bilinen bir insan değilsen bir yayınevi senin kitabını neden basmak istesin ki, sen arz olmak istiyorsun ama bu arzın bi talebi yoksa gerekiyorsa para ödersin gerekiyorsa tek tek yayınevlerinin kapısına gidip ürününü pazarlaman gerekir, yani kuryeyle yayınevine göndermekle de olmaz o iş, hatta sana "kardeş kitabın güzel ama seni bilen eden yok bu kitabı X yazarın ismiyle basalım sonra diğer kitaplarında duruma bakarız" diyenler bile çıkacaktır, bu işler böyle yürüyor biraz, seninle aynı düşüncede olan binlerce insan vardır muhtemelen kitabını bastırmaya çalışan, biraz böyle düşünüp durumunu değerlendir.
+5
kizil karga
(16.12.25)
Durumuzundaki birçok yeni yazar kendi ceplerinden ödeyip bastırıyorlar kitaplarını. Yayınevleriyle bunun üstünden anlaşmaya çalışabilirsiniz.
0
alice in potatoland
(16.12.25)
editörün bağlı olduğu ya da tavsiye edebileceği bir yer yok mu? en azından bekleme süresini kısaltırsınız belki. her halükarda para ödersiniz gibime geliyor. dediğiniz kadar iyiyseniz bir yerde bastırdıktan sonra ilk roman ödülü gibi yarışmalara göndermek mantıklı olabilir.
0
black holes in the sky
(16.12.25)
(7)

Bir hayvan nasıl aynı anda hem inek hem dana hem de sığır olabiliyor?

mikahakkinen
Yani bu kadar ayrıştırma gerekli mi? İnek deyip geçsek?
Yani bu kadar ayrıştırma gerekli mi? İnek deyip geçsek?
+1
mikahakkinen
(16.12.25)
erkeği ile dişisinin birbirinden çok farklı ticaret alanları var. Her defasında erkek sığır, dişi sığır demek yerine kullanımı kolaylaştırmak için farklı isimlendirmeler yapılmış. Bu işin içinde olan, ticaretini yapan için çok makul. Elimde 120 inek var dediğinde kaçı erkek, kaçı dişi, kaçı hiç doğurmamış, kaçı süt veren, kaçı yavru vs anlaşılmaz bu da ekstra soru ve zaman kaybına sebep olur.
Siz sığır diyebilirsiniz, hepsini kapsar.
+1
faberkastelli
(16.12.25)
sığır genel olarak tür adı (insan gibi). inek, doğum yapan dişi sığır oluyor; düve doğum yapmamış dişi sığır; boğa tohumlama yapabilecek (genç) erkek sığır; öküz de tohumlama yapamayacak (yaşlı) erkek sığır oluyor. yani sığır üst küme; inek, düve, boğa ve öküz alt küme gibi düşünebilirsiniz. bilmeyenler hepsine inek deyip geçiyor ama farklı işte.
+8
shadowfollower
(16.12.25)
Abi bak büyükbaş dünyasında bu sınıflandırma yapılabilir neticede farklı özelliklere atıfta bulunuyor ama sırf boy uzunluğuna göre lüferi; defneyaprağı, çinekop, sarıkanat, kofana ve sırtıkara olarak isimlendirmek daha tuhaf, her 10 santimde bir hayvanın ismi değişiyor.
+6
kizil karga
(16.12.25)
Küçükbaş için de durum aynı, eskiden babamla kurban pazarına gittiğimizde her hayvanı farklı tanımlarlardı... Toklu, kabak vs.

Detaylı entry varmış;

(bkz: büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar sıralı tam liste)
+2
arpaci kumrusu
(16.12.25)
Çiftçinin hayatında anlamı, kıymeti, farkı var ki ayrı ayrı isimlendirmişler. Biz şehirli öküzlere hepsinin bir olması bu durumu değiştirmez.
+3
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.12.25)
bizim yediğimiz büyükbaş etleri genelde dana eti olur.
neden dana? çünkü doğum yapmayacak ve süt de vermeyecek.
günde 30 litre su içip bir sürü yem yiyecek, ama verdiği bir şey yok.
o yüzden fazla büyütmeye gerek yok, belli bir olgunluğa erişince kesimhaneye yolla.
doğum yapmış hayvan süt verir.
doğum yapmamış hayvanın doğum yapma potansiyeli vardır.

bu kadar farklı isimlendirilmesinin sebebi bu.
bu isimlendirmeler aslında hayvanın özelliğini belirtiyor.
+1
biseysorcaktim
(16.12.25)
deneyebilirsiniz. sizin gibi kullanan ve bunu çok uzun süreler çok geniş kitlelere yayabilen bir topluluk olursanız birkaç nesil sonra sığır der geçerler. dil böyle bir şey. kimdi o mavi ile yeşil arasında fark görmeyenler bile var. hani deniz ile ağaç aynı renk diyolla, çünkü hiç farkını bilmemişler. siz unutalım diyorsunuz, zor ama olmayacak iş değil.
+1
klassno
(16.12.25)
(5)

ChatGpt'ye bir şey öğretilebilir mi?

osssy
Sadece kendi hesabın için değil diğer hesaplara da etki edebilecek şekilde bir şeyler öğretilebiliyor mu? Mesela ben buranın sefiri reistir diye öğretsem, başkası buranın sefirini sorunca reis diyor mu?
Sadece kendi hesabın için değil diğer hesaplara da etki edebilecek şekilde bir şeyler öğretilebiliyor mu? Mesela ben buranın sefiri reistir diye öğretsem, başkası buranın sefirini sorunca reis diyor mu?
0
osssy
(15.12.25)
Zaten çalışma sistemi o değil mi? Yani nette böyle bir bilgi varsa onu çekip başka bir kullanıcıya sunuyor, bu öğrenme mi dersen değil tabii.
0
kizil karga
(15.12.25)
hayır sizinle olan konuşmalar için öğreniyor ama bunu genele yayamıyor.
0
matilda
(15.12.25)
yapay zeka henüz niş bir kavramken microsoft herkesten öğrenen bir yapay zekalı chatbot yapmıştı.

sosyal medya 12 saat gibi bir sürede bu robotu (ismi tay) ırkçı, anti-feminist, nazi, kaba-saba küfürbaz biri haline getirdiler.
aşırı toksik bir şey oldu.

o yüzden yapay zekalar şimdi dışarıdan gelen kontrolsüz input'ları hemen kabul etmiyorlar.

www.youtube.com

---
ama bahsettiğiniz manipülasyon şöyle mümkün;
mesela wikipedia'da istediğiniz manipülasyonu yazıyorsunuz. eğer o hatalı bilgi varolmaya devam ederse, yeni model güncellemesinde ai modelleri onu da bilgi kütüphanesine katıyor. sözde ermeni soykırımı gibi manipülasyonlar bu şekilde yapılıyor. eksisozluk hatta eksiduyuru'dan da öğreniyor yapay zekalar. buraları da okuyorlar. yapay zeka'nın tarafsız olması çok zor ve istenirse kolayca manipüle edebilir kullanıcılarını.

bir de; ai modelleri artık web'ten bir şeyler arayabiliyor. claude mesela arkaplanda brave search'ü kullanıyor.

sen claude ile konuşurken buranın sefiri kimdir ara bul bana söyle dersen, o da internette aradığında "buranın sefiri hasan hüseyindir" yazdığın websitesine girerse o bilgiyi alıp sana verir.
+2
biseysorcaktim
(15.12.25)
onu sen yapamazsın, ai botları web sitelerini gezerek bilgi topluyor.
0
duyuruuser
(16.12.25)
Aylık bilişim haberlerini tavsiyem yurtdışı kaynaklardan forumlardan izle .
Evet benim şu ana kadar anladığım yapay zeka ile hackerlik işini de devralıyor ve internette muhatap olunan kurum uygulama ve diğer kaynaklarından çok gerçekçi sahte mesajlar almaya, oltaya takılmalara sebep olacak türden yeni tuzaklar da kurabiliyor .
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+12
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(9)

Araba kullanma fobisi

magni
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu ol
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu olarak tüm ülkenin nefret ettiği bir "katil" pozisyonuna düşebiliyorsun.

Bu düşüncelerden dolayı araba kullanmayı çok istememe rağmen kullanamıyorum, dev bir korku var içimde. Bir de "Ulan herkes kullanıyor, sen gerizekalı mısın" diye kendi kendimi ezikliyorum. Şu an bu tür bir fobisi olan var mı? Ve aynısını yaşayıp da aşabilen var mı?
+3
magni
(14.12.25)
var, yaşıyorum, aşamıyorum. tonlarca ağırlıktaki metal yığınının 20 km/saaten daha yüksek hızlarda üstelik herkesçe kullanılabilmesini çılgınlık olarak buluyorum. silah satın almak için 100 yere yazı yazıyorsunuz, it gibi kapıda bekliyorsunuz, 1000 dereden su getiriyorlar ama konu araba kullanmaya geldi mi şak şak jet hızıyla üstelik yaşlı, kadın, barzo, alkolik herkese ehliyet çıkartıyorlar.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
Ben sırf bu yüzden yıllarca gidip ehliyet almadım. Şimdi arabasız bakkala gitmiyorum
0
rodeocu
(14.12.25)
Bu korkunuzun size mantıksız gelmesi gerekiyor öncelikle.
Elbette birinin veya kendinizin ölümüne sebep olabilirsiniz ama bunun olma ihtimalinin çok düşük olduğunu size anlatmama bile gerek yok.
Tüm trafik kurallarına uyan, yorgun/uykusuz olmayan bir şoförün birinin hayatını kaybetmesine sebep olma istatistiğini bulabilseydik bunun sıfıra çok yakın olduğunu hatta herhangi bir belediye otobüsüne binmekten bile daha risksiz olduğunu görürdük herhalde.

Fobi sahibi birine “boşver” demiş olmak istemiyorum, öncelikle sizin aklınızın bu korkunun mantıksız olduğuna inanması gerektiğini söylüyorum.

Kendim yaşamadım ve çözmedim böyle bir korkuyu ama böyle bir endişesi olan, bu ihtimal aklına gelen bir şoför bence trafikteki şoförlerin %90’ından daha fazla güvenebileceğim biridir.
+3
michael_knight
(14.12.25)
20 sene önce bana arabayı kullanmayı öğreten eski dolmuş yakınımız demişti ki karşında gördüğün her aracın şöförünü acemi olarak göreceksin. o yüzden yapacağın her hareketi dikkatli ve 2 kere düşünerek yapmak zorundasın. çok şükür bu zamana kadar hiç büyük bir kaza yaşamadım, inşallah yaşamam da.

trafikte her zaman bir risk vardır. siz dikkatli oldukça riskler düşecektir. trafik kurallarına uyduğunuz sürece içiniz rahat olsun.
+2
false pretension
(14.12.25)
Araç kullanırken hiç olmuyor tv karşısında patlamış mısır yer gibi rahatım ama mesela otoyolda benzin almak için kenara çekip geçen arabaların hızını gücünü görünce "vay amk burada mı kullanıyorum lan bu arabayı ben de mi böyleyim" diyerek bi şaşırıyorum.
+1
kizil karga
(14.12.25)
aynı korku bende de vardı, ancak terapi yardımıyla bu korkumu yendim. ben hiç hiç şoför koltuğuna oturmamıştım ve sürücü kursuna yazılana kadar da oturmadım bu arada. şu an 2 senedir ehliyetim ve arabam var. uzun yol ve yurt dışında araç kiralama dahil her şeyi yaptım.

yolcu koltuklarında oturmakla şoför koltuğunda oturmak çok fark ediyor.
0
nefertarii
(14.12.25)
Aynı korku bende de vardı. Karşı şeritten tır gelirken gözümü kapatıyordum mesela. Yoldan yaya geçecekken eşime dur diye bağırıyordum falan. Sağdan yola katılım olunca eşimin kolunu falan tutuyodum. En çok da yayaya çarpmaktan çok korkuyordum. Büyükşehirden köye taşınınca fırsat bu fırsat diyip özel ders aldım. Üstteki arkadaşın da dediği gibi şöför koltuğu ve yan koltuk çok farklıymış. Neyse ki artık 3 yıldır aktif araç kullanıyorum. Üstelik artık köyde de değiliz ama hala tırların falan geçtiği ana yollara çıkamıyorum çünkü iki defa hafif kazalar yaptım. Sadece şehir içinde kullanabiliyorum. İstanbul gibi büyük bir şehirde kullanamazdım ama.
0
suicides underground
(15.12.25)
birkac kaza yaptim, biri benim hatamdi oburu karsi tarafin.
kazalardan sonra sunu anladim:
arac ile olmek o kadar kolay degil, ozellikle modern araclar ile. sacma sapan hizlara cikip sacma sapan hareketler yapmak lazim, ugrasman lazim olebilmek icin.
dolayisiyla gidip yaya ezmedigin surece, baska araca vurarak birini oldurmen de kolay degil.
dolayisiyla bu olme/oldurme isini cikarttim kafadan.
-kurallara bil ve uygula. mutlaka kemer tak. arka koltuktakiler dahil kim binerse taktir.
-alkollu kullanma
-uykusuz kullanma
-sacma sapan hiz yapma.
-aracin bakimlarini yap, lastiklerin frenlerin iyi olsun.
-modern bir araca bin.
gerisini dusunme.
0
cooperr
(15.12.25)
trafik kazasının oluşması için çoğu zaman 1 hata yeterli değil.
birden fazla sebebin bir araya gelmesi ile oluşan hatalar zinciriyle oluşuyor kazalar.

eğer dikkatli olursanız, uykusuz yola çıkmazsanız, kuralları bilirseniz kaza yapma oranınız ya da trafikte başınıza bir şey gelme olasılığı düşer.
seyir halindeyken telefonla uğraşmak (müzik değiştirmek, navigasyonu kurcalamak), aracın koltuk ceplerinden bir şey arayıp bulmak vs tehlikeli ki çoğu kez önemsenmez.

trafik kazalarında araçların teknolojisi de önemli.
modern araçlar oldukça güvenli ve minimal sürücü hatalarını tolere edebiliyor.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(7)

Yakıt soruları

arbre
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
arbre
(14.12.25)
araçta utts ve shell taşıt tanıma olduğu için shell'den alıyorum. ödeme yapmıyorum, fatura arkadan geliyor. kurşunsuz benzin, depoyu dolduruyorum, 30-32 litre alıyor, 1600-1800 lira arası tutuyor, 10 gün kadar gidiyor. bir depoyla 600 kilometreye yakın yol yapıyor.

büyük markalar olduktan sonra hepsinin aynı olduğunu düşünüyorum.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Shell opet bp nadiren peteol ofisi kalanlara neredeyse girmiyorum
0
basond
(14.12.25)
Evin yakınında Opet var Opet'ten alıyorum başkası olsaydı onu alırdım Türkiye'de 10 şirket varsa sekizi yakıtı Tüpraş'tan aldığı için firmaya olan algı dışında yakıtın farkı yok.
+1
kizil karga
(14.12.25)
shell veya opet. bp'yi listeden çıkardım çünkü petrol ofisinin altında çalışıyorlar. bp'ye girmiyorum artık.
0
false pretension
(14.12.25)
Opet'ten ve bazen Aytemiz'den alıyorum. Markadan ziyade istasyon önemli. Türkiye'de bilindik tüm markaların ürünleri kaliteli ama benzin istasyonları üçkağıtçı olabiliyorlar.

95 oktan standart benzin alıyorum hibrit araç (corolla, rav4) için. Dolduruyorum depoyu ama pompa tetiği atınca üzerine ekletmiyorum. Depo boşalmaya yakın dolduruyorum. Deprem sonrası bir müddet yarım depoyken dolduruyordum. Araçta acil durumlar için sürekli yakıt olması önemli aslında. Ama zamanla yine ihmal eder oldum. Kaç günde bire gelince, kullanıma göre bir araç ayda 2 ila 4 arası. Diğeri ayda 1-2 defa.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
iş ve eve yakın opet benzinliği var. Alternatif olarak shell, en kötü ihtimal petrol ofisi tercih ederim başka markalardan almam. fiyat artışı olacaksa fullerim yoksa keyfi 1000 tllik atıyorum.
0
biravekahve
(14.12.25)
yakıt kart olduğu için opet. kullanıma göre değişiyor. bazen ayda bir kez, bazen ayda 2-3 kez.
0
inheritance
(15.12.25)
(9)

Araba soruları

arbre
Hangi seçenekler iyi?1. Otomatik dizel2. Otomatik benzin3. Manuel dizel4. Manuel benzinTeşekkür.
Hangi seçenekler iyi?

1. Otomatik dizel
2. Otomatik benzin
3. Manuel dizel
4. Manuel benzin

Teşekkür.
-1
arbre
(14.12.25)
Otomatik benzin.
+4
kizil karga
(14.12.25)
Benzin kesinlikle dizelden daha iyidir. Otomatik ve manuel ise tercihtir.
+1
prole
(14.12.25)
prole, ama şimdi bakıyorum, 460 bine manuel dizel Toyota bulabilirken aynı paraya Peugeot ya da Opel otomatik benzinli bulabiliyorum. Bu noktada karşılaştırma Toyota ve Opel karşılaştırmasına dönmüyor mu?
-1
🌸arbre
(14.12.25)
Dönmüyor çünkü bir araba markasını her modeli, modelinin her yılı, her yılın her motoru iyidir diye bir şey yok.
Her markanın alınmaması gereken ürünleri var.toyota'nin 2.2 dizel d-cat misal sıkıntı

Senin fiyat aralığında otomatik dizel risk yani. Ama sen sürekli soruyorsun aylardır ve bence canının istediğini al, bu şekilde mutlu da olursan mutsuz da olursan seçimi sen yapmış olursun.
+1
logisticsmanager
(14.12.25)
logisticsmanager, bana en mantıklısı otomatik benzinli geliyor
-1
🌸arbre
(14.12.25)
Abi eğer olay riskse en mantıklısı manuel benzinli.
Sonraki mantıklı otomatik benzinli ya da manuel dizel.

Bence sen git al ne istiyorsan. Biraz şans işi yani, bütün paranı harcama çünkü masraf her türlü çıkacak.
0
logisticsmanager
(14.12.25)
en az sorun ve en düşük masraf için manual/benzin. hatta atmosferik benzinli, turbo da olmayacak.
lpg varsa yakıt tüketiminde de maliyeti düşürüyor benzinli. ama bütçem olsa sorunsuz cvt şanzımanlı japon bi otomatik vs. düşünürdüm. muhtemelen corolla vs.

sistem ne kadar basitse o kadar ucuz ve sorunsuz oluyor işte. manual otomatikten basit, cvt diğer otomatiklerden basit, benzinli dizelden basit, atmosferik turbodan basit sistem vs...
+1
konetsu
(14.12.25)
motora bağlı.

manuel kalmadı zaten.

sorunsuz olan hangisiyse o.

genelde benzin daha sorunsuzdur.
0
gurur
(14.12.25)
anladığım kadarıyla eski araç bakıyorsunuz. örneğinizden yola çıkarak anladım. eğer 150 bin km altında araç alacaksanız manuel dizel iyidir. ama 150 bin km üstü alıyorsanız benzin manuel daha iyidir. japon ve kore'lerde benzin + manuel çoğuzaman üzmez. illa otomatik lazımsa otomatiği de iyidir.
0
cisimcik golgi
(15.12.25)
(8)

Bazı yazarlar nasıl her sene kitap yazıyorlar?

put it in your appropriate place
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.Nasıl yapablıyorlar?
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.

Nasıl yapablıyorlar?
-2
put it in your appropriate place
(12.12.25)
iş olarak yapsan yaparsın (sen de her gün 8-9 saat bişey yapıyorsun)

(bkz: Stephen King)
çok severim. Herkesi etkilemiş bir sürü romanı var yani nicelik niteliği etkiliyor diyemeyiz. Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google. Adam 78 yaşında. (bir noktadan sonra ekibine yazdırdı gibi teoriler vardı ama bilmiyorum.)
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
üretkensen birkaç senede de yazarsın artık. yani fikir geliyorsa ilham geliyorsa. elle tık tık yazmana da gerek yok konuştuğunda yazıya döken programlar vs. eğer fikrin ve ilhamın varsa teknoloji işleri çok kolaylaştırdığı için deli gibi hızlı üretebilirsin
-1
f02561
(13.12.25)
Kendine belirli bir kalıp oturttuktan sonra o kalıp üzerinden istediğin kadar istediğin sürede yazabilirsin.
Mesela agatha christie'nin kalıpları çok belli. Ahmet Ümit yine öyle. Dan Brown hakeza.
0
etna
(13.12.25)
Ahmet ümit, orhan pamuk, ayşe kulin gibi çok satan yazarlara yayın evleri başarılı ama tanınmamış kişilerin dosyalarını gönderiyor.
Meşhur yazar bu dosyaları inceler. Şunları şöyle düzeltsin, şunları eklesin diye not düşer. Amatör yazar romanı tekrar istendiği gibi yazar ve kabule sunar.
Yine düzeltmeler ve geliştirme istenir. Sonunda ünlü yazar romanı kelime kelime okuyup son halini verir.
Ünsüz yazara sus payı iyi para verilir, konuşmaması için sözleşme imzalatılır.

Son 20 yıldır edebiyat dünyası aşağı yukarı böyle döner.

Meraklısı için detay da vereyim. Yazara ricada bulunulur. İşte kürt karekter koy, dini meselelere gir, lgbt olsun, mülteci olsun falan diye.

Kitabın sayfası artsın daha pahalı fiyata satalım diye romanı 20 30 sayfa daha arttır lütfen falan derler.

Yanii her sene roman böyle yazılıyor. Yayınevinde çalışmıştım ordan biliyorum.
Sallama kardeş diyenlere selam olsun.
0
luluki
(13.12.25)
Kitap yazmanın şarkı yazmanın senaryo yazmanın hepsinin formülü var, ana konuya karar verip formülü uygulayınca, işin de zaten bu olunca yazıyorsan.
-1
kizil karga
(13.12.25)
"Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google."

su yorum uzerine sayfalarca yazilir. mesela niteligi belirleyen nicelik (ne kadar kitap yazildigi) degilse ne kadar kisiye ulastigi midir? bu da bir nicelik (ne kadar pazarlama butcesi ayrildigi, ne kadar sattigi vs) degil midir? genis bir kitleye ulasmis olmak kitabin nitelikli olmasiyla iliskili mi? mesela bir sarkici cok dinleniyorsa nitelikli oldugu icin diyebilir miyiz? insanlar yuzlerce kitap yazmis bir insanin sadece uc, bes, 10 kitabini okuyarak (ondan bile emin degilim) nitelikli diyebilirler. bu uc kitabi okumalarinin nedeni de zaten kitaplarin arkasindaki isim ve onun pazarlama becerisi, bir de populer kultur.
+1
Sour
(13.12.25)
high literature örnegi vermedikleri icin.
bunu is olarak yapsa dahi her yazar her yil kitap cikaramiyor cünkü edebi eserin kalitesi hep ayni degil. ahmet ümit, stephen king, dan brown, ayse kulin, falan iyi yazarlar degiller. sabun köpügü yazarlar.
hatta bana kalirsa agatha christie ve orhan pamuk :) da iyi yazarlar degiller. agatha christie'nin kitaplarinda yapisal bütünlük var ama dil derinligi yok. orhan pamuk olayina girmeyecegim :D

julio cortazar rayuela üstünde bes sene calismis. ortaya cikardigi kitap malum.
hermann broch diye bir yazar var, avusturyali. der tod des vergil üzerine 10 küsür sene calismis.
heimito von doderer diye bir yazar var gene, o da avusturyali. adamin olayi bu, ns dönemi sonrasi avrupa'da kitaplari yasakli olsa bile calismaya devam etmis. die strudlhofstiege kitabi üstünde sekiz yil calismis. die dämonen kitabi üstünde 30 sene calismis ki avusturya edebiyati icin muazzam bir eser.
her kitap bir formül degil. her kitap formülle bir senede yazilir denince ulysses'lerin, geceyarisi cocuklari'nin, anna karenina'larin hakki yeniyor. mal mi bu yazarlar, diger yazarlar gibi formülü kurup yazmasin yoksa?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
benim nitelikten kastım o değildi farklı düşünmüşsünüz.

Art vs craft
(sanat / zanaat)

Ben bunların zanaatçi olduğunu düşünüyorum. Ama o işi iyi yapıyorlar. Siz sanatçılarla karşılaştırıp niteliği yok diyorsunuz. Bu yazarlarda dil zevki eh azıcık varsa var, ama esas olay dizi izler gibi hikayeyi takip etmek.

@sour, orada demek istediğim rasgele bir King romanı okuyup zevk alabilme potansiyelim. Çoğu yazarda buna emin olamam, ama seri üretim yapan bu adamda olabiliyorum. Bu şey gibi, J.J. Abrahams dizisi izle beğenirsin demek gibi. Ama genel anlamda çok kaliteli işler mi yapıyor? Hayır. Dediğim gibi sanat ve zanaat ayrımı bence bu. Ben iyi zanaatçi olarak örnek verdim zaten o kadar roman yazan birinin böyle olduğu az çok bellidir diye düşünüyordum.

Çok kişiye ulaşma çok satma vs. tabii farklı bi konu. Mesela ben bunu Metallia yeni albüm çıkardığında düşünmüştüm. Metallica bence (özellikle son albümlerinde) resmen kötü müzik yapıyor. Ama bu trash bile milyonlar dinleniyor ama son yıllarda çıkan muhteşem gruplar (müzikal anlamda gerçekten iyiler) on binleri yüz binleri geçemiyorlar. Ama yine başa döneyim, benim verdiğim örnek "her yıl albüm yapan ve her albümü az çok zevk veren bi grup buldum" gibi bi fikir.
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
(2)

Hgs siz kopruden gecmek

narod
Arkadaslar arac Edirne'de yarin teslim alacagim bir aksilik olmazsa. 0 arac, hgs yok. Kopruden gecince ne yapmam gerekiyor? Bu hafta hgs yi cikarmayi planliyorum.
Arkadaslar arac Edirne'de yarin teslim alacagim bir aksilik olmazsa. 0 arac, hgs yok. Kopruden gecince ne yapmam gerekiyor? Bu hafta hgs yi cikarmayi planliyorum.
0
narod
(12.12.25)
Hgs'ye bakiye yükle oradan çeker zaten plakaya işliyor ücret ama 15 günü geçerse faiz alıyorlar ona dikkat et.
0
kizil karga
(12.12.25)
webihlaltakip.kgm.gov.tr

buradan sorgulayıp kredi kartıyla ödeyebilirsiniz. illa hgs olmasına gerek yok.


ben hayatımda ilk defa motorsikletimle fsm köprüsünden geçecektim. hergün motora binerim ama burası küçük bir trakya şehri. öyle otobanla, köprüyle işim olmuyor ihiç. bunun için pttye hgs almaya gittim yoktu. sonra bankalara gittim 1 banka 2 banka 3 banka derken. 3. bankadaki güvenlik görevlisi hgs de sıkıntı var. ben kendi aracıma da bulamadım. hgs alamadım dedi. internetten sorgulayıp 15 gün içinde ödeyebiliyorsunuz deyince bu linki öğrendim. gittim geldim işimi gördüm. bu siteden sorguladım ve ödedim.
+1
Fodera
(12.12.25)
(8)

Beylikdüzü 1 + 1 dairelerin fiyatları neden ucuz?

konf
Merhaba,Sarı sitede sörflerken Beylikdüzü ve Esenyurttaki 1 + 1 lerin ucuzluğu gözüme çarptı. Hadi Esenyurt'u anladım da Beylikdüzü'nde özellikle Kavaklı mahallesinde, metrobüs durağına da yakın yerler 2 milyonun altına satılıyor. Nedenini bilen var mi? Oralarda oturup da sahadan bilgi verebilecek o
Merhaba,
Sarı sitede sörflerken Beylikdüzü ve Esenyurttaki 1 + 1 lerin ucuzluğu gözüme çarptı. Hadi Esenyurt'u anladım da Beylikdüzü'nde özellikle Kavaklı mahallesinde, metrobüs durağına da yakın yerler 2 milyonun altına satılıyor. Nedenini bilen var mi? Oralarda oturup da sahadan bilgi verebilecek olan çıkar mı?

Teşekkürler
0
konf
(12.12.25)
Beylikdüzü emlak ilanı=fake emlak ilanı.
0
kizil karga
(12.12.25)
Fake hepsi.
0
die fetten jahre sind vorbei
(12.12.25)
Aaa şimdi anlaşıldı niye tum ilanlar bi alanda toplanmış.. vay arkadaş ya, doğru dürüst yer bulamayacağız anlaşılan.

Teşekkürler
0
🌸konf
(12.12.25)
her ay en az bir kere bu soru soruluyordu. bu ay 12sinde geldi. ayın geri kalanında rahat uyuyacağım teşekkürler
0
abelardo
(12.12.25)
Duyuru'da Beylikdüzü'ndeki 1+1 uygun fiyatlı evleri devamli sorgulayan bir tarikat var sanırım.

Üstte arama bölümü var Beylikdüzü yazıp bulabilirsiniz.

Başka bir arkadaş da -bursa'ydi sanirim- bu şekildeki fake ilanları gerçek sanip evini bu piyasaya göre fiyatlandirip satıp baya mağdur duruma düşmüştü.

Aman dikkat edin, denk geldiğiniz fake ilanları ne kadar şikayet ederseniz bu şerefsiz emlakçı tayfasını o da afişe edersiniz..
0
makbur
(12.12.25)
2023'te Avcılar'da vardı benzeri; aradım ilanda 1.5 milyonluk bir evi sordum, o satıldı dediler iyi tamam dedim. Ertesi gün o bürodan olduğunu söyleyen bir kadın aradı, bütçenizi 2 milyon daha!! yükseltebilirseniz şöyle bir dairemiz var dedi. Dedim hanımefendi 1.5 milyonluk daire bakan biri nasıl bir anda 2 milyon daha bütçe yükseltsin. Kadın da dedi ki insan gibi yaşamak istiyorsanız bu paraları verebiliyor olmanız lazım dedi :))) Peki deyip konuyu uzatmadan kapadım.. Taktikleri bu galiba.
0
koskoca kirpi
(12.12.25)
listelerde on siralarda cikmak icin sahte ilan veriyorlar. aradiginizda da satildi diyorlar, baska evler oneriyorlar.

neden beylikduzu secildi diye soruyorsaniz, gorece duzgun bir yer, her yer site, beyaz yaka cok merakli, butcesini zorlayabilir.
0
Sour
(13.12.25)
fake hepsi
makbur +1 benzer bir durumu arkadaşım yaşadı, resmen küçük bir kaç emlak mafyası üzerinden dönüyor
0
darthvader
(14.12.25)
(22)

Hayatta sadece bir kez sevmek

mermaidd
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı? Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başlad
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)
Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı?
Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başladım. Yok "1 erkek 1 kez sever" vs. gibi ve sormak istedim sizlere.

DİPNOT: Bu benim görüşüm değil sadece dikkatimi çeken bir durum olduğu için sormak istedim.
0
mermaidd
(09.12.25)
Doğru değil.
0
gabe h coud
(09.12.25)
Doğru değil. Birden çok kez sevebilir insan. Hiç bitmez sandığın sevgi yok oluyor/ediliyor ya da aşkın etkisi geçiyor. Aslında o kişiyi değil, o zamanki heyecanını, sende bıraktığı etkiyi seviyorsun. Bir de hayat bu kadar romantik değil. Millet evlenip bir kişiyle 20 30 yıl geçiriyor. Bu bence çok zor bir şey. Bir kere sevme olayı garip aslında.
0
arbre
(09.12.25)
psikoloji, kültür, çevre etkileri nedeniyle bazı insanlar hayatta duygusal olarak takılı ve takıntılı kalabiliyor fakat genelleyemeyiz
+4
grimavi
(09.12.25)
Erkek duygularını bastırarak büyütür, ayrılık sonrası yasını erteler, sonra da "unuttum" zanneder. Ama bilmez ki işlenmeyen duygu geçmez, sadece donar. Bir de hafızanın seçiciliği var tabii, o ilişkideki zorlukları, çektikleri sıkıntıları değil de, sadece güzel anıları hatırlayınca ne olur? Buyrun size "yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün" başlıklı saygısız bir gönderi daha...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.12.25)
Henüz 1.80 sarışın Rus’a denk gelememiş bir erkek uydurması olarak görüyorum bu tarz lafları. Karşim bu erkek nasıl sadece 1 kez aşık olabilir ya
+1
olaylar olaylar
(10.12.25)
Bende 1 kez sanıyordum.

Sevmeyi seviyorsanız cevabı 1 den fazla.

Kadınların sanmaları yüzünden erkekler fena dağılıyor.

hele günümüzde.

The true north +1
0
baldan kaymak
(10.12.25)
Aşık olmamış ya da önceki aşkının duygusal bağımlılığından çıkamamış birinin genellemesi. Kendi başı ağrısa herkesin başının ağrıdığını da zannediyor olabilir.
Şu da var, yaşadığı aşkın o zaman hissettirdiği hisler ile şimdiki aşık halinin yaşattığı hisler birbirinden farklı olabilir. Bu sebeple öyle zannediyor da olabilir.
0
kisa
(10.12.25)
Kadın içinde erkek içinde doğru değil.
Uzun zaman önce birine karşı bende böyle düşünmüştüm nasıl seviyorum ama deli gibi tasma taksın gezdirsin diyorum :)
Aradan yıllar geçti bir yerden telefonuma ulaşmış aradı, çok şaşırdım tabi ama hissim yok olmuş tamamen, sonra mesajlar attı görüşmek istedi hep bahanelerle istemedim, açıkça söyledim istemediğimi en son yine durmadı engelledim. Geçmişe dönüp bakınca ne kadar toy ve boşmuş, iyi ki tasma taktırmamışım :)
0
IcedFlames
(10.12.25)
çok slogan bir söylem bence; bu kadar genellenemez. derecesi fark etmeksizin gerçekten sevdiğimizi söyleyebildiğimiz insanlar birden fazla olmuşsa -ki bende öyle-soruna şu şekilde cevap verebilirim:

öyle veya böyle, gittiğinde sende bıraktığı boşluk dehşet seviyede oluyor; hayatındayken ise bir şekilde daha kendin gibi, sanki oyundaki en güzel güçlendirme veren itemi inventory ne atmışsın da her zorluğu kolaylıkla aşabilecekmişsin gibi hissediyorsun.
0
lüzumsuz adam
(10.12.25)
Hayat çok uzun, zaman çok güzel siliyor her şeyi.
+1
antihero
(10.12.25)
Doğru değil.

Ergenliğin heyecanı
20'lerin heyecanı
30'ların olgunluğu
40'ların boşvermişliği
hepsi apayrı hepsinde de ayrı bağlanıyoruz, tutulu kalıyoruz. İlk terk edildiğimde ölüyorum sanmıştım, terk ettiğimde de dünyanın en suçlu insanı gibi hissetmiştim.
onsuz yapamam dediğim insanı/insanları yolda görüp kafa çevirdiği de oluyor insanın.
takılı kalıyorsanız o kişiye olan sevginizden değil, kendinizde olan sorunlardan dolayıdır. O ilişkinin bitmesi size yetersiz hissettirdiği için tekrar dönmek istiyorsunuz, kendinizi kanıtlamak istiyorunuz. vb nedenler.

sağlıklı yetişkin takılı kalmaz. bitmesi gerektiği yerde de biter. hayat herkes için devam ediyor. iki iyi insan mükemmel bir ilişki yaşayacak diye bir kural yok. Maalesef olmayabiliyor.
0
croswell
(10.12.25)
aşırı derecede bir uydurma. üniversite zamanında 5 yıllık ilişkim oldu, ilk ciddi ilişkimdi ve aşırı seviyorduk birbirimizi ilk 18-20 yaşların heyecanıyla ama olmadı ayrıldık. sonra başka bir uzun ilişkim oldu, evlendim, 1 senelik evlilikten sonra ayrıldık :) şimdi 5 yıllık başka bir ilişkimle evliyim 1.5 sene oldu evleneli ve gerçekten mutluyum, yaş da 40'a geliyor. öncekileri sokakta görsem sadece gülerim, ne yaşadığımı bile unuttum öyle söyliyim :D
0
awlmi
(10.12.25)
Şöyle diyelim hayat boyu değil belki ama... İnsanların hayatlarında belli kırılma dönemleri oluyor ve karakterleri ona göre şekilleniyor.

O dönemlerde unutamadıkları insanlar oluyor muhakkak.

Yani 30 bir dönüm noktasıysa bir insan için 30'larında yaşadığı bir ilişki 30-40 yaş arası dönemde unutulmaz olabiliyor.
0
anten
(10.12.25)
38 yaş olarak 3 kişiye aşık oldum şu ana kadar. aralarındaki süreler oldukça fazla tabi. birini unutmadan baskasına aşık olmadım hiç.
0
archmeister8
(10.12.25)
Bu 14-15 yasindayken dusundugum bir seydi ama artik degil.
0
hot potato
(10.12.25)
Büyük konuşmak istemem ama insan bir kere sevmeli, evlenmeli.

Evlendin, bir kaç sene içinde eşinle anlaşamadın, ayrıldın. Tabii ki yeniden evlenebilirsin.
Ancak evlendin, çocukların oldu, bir 10-15 sene sonra eşin vefat etti. Yeniden evlenmemek bence en güzeli. Ben tercih etmem diye düşünüyorum.

Ama evlenilmesi de ayıp veya yanlış değil. Kişisel tercih.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.25)
9-10 defa "sadece bir kez sevdim" dediğim birlikteliğim olmuştur.
0
kizil karga
(10.12.25)
gündüz soruyu görmüştüm şimdi antitez olarak geldim. ben gerçekten sanki bir kez gerçekten sevdim, sevildim. 35 yaşındayım sonrası hep onun kadar sevebileceğim birini aramakla geçti umarım bulurum
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
@rajkoothrapali umarım bulursun 🙏🏻

Hepinize dönüşleriniz için teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(10.12.25)
doğru değil. hatta bunu söyleyen insanın hiç de olgun olmadıgını, çok deneyimsiz oldugunu, iddalı sloganvari cümlelerin peşinden sürüklenen duygusal olarak zayıf birisi oldugunu düşünürüm.
-2
abelardo
(12.12.25)
@ruzgarr örneğinde görüldüğü gibi hiç şaşmaz

www.eksiduyuru.com

duygusal olarak zayıf insanlar ancak hayatta sadece bir kez sevilebileceğine inanır
+2
abelardo
(14.12.25)
Sevemedim güvenemedim. Hatalar yaptık şimdi piyasada düzgün kız da kalmadı.
0
civa
(07.01.26)
(4)

set sayısı ve tekrar

wop
örnek üzerinden gidelim.leg press yapıyoruz diyelim. 100kg 8 tekrar 3 set.bunu bir süre yapıyorum.zorlanmamaya başlayınca 10 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.sonra 12 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum. o da tamam olunca 10 kg arttırıp 8 tekrar 3 setten baştan başlıyorum.ancak bir grup arkadaş 4 ya da 6 t
örnek üzerinden gidelim.
leg press yapıyoruz diyelim.
100kg 8 tekrar 3 set.
bunu bir süre yapıyorum.
zorlanmamaya başlayınca 10 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.
sonra 12 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.
o da tamam olunca 10 kg arttırıp 8 tekrar 3 setten baştan başlıyorum.
ancak bir grup arkadaş 4 ya da 6 tekrar 3 ya da 4 set yapıp kolay gelmeye başlayınca ağırlık arttırmayı öneriyor.
ancak 4 tekrar ya da 6 tekrar yaptığım bir ağırlığın beni nasıl zorlayıp gelişmeye zorlayacağını bir türlü oturtamadım.
bu işin doğrusu yanlışı nedir?
0
wop
(08.12.25)
Her seferinde 3 set 12 tekrar yapıp, üçüncü sette de 12 tekrarı yapabiliyorsan bir sonraki antrenmanda ağırlık artırırsan,
Ağırlığı arttırdığında üçüncü sette 8 tekrarın altına düşersen de ağırlık eksiltirsen,
ve her antrenmanda 1 kilo dahi olsa ağırlık arttırmayı amaç edinirsen
sanki daha bir iyi olacak gibi.
0
Mirket
(08.12.25)
Bu konuda benim de kafam çok karışıktı, sonra Kaleci hocamla yaptığım bir konuşmada şunu söylemişti mesajı aynen kopyalıyorum:

"Doğru seçilen bir ağırlıkla tek tekrarla da kas kazanabilirsin, kas kazanımı 1 ila sonsuz tekrar aralığında gerçekleşebilir önemli olan doğru ağırlık seçimi ile tükeniş çevresine yaklaşmak ama ben her zaman düşük tekrar aralığında çalışıp tükenişe gitmeyi doğru kabul ediyorum çünkü tekrar aralığı yükseldikçe tükenişe mi gidiyorum yoksa yoruluyor muyum anlamak güçleşiyor, ha ben anlarım ama sen anlar mısın aradaki farkı o kadar tecrüben var mı bilmiyorum, o nedenle sen yeni seçtiğin ağırlıkta 6 tekrarın altına düşme, düşüyorsan ağırlığı biraz düşür, düşmüyorsan eğer 6. tekrar senin tükeniş tekrarındır zaten gelişim o noktada başlar çünkü kasların gelişim için mekanik gerilimi tükeniş tekrarında alır ve hücre uydularını devreye sokup anabolik süreci başlatır, o noktaya gelene kadar yapılan tekrarlar zaten hazırlık aşamasıdır, önemli olan o son 1-2 tekrardır, ha 5 tekrarda gelişim olmaz mı, tabii ki olur ama her hareketi 5 tekrarlı yaparsan o zaman da antrenman hacmi çok düşmeye başlar onu da çok düşürmemek lazım 6 tekrar alt sınır için ideal, üst limitte de 8 tekrar iyidir, ha 10 tekrarda gelişim olmaz mı, tabii ki olur ama 6-8 aralığında gelişim almak varken tekrar sayılarını yükseltip kendini gereksiz yorman da kerizlik olur, keriz antrenmanı yapmana gerek yok, ne dedim yukarıda zaten önemli olan tükenişteki son birkaç tekrardır, seçtiğin ağırlık sana 6-7 tekrarda tükenişe gidecek bir mekanik gerilim veriyorsa kazanç başlamış demektir, bunu neden 10 ya da daha üstü tekrarda yapmak isteyesin ki bunun bir mantığı yok, ayrıca yine dediğim gibi 1 tekrarla da kazanç sağlarsın ama onu bi 10 sene sonra yaparsın şimdi 6-8 aralığında çalışıp tükenişe git, 8. tekrar rahat çıktığında ağırlık yükselt, hepsi bu."

Ben bu mesajın çıktısını alıp salona asmak istedim ama izin vermediler.

Set sayısıyla ilgili de şuraya yönlendirme yapmak isterim: www.eksiduyuru.com
0
kizil karga
(08.12.25)
Abi bu işin doğrusu yanlışı yok. Bilimsel vücut geliştirme işine girmezsek yani.
Ha ama bu tarz tek bir bölgeye yüklenen hareketlerde (sonuçta bir squat gibi compound değil) 8-12 tekrar ideal genelde. 4-6 leg press için benim kendi görüşüme göre saçma olur. Ki ben bütün spor hayatını 1-5 tekrar arası geçiren biriyim.

Yaptığın harekette güçlendiğini bilmenin birkaç yolu var;
Kg artirmak
Tekrar artirmak ya da set artirmak
Daha kısa sürede yapmak

Bir de geçen arnold dinliyordum; bir kişi az tekrarla takilirmis biri çok tekrarla ikisi de hayvan gibiydi bu kadar kafa yormaya gerek yok sana ne uygunsa onu yap diyor. Koskoca arnold yani.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
ben de senin gibi yapıyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.12.25)
(9)

Tatil fotosu gösteren arkadaş

Mirabel
Arkadaşıma ziyarete gittim. Açıp telefondan japonya fotolarını gösterdi. Neredeyse 40 dk sürdü ve bitmedi. Aşırı sıkıldım ve heykel fotosu, avm fotosu, ışık, çiçek fotosu falan gösterdi. Yarısında işim var deyip çıktım. Gerçi kocasının çektiği fotoları da istedi bi de ordan gösterecekti.Devam etseyd
Arkadaşıma ziyarete gittim. Açıp telefondan japonya fotolarını gösterdi. Neredeyse 40 dk sürdü ve bitmedi. Aşırı sıkıldım ve heykel fotosu, avm fotosu, ışık, çiçek fotosu falan gösterdi. Yarısında işim var deyip çıktım. Gerçi kocasının çektiği fotoları da istedi bi de ordan gösterecekti.
Devam etseydi en az 1.5 saat sürecekti. Başta ilgimi çekti gerçekten sonra çok sıkıldım ve iş bahane edip çıktım. Ayıp oldu mu sizce? Çok sevdiğim bir kişi. Bu devirde kim kime dakikalarca seyahatte çektiği fotoları gösterir anlata anlata?
+3
Mirabel
(08.12.25)
Ayıp olmamıştır da bu tip durumlarda en iyisi çat diye konu değiştirmek veya lavabo bahane edip gitmek sonra telefonla görüşüyor gibi yapmak.
+1
gobekliraki
(08.12.25)
5-10 dk olsa neyse 40 dk uzun sürmüş tadını kaçırmış
+1
HellKeePer
(08.12.25)
Tanıdıklarla iletişimde bazı hususları gözden kaçırıyoruz. Böyle sevincini dakikalarca anlatanlardan çok parasızlığı veya hastalıklarını "uzun uzun" anlatanlara denk geliyorum. uzun uzun konuşmalarla da bu rahatsızlıklar giderilmiş olmuyor. Karşıdakinin de yapacağı çok çok tavsiye vermek
ya da üzülmüş görünmek .

Arkadaşınız anladığım kadarıyla büyük görünen ama hala içinde bir çocuk saklı. Doğrudan kendisini ilgilendiren konularda pek bütünü göremiyor ve zamanı yönetemiyor olmalı. O nedenle bir konudan diğerine geçemediğinden bir fotoğraftan diğer fotoğrafa geçiyor.
O 40 dakika oldukça uzun bir süre.
Benzeri durumda ben olsaydım arada ,
- bir bardak daha çay alabilir miyim?
- kolonya var mı ?
apartmanın temizliği, mantı tarifi gibi şeylerden bahsederdim sanırım.

Soruya cevap :
Ayıp olmadı . Onun Japonya'yı değil de misafirini düşünmesi, anlaması lazım.
Yine de size iade- i ziyaret yaptığında o kalın aile albümünü diğer odadan getirmeyin .
+1
diyecevaplandı
(08.12.25)
Ayıp olmuş. İş bahane edip çıkacağına alternatif konuşulacak konu yapılacak aktivite söyleseydin ya da boş ver fotoğrafları zaten instagram'da paylaşırsın oradan görürüm, gel şunu anlat deseydin.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
20 senedir aynı sorunlardan şikayet ediyorsun sen arkadaşlarına arkadaşların da sana alışmıştır artık ayıp olmaz.
+2
kizil karga
(08.12.25)
tamam ya yeter sıkıldım sonra gosterirsin gel bir şeyler yiyelim ya da sunu yapalım demek cok mu zordu :)
+2
koela
(08.12.25)
Bence ayıp olmamış, ben de yapardım. Hem de işi bahane etmişsin dümdüz sıkıldım da dememişsin. Sözlü olarak istediği kadar anlatsın şurda başımıza şu geldi, şöyle geleneği varmış şaşırdık, şurasına sen bayılırsın vs. gibisinden ama ekrandan o kadar uzun süre kimse katlanamaz (bu yüzden story'ler 15 saniye)
Burda sayıp sövenlere de aldırma, onlar 15 saniyelik story'leri bile sonuna kadar izlemeden kaydırıyolar.
+1
megalomaniac
(08.12.25)
görgüsüzlük bu ya. düğün fotolarını da gösterseydi. empatisiz düşük arkadaşlardan uzak dur. onun yaptığı görgüsüzlük. bir daha ararsa açma.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
Okurken darlandım 40 dk nedir 10 dk bile çok arkadaşın ayıp etmiş
+1
basond
(09.12.25)
(13)

Ne düşünüyorsunuz aşağıdaki foto hakkında?

Kahvedesu
https://eksisozluk.com/img/tafdf2wa
-1
Kahvedesu
(07.12.25)
Kısıtlı bir kesim için böyle ama genel olarak katılmıyorum, yani instagram'da ya da tv'de gördüğümiz birbirinin benzeri insanlar (estetik makyaj vs) toplumun genelini kapsamıyor, etrafımızda "normal" insan çok var.
+1
kizil karga
(07.12.25)
İki gün önce Bostanlı'da dolaşırken kafama takılan şeyin birebir resmini yapmışlar valla.
0
Mirket
(07.12.25)
Bunu yapmak istediler ama başaramadılar bence. Çünkü bu bir ekonomik rahatlık gerektiriyor ve o rahatlık bizde yok 😍
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
Düz fön terörü işte. Düğünlerde gelin hariç herkes bu şekilde.
0
ground
(07.12.25)
Doğruluk payı var ama abartılı biraz.
+1
etna
(07.12.25)
Fön değil olay. Dudaklar, makyaj, saçlar hep aynı. Takım elbise gibi. Giyersen bizdensin. Bu da human suit.
+1
gabe h coud
(07.12.25)
Doğru değil. 90'ların da bir modası vardı, görselde ima edilen yanlış. Her dönemde belli bir eğilim var, ama kimse de tek tip değil. Bu muhabbetler bitmiyor ayrıca... antik çağda bile bu tarz şeylerden yakınan insanlar var.
0
akhenaten
(07.12.25)
romanya'da yaşıyorum ve hiç bir kadın birbirine benzemiyor. çok değişik tipte kadınlar var partiye gitsen de bükreşte metroya binsen de.
0
rain when i die
(07.12.25)
goz onundeki ve parali insanlar icin buyuk oranda dogru.
goz onunde olmayan ve cok da parasi olmayan ortalama insan icin ise kismen dogru diyebiliriz.
0
cooperr
(08.12.25)
Belli sosyokültürel ve maddi seviyenin üzerindeki kişiler için doğruluk payı var.
0
onyx
(08.12.25)
%100 dogru bir görsel
0
koela
(08.12.25)
Sokakta gördüğüm insanlar böyle değil +1 Çeşit çeşit insan var.

Sosyal medyada böyle olabilir onu bilmiyorum kullanmadığım için.
0
peki madem
(08.12.25)
türkiye için yarı geçerli. Yurtdışı için geçersiz.

sık gezen biri olarak söylemek isterim, bu kadar estetik operasyon türk ve arap kadınlarına özel bir şey.
0
galahad reloaded
(08.12.25)
(5)

Dünya Kupasına kesin gittik gibi bir hava var?

Cesario
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var. 2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit.. Şimdiden kural
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var.

2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit..

Şimdiden kuralardaki rakiplerimizle Dünya kupasında saat kaçta maç yapacağımız bile yazılıyor. 13 Haziran Avustralya 5.00. Kurun alarmları. :))

Hayırdır abi gittik mi kesin kupaya, girelim mi havaya?
+3
Cesario
(06.12.25)
0
kizil karga
(06.12.25)
Mevcut takım seviyesi kendinden düşük takımlarla karşı çok başarılı, o yüzden sürpriz ihtimali bildiğimiz milli takıma göre daha az. Bir de ölüm kalım maçlarını da iyi oynuyoruz. Havaya girip artislenecek bir ekip yok, hoca da bunu iyi kontrol ediyor.

Yine de son maçı dışarıda oynamak sorun, ben %70 diyorum gitme ihtimalimize.
0
Bruce
(06.12.25)
2020 avrupa şampiyonasına giderken fransayı grupta perişan ederek gitmiştik, beklenti çok yüksekti. sonuç avrupa futbol şampiyonasında perişan olduk.
talihsizlik o ki dünya kupasının en rahat gruplarından birine gitme ihtimalimiz var, hatta yarı finale kadar da çok rahat olabilecek bir kupa.

play off rakiplerimiz aslında bize ters takımlar. özellikle kosovayla finalde deplasmanda oynamak en zoru olur. ama bu milli takım şimdiye kadarki milli takımlarımıza göre kazanması gereken her maçı kazandı. içimde gene de rahat kuradan dolayı korku yok değil. inşallah milli takım bizi mahçup eder.
0
mikahakkinen
(07.12.25)
dünya kupasına gidersek dahil olacağımız grup belli, grubun fikstürü belli. Sadece bizim de içinde bulunduğumuz avrupa play off serisinden 4.takım gidecek o gruba. Diğer üçü zaten belli. Her şey belli. Dolayısıyla tüm tahminler dünya kupasına gidersek diye yapılıyor. Bunda anormal bir durum görmüyorum.
Kağıt üstünde play off rakiplerine de mevcut gruba da bakıldığında gayet tercih edilebilir takımlar olduğunu düşünüyorum. Bu kesin gideriz veya gidersek kesin grup birincisiyiz anlamına gelmiyor. Futbol bu.
Dünya kupası çok büyük bir organizasyon. Bu aşamada kolay maç zaten olamaz ama rakiplerimizi yenebiliriz. Bir aksilik olmadıkça abd’de olacağımızı düşünüyorum ben.
0
ezkaza
(07.12.25)
kadro bence ideal değil, eksikleri var (özellikle mesela net santrfor) ama yakın tarihin en güçlü jenerasyonlarından birine sahibiz ve montella'yla belli bir istikrar da yakalandı. rakiplerimiz fena değil. şu noktada "kesin katılırız" düşüncesinin olması en azından vatandaş düzeyinde şaşırtıcı değil. futbolcular elbette böyle bir lükse sahip değil, çıkıp iyi oynamaları ve kazanmaları gerekiyor ama kağıt üstünde rakiplerimiz gerçekten uygun. o açıdan şu anki heyecanı doğal buluyorum.

iş topçularda bitecek. çıkıp kendi seviyelerinde oynar, üzerlerine düşeni yaparlarsa sorun yaşamayız. yok eğer "biz zaten çıktık" derlerse problem olur. neticede bunların hepsi üst düzey liglerde oynayan profesyonel sporcular. romanya'da bir arda güler yahut kenan yıldız yok belki ama bu oyuncular eğer oynamazsa romanya bizi pekala yenebilir, neticede kalecileri saymazsak 10'a 10 oynanan bir spor bu.
0
der meister
(07.12.25)
(13)

Duyurularıma cevap verilmemesi hakkında?

mikahakkinen
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1616517/almanya-sehirlerini-ve-bolgelerini-anlatan-kaynak-onerisiKonu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. www.eksiduyuru.com

Konu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?
Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?
Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
-3
mikahakkinen
(05.12.25)
Abi bunlar çok spesifik konular değil mi normal yani fazla cevap gelmemesi, benim Almanya bilgim BundesLiga ve Hitler'le sınırlı ama sorduğun soruyla ilgim olsa kesin cevaplardım.
+9
kizil karga
(05.12.25)
bilgim yok + sevmiyorum. bilseydim söylemeyebilirdim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
Bilmiyoruz:) Bazen de araştırmak zor geliyor olabilir.
Benim de cevapsız kalan duyurularım var. Beni kimse sevecek ya da sevmeyecek kadar tanımıyor burada.
+1
gnosis
(05.12.25)
duyuru her gün kontrol ediyorum, küçük & büyük demeden elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. bilgim olsa kesin yazarım.

bu durum benim de dikkatimi çekti, ben de yaşıyorum. eskiden daha önce sorulmuş ve cevaplanmış sorular için "aramaya inanın" vs yazarlardı veya link atarlardı. belki de bu nedenledir.
+2
MtKrt
(05.12.25)
Ben bilmediğim soruya cevsp yazmıyorum. Bazen tahminim olsa bile yanlış yönlendirmemek için yazmadığım da oluyo.
+2
Sadece soruyorum
(05.12.25)
hocam ben gördüm bu duyurunu. almanya hatta uzmanlık alanım ama senin istediğin bilgiye ben sahip değilim maalesef. ondan cevaplayamadım mesela. sevilmeme durumu değil bence. benim de bazı duyurularım cevaplanamıyor çok niş olduğu için.
+1
elektr10
(05.12.25)
herkesin bileceği bir şey sormamışsın. sen de bilmiyorsun mesela bak biri sorsa cevap veremeyecekmişsin :D tavsiyem, cevap bulamadığın soruları AI a sorarak çözümle. hatta ilk oraya bile sorabilirsin. hepimizden çok şey biliyor kerata.
+5
neira
(05.12.25)
ilişki konuları hariç burada kafa yorulan tutan pek başlık yok. o yüzden gayet normal.
-1
Başka
(05.12.25)
spesifik bir soru sormuşsun bilen çıkmamış gayet normal. bilsek yazardık.

ama bazen kullanıcılarda şunu görüyorum basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyorlar. onlara bilerek cevap vermiyorum
+3
gercekdunya
(05.12.25)
spesifik bir konu, net bilgisi olan dışında kimse cevaplayamaz. almanya'nın şehirleriyle ilgili bilgi/tavsiye sorsan tatile giden, yaşayan birileri fikirlerini yazabilir. sen doğrudan kaynak sormuşsun, hem de almanya'yı bilenlere sormuşsun. kaynağı sağdan soldan duymuş olup almanya hakkında fikri olmayanları da dışarıda bırakmışsın. o yüzden cevapsız kalmış.

sevmeyip de cevap vermeyen de çıkar elbet ama asıl sebebinin bu olduğunu sanmıyorum.
+2
kibritsuyu
(05.12.25)
Bilmiyorum
+1
mezzosprite
(05.12.25)
Bak nasıl veriyoruz
+1
gabe h coud
(05.12.25)
sizin sorunuzu gördüm ama açıkçası zaten benim yapacağım araştırmayı siz yapmışsınızdır diye cevap vermemiştim. küfürbaz veya sık sık hakaret eden birisi olmadığınız sürece sizi niye sevmesin ki insanlar? sizi o kadar tanımıyoruz bile :)

Aklıma gelmişken mesela siz tanışmak istediğiniz insanlar sorusuna beni de yazmıştınız ama öyle bir cevaptı ki acaba ironi mi diye düşünmekten kendimi alamamıştım. sizin mantıkla beni sevmiyorsunuz sanırım diye düşünmem mi gerekiyor? :)
+2
eileengray
(06.12.25)
(14)

Cenazelerin hızlı bir şekilde defnedilmesi olayi

dedeminhirkasi
Sebebi nedir kiMesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
Sebebi nedir ki
Mesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
0
dedeminhirkasi
(04.12.25)
cenaze bekletilmez diye bir gelenek, bir inanış var.

annem perşembe öğlen öldü cumartesi öğlen defnettik. babam pazarı pazartesiye bağlayan gece öldü, salı defnettik. şehir dışından cenazeye gelmek isteyenler de yetişebilsin diye. bana da dediler bekletilmez, bir an önce defnetmek icap eder diye. dedim yeğenleri gelmek ister, ertesi gün olsun ne olacak.

gerçekten ölmeyip ne olacak? doktor muayene edip rapor veriyor öldü diye.
0
kibritsuyu
(04.12.25)
The Premature Burial'ı mı okudun? Adger Allen Poe'nun en büyük kabusu. Adamda resmen canlı canlı gömülme korkusu varmış. Gerçi o dönemde öyle hataların yapıldığı söylenir.
0
Mirket
(04.12.25)
Abi bence süper bir olay çünkü hemen gömmek zorunda olmasak ölen kişinin verdiği ızdırap katlanarak artıyor ama gömünce "gömdük gitti" deyip daha çabuk iyileşme topralanma sürecine giriyorsun, gözden ırak olan gönülden de bi şekilde ırak oluyor bu şekilde. Ha sabah ölen kişi de ikindiye kadar ölmediğini ispat edemiyorsa ona da yapacak bir şey yok, sorry.
+2
kizil karga
(04.12.25)
bekletmemek daha iyi cenaze için de yakınları için de. çünkü bir an önce defin işleminin tamamlanması gerekiyor manevi olarak. şehir dışından yakınlar gelecekse bir gün sonra defin uygundur bence.

bu arada anadoluda cenaze üzerine bıçak koyma adeti vardır duymuşsunuzdur. bunun nedeni mefta bir şekilde hayattaysa nefes alıyorsa ya da hareket ediyorsa o bıçak üzerinden düşsün diye tespit için konuyor aslında.
0
exlibris
(04.12.25)
arkadaşların söylediğine ek olarak eğer ekstra bir işlem yapılmayacaksa cenaze her ne kadar morgda da beklese zamanla bozulan bir şey. bu tip nahoş etkileri de minimize edebilir.

ayrıca, soruyu tersten sorarsak, bir sebep yoksa neden beklesin ki?
+2
eisberg
(04.12.25)
yahudilikte dini bir olay. biri öldügü vakit ruhun bedeni terk ettigine ve defin gerceklesene kadar arada kaldigina inaniliyor. bu arada kalmislik da ruha cok rahatsizlik verdigi icin 24 saatten önce gömmeye calisiliyor. eger cenazenin parcalari tam degilse, tüm vücut parcalari toplanmaya calisiliyor bu sebeple. bu 24 saatte cenaze asla tek birakilmiyor, 7/24 biri basinda bekliyor ve tehillim'den psalm'lar okunuyor.

müslümanlikta da muhtemelen böyle bir nedeni olacagini düsünüyorum. size sormali.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Benim de canımı sıkan bir durum. Defnedilene kadar azap çeker dedi dindar büyüklerim, alelacele defnettik. Daha uzun vedalaşabilmek isterdim
0
mezzosprite
(04.12.25)
Dinen de uygun olan defni geciktirmemektir. Genel uygulama bu yönde.
Ama kalp krizi geçirerek öldüğü düşünülenler için 3 gün beklemek gerek.
Yeniden kendine gelenler dahi var .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
İslam dininde sebebi:

“Cenazeyi çabuklaştırın; eğer (ölen) hayırlı ise, onu hayra kavuşturmuş olursunuz. Şayet kötü biri ise, omuzlarınızdan bir an önce kurtulmuş olursunuz.”
(Buhârî, Cenâiz 51; Müslim, Cenâiz)
0
suicides underground
(05.12.25)
Uç bir örnek vermek istiyorum. İnsanın bir uzvu koptu diyelim. Karşınıza koyup izlemek mi daha iyi hissettirir. Yoksa onu bir an önce gömmek ve iyileşme sürecine başlamak mı?

İnsan ölüm/kayıp sonrası kaybettiği kişiyi o "araftaki" haliyle görmek istemez. Bu bir belirsizliktir ve kaygı doğurur. Hele ki ölümse bizim de evrensel ölüm kaygımızı da tetikleyebilir.

Ölüme ya da ölüm hastalığına kaçınılmaz şekilde bulaşmış kişiden en yakınımız dahi olsa içten içe bir an önce kurtulmak ve normalleşme sürecine girmek isteriz. Bu istemsiz bir psikolojik tepki bence.

Bunun sebebi temelde bence biraz ölüm kaygısıyla, acıyla yüzleşmekten kaçınmak, bir nevi psikolojik savunma mekanizması ve bir an önce normalleşme isteği diye düşünüyorum.

İnsanların sevgiliden ayrılınca tüm eşyalarını iade etmesi, bir aile üyesi yıllardır yaşanılan evde vefat edince taşınmak gibi gibi örnekler hep bununla ilgili.

Ölüm, ölümcül hastalık bunlar hepsi yüzleşmesi zor ama evrensel doğal süreçler.

Hemen gömme/defin adetinin İçgüdüsel ve evrimsel olduğu da kesin. Hayvanlarda bile benzer davranışlar var. (Karınca, tilki, kurt vb)

Bunun sebepleri; Ölen üyenin kokmasından duyulan rahatsızlık, öleni yemle benzeterek saklama gömme iç güdüsü, hastalıktan kaçınma iç güdüsü vb de canlılarda otomatik olarak bir an önce gömme iç güdüsü geliştirtiyor.

Son bir neden de Geçmişte soğutma imkânlarının olmaması

Tarihin büyük bölümünde:

Morg yoktu,

Soğutma sistemleri yoktu.

Doğal bir şekilde Dini tarihsel gelenekler toplum kültürü de bu çerçevede gelişti.

Özetle düşüncem bu şekilde.

Sorunun cevabıyla ilgilenen pek çok disiplin var: Antropoloji, arkeoloji, evrimsel psikoloji, din bilimleri, tıp/adli tıp, sosyoloji, tarih gibi gibi

bu disiplinlerin hepsinin ayrı ayrı cevapları doğru ve birleştirince toplam cevap olarak düşünülebilir özetle.
+1
psmstc
(05.12.25)
Kalender bir doktorla tanışmıştım bir cenaze evinde, çok güzel anlatmıştı bu mevzuyu.

Demişti ki cenaze törenleri kalanlar içindir. Gidenin zaten bir mevzusu kalmıyor dünyayla.

Cenazenin hızlı olup bitmesi de kalanları bir an önce normal hayatlarına döndürebilmek için. Aslında bu konudaki gelenekler binlerce yılda oturmuş. Sebepsiz görünen çoğu şeyin mantıklı sebepleri var.

Cenaze beklediğinde yakınları için rahatsız edici bir hale dönüşebilir öncelikle. Koku, bozulma vs. Bu zaten zor olan kaybı daha da zorlaştırır.

İkincisi yapılabilecek hiçbir şey kalmamış. Hasta vefat etmiş. Bir an önce o kişiyi normal rutinine döndürmek lazım. Bekledikçe kafasında kuruyor da kuruyor. Aslında arafta kalan biraz da yakınları oluyor.

O yüzden hemen gömüyorlar ki, normal hayatına devam etsin.

7 gün her akşam buluşup dua okutmanın bile aslında arkasındaki mantık cenaze evindekiler yalnız kalmasın. Kalabalıkla uğraşsın, özellikle ilk bir hafta akşamları tek başına acısıyla başbaşa kalmasın diye.

Bu eleştirilir ama yemek yaptırmak, helva kavurtmak aslında bunlar tamamen cenaze yakınının kafasını meşgu edebilmek için. Günlük rutinler stresi azaltır, psikolojik bir durumdur bu. Mesela helvayı özellikle cenaze yakınlarına kavurturlar.

Babam vefat etmeden önce araba bakıyordum biraz birikmişim vardı. Cenazeden 2 gün sonra eniştem beni araba bakmaya götürdü zorla, kafa boşaltmak için. Başta biraz ayıp buldum ama sonra iyi geldi. En azından o yas ortamından kontrollü bir şekilde uzaklaşıyorsun.

Yas tutmak sağlıklı, ama uzatmak sağlıksız. Toplumlar, kültürler bir şekilde kendi içlerinde ideal ritueller oluşturmuşlar bu süreyi sağlıklı bir seviyede tutmak için.
+4
anten
(05.12.25)
Evde ölümde doktor gelinceye kadar ölü katılığı oluşuyor. Birinin ölüp ölmediğini siz de anlarsınız. O yüzden kimseyi canlı gömeceklerini sanmıyorum. 50 kişiyi aynı anda muayene ederken arada birinin canlı olduğunu fark etmeyebilir belki. Onun dışında pek mümkün değil.
+1
gnosis
(05.12.25)
Şafilerde hemen gömülür. Biz de yakını dostu beklenir. Hristiyanlıkla özel törenle uzun süreçte gömülür. Bizim gibi sıcak iklimli ve islami toplumlarda hemen gömmek istenilir. Dini ve çevresel sebepler.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
bir arkadaşta demiş aynısını yahudi geleneğidir. tıpki sünnet, kara çarşaf ve bıyıksız sakal bırakmak gibi.

birde aslında ortadoğu sıcak olduğu için bozulmasın diye hızlıca gömerler. mesela arabistanda gece gündüz farketmez.
+1
gercekdunya
(05.12.25)
(4)

Wifi'den Twitter'a bağlanamamak

kizil karga
Diğer sayfalarda bir problem yok her yere giriyor ama wifi'de ne telefondan ne de bilgisayardan Twitter'a bağlanabiliyorum, hücresele geçince yine bağlanıyor ama wifi'ye geçince olmuyor, neden olabilir?
Diğer sayfalarda bir problem yok her yere giriyor ama wifi'de ne telefondan ne de bilgisayardan Twitter'a bağlanabiliyorum, hücresele geçince yine bağlanıyor ama wifi'ye geçince olmuyor, neden olabilir?
0
kizil karga
(04.12.25)
Is yerindeyseniz bloklanmis olabilir. Bizim ofisin wifi'den facebook, instagram falan giriliyor ama mesela tiktok'a girilmiyor.
+1
mbond
(04.12.25)
Yok evin wifi'si, düne kadar bi sıkıntı yoktu bugün başladı. Resetledim modemi tekrar kurdum ama bi şey değişmedi.
0
🌸kizil karga
(04.12.25)
güvenli internet ayarı açılmış olabilir mi internet sağlayıcınızda?
+1
inheritance
(04.12.25)
Olabilir abi hiç aklıma gelmedi o kontrol ederim.
0
🌸kizil karga
(04.12.25)
(14)

Her şey yolunda mı?

rock n roll
Nasılsınız, nasıl gidiyor?
Nasılsınız, nasıl gidiyor?
0
rock n roll
(03.12.25)
Yani.
0
kizil karga
(03.12.25)
boktan:)

İş için Ankara`ya taşındım, zamanla seversin dediler. Tam 1 sene oldu ama hala alışamadım.
Ev kiraları çok pahalı, kümes gibi 30 metrekare evler 35-40 bin TL, 1 senedir tek göz otel odasındayım bir türlü düzenimi oturtamadım.
0
zikardo
(03.12.25)
berbat. borç batağındayım çok fena. kimseden destek alamıyorum. tam nefes alıcam derken bi şey çıkıyo. en son maaşımın çoğunu bağladım borçları yapılandırdım derken kedim hastalandı ve varımı yoğumu ona yatırdım. şimdi kiramı ödeyecek param bile yok. iş allaha kaldı gerçekten mucize bekliyorum artık, aşırı yorgunum.
0
bxgx
(03.12.25)
Değil. Sağlık ok ama maddi açıdan durum pek parlak değil. Az kazanıyorum, yeterli olmuyor. Şimdiden gelecek sene ne yapacağız diye düşünüyoruz. Belki gelecekte istanbul’dan kaçarız diyorduk ama artık o da mümkün değil. Bu şehir girdap gülüm…
0
yankee jumping
(03.12.25)
değil
-1
Kahvedesu
(03.12.25)
ehhh işte; para tahsilatı sıkıntı piyasalar kötü. hiç bir şey doğru düzgün zevk vermiyor artık (yaş 44), günler bu aralar öylesine geçiyor gibi. 2-3 haftaya 1 tatilim var onu bekliyorum sadece
+2
sweetoffice
(03.12.25)
Değil.

Bu iktidar yüzünden her günüm zehir.

Günübirlik kendimi eğliyorum işte. Bugün alışveriş yaptım. Yılbaşı kartpostalları falan aldım.
+4
yurtsuz john
(03.12.25)
Maşallah yolunda
0
basond
(03.12.25)
sevgilimden ayrıldım. insanlarlayken iyiyim ama tek kaldığımda hayatı sorguluyorum. eskiden ne kadar mutluymuşum kıymetini bilememişim diyorum.
0
asap raki
(03.12.25)
Yolunda değil maddi olarak çıkmazdayım kıyafetleri satıyorum belki buradan da yardımcı olmak isteyen çıkar

www.eksiduyuru.com
0
ighe
(03.12.25)
Şakasız bok gibi biliyor musun
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
ben zaten bu hayatı şans eseri yaşıyorum. ölürsek de kime kalmış.
0
nothing in my way
(03.12.25)
Benim için de yani. Gerçi gene güzel gidiyor.

Çalıştığım şirkette fırtana öncesi sessizlik. Bu süreçte sağ kalırsam güzellikten muazzam muhtemeşem bir süreçe gireceğim. Ölürsem canım sağolsun. Yaşaması güzeldi.
0
put it in your appropriate place
(03.12.25)
İyi fena değil 2 defa sıfırdan başlamış biri olarak, geldiğim noktadan memnunum. Ankara'da yaşıyorum bok gibi soğuk var motor süremiyorum ama başka duyurucuların dertlerini görünce kendime üzülmeyi bıraktım. Logout olunca tekrar başladım üzülmeye kendim için :(
0
herseysoyledigimgibioldu
(04.12.25)
(12)

Freddie mercury yaşayan son yıldız mıydı?

luluki
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı? Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı?
Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
-1
luluki
(03.12.25)
James Hetfield ikisinden de yetenekli bence, biraz sıksam en az kişi daha sayarım böyle.
0
kizil karga
(03.12.25)
yetenekten kastınız nedir?

sahne karizması + ses + enstrüman + bestecilik ?!?

bu tarz bir yıldız çıkması artık çok çok zor çünkü hem sahne karizması olacak, hem sesi olacak, hem de iyi şarkı yazacak.. madonna olmadı, Justin Timberlake olmadı, Rihanna olmadı, lady gaga olmadı.... en tepede ayrı bir yere konumlanma anlamında Beyonce ve Taylor swift'i saymak mümkün belki. Taylor swift, hem şarkı yazıyor, ortalama söylüyor ama bu şekilde bir karizması yok. Beyonce'de karizma var, ses var, ama besteci değil. Elton john, şarkı söyler, karizması var, beste yapar ama çok niş bir yerde. eminem rapçi falan ama kendi dalında çok yukarıda .. tartışmasız en tepede. Ozzy Osbourne olabilir mi acaba, şarkı yazar, karizma en tepede, tartışmasız tepe heavy metal vokalisti..

ama şunu net söyleyebilirim. james hetfield'ı Freddie mercury ya da Micheal Jackson'la aynı cümle içinde karısı bile kullanmıyordur.
+7
co2s2
(03.12.25)
bence hayır.
yorumuyla, sahnedeki duruşu, performansı ve müzik türleri arasında zahmetsiz ama tam hakkını vererek geçişleriyle beyonce kanlı canlı bir örneği olabilir. ölmeden dünya gözüyle görmek istediğim sanatçılardan biri.
0
m e b
(03.12.25)
Taylor Swift'i en tepede konumlandırabilen tipe bak ya James Hetfield'i beğenmiyor ıfıfıf abi sen müzik konusunda fikrini her yerde açıklama lütfen :)
-2
kizil karga
(03.12.25)
Nejat Yavaşoğulları
saygılar
0
HellKeePer
(03.12.25)
Değerlendirme parametresi tam olarak nedir bilemedim ama Iggy Pop, Axl Rose ve Tarkan sahnesi gayet iyi sanatçılar.

Freddieye yetişirler mi, tartışılır tabi.
0
yurtsuz john
(03.12.25)
lady gaga da var mesela şuan. belki fredie mercury seviyesnde değil (belki de seviyesinde) ama her haliyle dört dörtlük star.
0
whatdreamsnevercome
(03.12.25)
belki michael jackson mı?
michael jackson freddie'den daha büyük star?
0
deranzo1
(03.12.25)
Belki mi? Michael Jackson dediğiniz adam dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük starıdır. İnternetin olmadığı bir dünyada afrikada insan yiyen kabileler bile onu tanır, tshirtüyle gezerdi. Freddie tabi ki muazzam bir yetenekti, biz de çok seviyoruz falan ama mesela müzisyenlik yeteneği konuşuyorsak Prince ondan daha multi bir müzisyendir ve muhtemelen daha popüler bir stardır.
+1
thracia
(03.12.25)
Yaa Allah aşkına Freddie ile James’i nasıl aynı kefeye koyabiliyorsunuz, neyin kafası bu? :)) james iyi bir sanatçı ama Freddie “ikonik” bir sanatçı. Adam sanatıyla da cinsel yönelimiyle de hareketleriyle de ikonik bir sanatçı. Hatta adam hem rock hem opera takılıyor. Sembol olmuş artık. Freddie gibi kim olabilir peki? Michael Jackson tabi ki olabilir. O da sembol isimlerden birisi.
+1
yankee jumping
(03.12.25)
abi ne diyon yav aşk olsun, beni ne ara öldürdün
0
der meister
(03.12.25)
(bkz: Davil Gilmour)
(bkz: Paul Mccartney)
(bkz: Slash)

Bunlar sayılıyor mu
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
(13)

Akıbetini merak ettiğiniz son insan

sekizdokuzon
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?Teşekkürler.
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.

Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(02.12.25)
İnternet Mahir'i merak ediyorum.
+1
kizil karga
(02.12.25)
Universiteyi Hacettepe de okumuştum. Bilkent ten Odtü den arkadaşlarım vardı sözlukten sağdan soldan tanistigim. Yurttan çok samimi olmadigim ama tatlı insanlar vardi. (Yurdumuz karmaydi ve çoğunluğu araştırma gorevlisi yüksek lisans ogrencisi eğlenceli tiplerdi, benim yaşım kucuktu biraz onlara gore, ama çok eglenceli idi) sonuçta yıllarca her gün gördüğüm insanlardi. Birden kayboldular gibi oldu
o zamanlar WhatsApp yoktu. Messenger vardı :( sosyal medya hesabım da pek yoktu, izini kaybettigim bir cok arkadaşlarım var. Soyadlarını hatirlayamiyorum. Hatirladiklarimdan da bulamadiklarim var. Düşünüyorum yani ara ara nerde ne oldular diye.
0
a perfect lie
(02.12.25)
Yıllaaaar yıllar evvel Relief nickini kullanan bir duyuru kullanıcısı kız vardı. İntihara meyilli bir yapısı vardı. Ben o yıllarda puzzle halısı mı, 2000 parça puzzle mı, bir şey satacaktım. Hafızam çok karışık. Şunu hatırlıyorum, miami ink’i izleyip kendi kendine dövme yapmaya karar vermişti. Neyse, işte bir anda bıraktı duyuruyu. Merak ederim yıllardır akıbetini. Kendine bir zarar vermemiştir umarım…
0
yadigar
(02.12.25)
camlicagazoz nickli duyuru kullanıcısı
+2
mezzosprite
(03.12.25)
ilkokul ve lisede beraber okuduğum, ayrıca meslektaşım olan 2 kişinin kariyerlerine baktım. helal olsun dedim. tipleri de kariyerleri de güzel maşallah.
0
rain when i die
(03.12.25)
Der meister. Öldü mü yaşıyor mu?
0
luluki
(03.12.25)
"tüm hayatın boyunca değersiz bir yığına dönüşeceksin" diyen joker liseliyi merak ediyorum.
0
summerjam0306
(03.12.25)
eksisozluk.com sözlükte böyle bir yazar vardı, onu okumayı seviyordum. Acaba nerelerde ne yapıyor.
0
liberal
(03.12.25)
1 saat önce önüme düştü mahir, napıyo diye baktım takılıyor galiba.

5-6 ay önceki röportajı : www.instagram.com
+1
brkylmz
(03.12.25)
üniversitedeyken (2009 mezunuyum) karşı dairemizde de üç öğrenci kalıyordu. bir tanesi kafayı definecilikle bozmuş, gibi dizisindeki şadan abi gibi geveze bir gaziantepli çocuktu. köyleri zeugma antik kentinin olduğu köy ya da komşu köyü mü ne öyle bir şeydi. 365 gün 24 saat define işleri konuşan bir tipti. define arama çalışmalarından falan bahsedip devamlı surette kafa açardı.

bir gün ansızın, ev arkadaşlarına benim acil antep'e gitmem lazım hadi görüşürüz diyip memleketine gitmiş, giydiği donlar, bilgisayarı, kişisel eşyaları vs her şeyi bırakıp gitmiş, bir daha haber alabilen olmadı kendisinden.

arkadaşları epey bir süre bekledi, elemanın daha da dönmeyeceğine kanaat getirince bilgisayarını falan satmışlardı.

gerçekten define bulup parayı mı vurdu? yoksa define davasına illegal kişiler tarafından öldürüldü mü? akıbetini merak ediyorum.
0
wilhelmwasmuss
(03.12.25)
Ya bir ara sözlükte de çok gündem olan bir site vardı. Sayılardan falan oluşuyordu yanlış hatırlamıyorsam. Bir elemanın günlüğü gibi bir şeydi. Sümer miydi adı neydi ya

O arkadaş nerede ne yapıyor çok merak ediyorum.
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
Eski iş arkadaşım.

Çok özledim onu, umarım çok mutludur.
0
rock n roll
(03.12.25)
İlk okul 2 ya da 4.sınıfta adı Hanım olan zayıf, sessiz, içine kapanık bir arkadaşım vardı. Öğretmenimiz bit kontrolünü sınıfta yaşı büyük, bitten anlayan (anladığını sanan) bir sınıf arkadaşımızla yapıyordu. Bu sınıf arkadaşımız da Hanım'ın saçındaki kepeklere bu bit deyince öğretmenimiz Hanım'ın annesini çağırıp kızı eve gönderdi. O günden sonra herkes Hanım'ı bitli diye zorbalamaya başladı. Sonra okul tatil olunca bir daha ses seda çıkmadı Hanım'dan. Hatırladıkça haline üzülüyor, şimdi nerede ne yaptığını çok merak ediyorum.
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
(2)

Normal kiloma döndükten sonra nasıl kas kazanabilirim?

archmeister8
Öncelikle ağırlık çalışarak 82 kilodan 72 kiloya düştüm. kaslarımı bir miktar koruduğumu düşünüyorum. Şu an göbek düz. Kafama takılanlar şunlar;1- Kas kazanımı için kalori fazlası mı vermem gerek yoksa kilomu aynı tutacak kaloriyi mi almam gerekiyor?2- Bunu şu nedenden dolayı soruyorum. Ben 80 85 ki
Öncelikle ağırlık çalışarak 82 kilodan 72 kiloya düştüm. kaslarımı bir miktar koruduğumu düşünüyorum. Şu an göbek düz. Kafama takılanlar şunlar;

1- Kas kazanımı için kalori fazlası mı vermem gerek yoksa kilomu aynı tutacak kaloriyi mi almam gerekiyor?

2- Bunu şu nedenden dolayı soruyorum. Ben 80 85 kilolara çıktığımda yüzümden kilo alıyorum ve yüzümün kemikli yapısı kayboluyor. Kısaca yüzümden kilo almadan ben nasıl irileşebilirim. 80-85 kilolara yağlanmadan kaslanarak nasıl çıkarım?
0
archmeister8
(02.12.25)
Abi yeni başlayanlarda kalori fazlasına çok girmeden balans kaloriye yakın kalori alındığında kas alıyorsun, bende öyle oldu, ben geçen sene başlamıştım kalori fazlasında değilken de kas aldım ama süreç tabii yavaş oluyor, ben sonra kalori fazlasına geçip süreci biraz daha kısalttım.

2. madde için bir şey demek güç o biraz genetiğe giriyor.
0
kizil karga
(02.12.25)
Yağlanmadan kas kazanırsan yüzündeki o istenmeyen durum oluşmaz.

Sağlam bir antrenman programın ve makroları düzenlenmiş bir beslenme programın varsa kalori arttırarak yağsız kas kazanmaya devam edersin. Yağ oranını sürekli kontrol altında tutman, gerektiğinde definasyonprogramı uygularsan bu iş olur gibi duruyor.
0
Mirket
(02.12.25)
(4)

Striptiz Klubü

Simsiyah
İstanbul’da böyle bir yer var mı? Merak ediyorum.
İstanbul’da böyle bir yer var mı? Merak ediyorum.
0
Simsiyah
(01.12.25)
Abi günümüz Türkiyesinde böyle bir şeyin olmasına imkan var mı, yani Türkiye'de zaten böyle bi kültür yoktu da olsaydı da doksanlarda olurdu o zaman bile yoktu sanırım.
-5
kizil karga
(01.12.25)
en fazla mini etekli dekolteli ablaların ışıklı pistte ankara oyun havası oynadığı yerler var. pavyon yani. günümüzün en erotik kulüp konsepti o.

ha yer altı tarzı gizli mekanlar diyorsan interneti bir gez, kesin bulursun.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
kıbrıs'a gidebilirsin en yakın ve kolay orası geldi aklıma .
0
devilone
(01.12.25)
10 sene önce harbiye elmadağ arası böyle bir iki klüp vardı. bir de galata odakule civarı xlarge isimli enteresan sahne showları olan bir mekan daha vardı. youtubeda o yıllardan kalma bazı videolar bulunabilir.
+1
orpheus
(01.12.25)
(9)

-20 derece soğuk değildi diye hatırlıyorum

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.11.25)
-20 derecede saatlerce kar küreyip eli cebinde laklak yapacak bi delikanlı çıkacağını ben pek sanmıyorum, ancak üç dört katmanlı giysilerle kalın eldivenlerle bereyle falan bi derece yapılabilecek bir şey.
+1
kizil karga
(29.11.25)
Askerlik yaptığım yerde iki üç hafta hava böyle olurdu.
Telsizden anons geçerdi ''Mehmetçikleri dışarı çıkarmayın.'' diye , karları da beş on dakika dönüşümlü şekilde kürüyorduk.
+2
ketcapli dondurma
(29.11.25)
-2 belki olabilir hatırladığınız sıcaklık. -20 birazcık da rüzgarla öldürücü etkiye sahiptir.
+2
f02561
(29.11.25)
-20 hep soğuktur. kıyafetin düzgün değilse 0 altı hep dondurucu soğuktur.
+3
jelly bear
(29.11.25)
en son -20 derecede dışarda olduğumda sümüklerim donmuştu çıtır çıtır ediyordu burnumun içine batıyordu nefes alırken :D
+1
theseachange
(29.11.25)
-15 te bir saat filan dışarıda kaldım. İnanılmaz soğuktu. Sırt kaslarım kilitlendi. Bir ayda anca açıldı.
+1
rodeocu
(29.11.25)
-20nin normalimiz olduğu bir ülkeden bildiriyorum; düzgün ekipman giyince dışarıda gayet iyi vakit geçiriliyor. Ama öyle zaradan aldığın montla falan duramazsın. Şartlara uygun giyinince oluyor. Rüzgar olunca yüzümüz kızarıyor sadece. Ayrıca kar küremek hiç de güzel bir şey değil..

Bunun dışında -20 çok soğuk değil diyemeyiz yani mesela bazen ekipmanı arabada bırakmış oluyorum evden arabaya giden 3 dakikalık yolda titriyorum soğuktan.
Şu an hava -7 ve içlik + outdoor ile çıkmaya başladık.
+1
suicides underground
(29.11.25)
eksişehir'de -20 küsür gördüm diye hatırlıyorum.
çarşı merkezde bulunan termometre arızalı değilse gördüm bu değerleri. gerçi meteorolojinin sitesinden bakınca 2006 yılında -28'e yakın olmuş.

o sıcaklıkta iki mont giyiyordum, içlik giyiyordum ve yavaş nefes alıyordum.
hızlı nefes alınca ciğerlerim acıyordu. ama geceleyin saatlerce yürüdüğümüz oldu.

şimdilerde geceleyin 10-12 derece oluyor yaşadığım yer.
o zaman -20'lerde hissettiğime benzer bir nefes acısını burada da hissediyorum.
elbette -20 daha soğuktu ama hissettiğim sıcaklık arada 30 derece varmış gibi değil hiç.

sıcaklık tek başına bir parametre değil, nem de önemli bir etken.
ama hala sıcaklık ve nem dışında başka etkenlerin de olduğuna inanıyorum.
+1
biseysorcaktim
(30.11.25)
-20 tabii ki her zaman soğuk ama askerlik yaptığım yerde -25 civarlarında seyrederdi genelde, içlik, mont, bere geziliyordu, çok rahat değildi ama mesela İstanbul şartlarında -5 gibi falan hissediliyordu. Nem, rüzgar falan farkediyor. Bazen rüzgarlı -15 olurdu, çok daha kötü etkiliyordu.
+1
mbond
(30.11.25)
(8)

Anneniz kaç yaşında ölürse normal karşılarsınız?

tahirkemalbozoglu
Daha doğrusu kaç yaşında vefat ederse kabul edilebilir olur sizin için?
Daha doğrusu kaç yaşında vefat ederse kabul edilebilir olur sizin için?
-4
tahirkemalbozoglu
(28.11.25)
300 milyon yaşında da ölse içim burulur.
+2
kizil karga
(28.11.25)
Yahu orası öyle tabi ama sormak istediğimi anla işte offff
0
🌸tahirkemalbozoglu
(28.11.25)
Abi her ölüm erken ölüm derler, yani ölen kişi anneyse ciddi söylüyorum 93 yaşında ölse mesela yine kabul edilebilir gibi olmaz sen de beni anla lütfen anne bu.
+1
kizil karga
(28.11.25)
87 ve üzeri sanırım. niye 85 değil bilemiyorum. 90 yaşlar istisnai zaten. o sebeple 87 sanırım. tabi dinç ve yatağa düşürecek bi hastalığı olmadığını varsayıyorum.

lisedeyken filan 65 yaş civarı ölenler için annem genç öldü derdi. ben de anne 65 diyosun neresi genç derdim. annem şu an 65 yaşında :/ haklıymış kadın.

ayrıca soru duygusal açıdan sorulmamış ki. normall karşılarım = eşittir üzülmem demek değil. toplumsal gerçeklik açısından düşündüm.
+2
elorelia
(28.11.25)
anneannemin 100'e yakın yaşı.
yatalak değilse de bir kaç yıldır evde yalnız bırakılmıyor, hep yanında biri var. 3-4 yaşlarındaki bebeğe gösterdiğin ihtimamı gösteriyorsun.
90'a kadar yemek falan yapar, ev işlerini ufaktan götürebilirdi.
o zaman bile ölmek istiyordu.
kadın sürekli acı çekiyor, bazen ağlıyor. aklı çoğunlukla yerinde. acısı olmadığında neşeli, esprili bir insan ama "bugün de geberemedik" diye gün sonunda. bu kadar uzun zamandır uzatmaları oynuyor olmak onun için çok trajik.

anneannemi gören annem (ve kardeşleri) hiç uzun yaşamak istemiyorlar.
elden ayaktan düşmeden, sağlıklı şekilde ölmek istiyorlar.

keza baba tarafındaki büyükler de 90'lara geldiler.
onlar da yatalak değilseler de bir odadan diğerine geçince nefes nefese kalıyorlar.

aynısı onlar için de geçerli.
kişi sağlığını yitirip elden ayaktan düşünce artık ölmek ister.

80'lere gelince anneannem, babaannem, dedem için herkes artık vakti geldi gibi düşünmeye başlamıştı. sanırım sorunuzun cevabı için 80'ler derdim.
0
biseysorcaktim
(28.11.25)
anneannem 95 yaşında. ölürse genç öldü derim. çünkü hala çok dinç. maşallahı var.

hastalık, güçten düşme gibi bir şey olursa başka olabilir. Yani konu hayatını ne kadar rahat yaşadığı.
0
gabe h coud
(28.11.25)
kabul edilemeyecek yaş yok. kardeşim 26 yaşında vefat etti. üzüldük, çok sarsıldık ama kabulleniyor insan bir süre sonra. Allah sıralı ölüm nasip etsin derler, çocuklar annelerinden önce ölmesin yeter. evlat acısı, anne-baba acısından çok daha ağır.
+2
faberkastelli
(28.11.25)
Allah elden ayaktan düşürmeden kurtarsın herkesi.

Yaşı yok bence.
0
en bi orijinal
(28.11.25)
(5)

Bu araç perte çıkar mı?

wazzap
Resimde görülen kısım hasarlı sadece. Başka bir yerinde hasar yok. Bir de sürücü ve yolcu hava yastığı patladı. Normalde iki hava yastığı da patlayınca otomatikman perte çıkar diye okudum ama bilen, yaşayan varsa size de sorayım dedim.
Resimde görülen kısım hasarlı sadece. Başka bir yerinde hasar yok. Bir de sürücü ve yolcu hava yastığı patladı. Normalde iki hava yastığı da patlayınca otomatikman perte çıkar diye okudum ama bilen, yaşayan varsa size de sorayım dedim.
0
wazzap
(27.11.25)
sigortalar airbag açtığı zaman genelde perte çıkarıyorlar.
0
gercekdunya
(27.11.25)
Pert olmaz.
Airbagle de ilgisi yok zaten. Araç tamir ücreti, aracın fiyatının yüzde 70'i gibi olursa perte ayırır sigorta.
+1
etna
(27.11.25)
aynı kazayı eşim yaptı. 2 hava yastığı patladığı için perte çıktı. marka da önemli bu işte. yerli üretimse parça ucuz. bizimki opeldi ve parça pahalıydı.
+1
mikahakkinen
(27.11.25)
Geçmiş olsun kuvvetle muhtemel perte çıkacak araç.
+1
drako
(27.11.25)
Abi aracın hava yastığı açılınca en az 10 tane değişim kalemi ortaya çıkıyor haliyle sigorta bunu karşılayacağıma aracı perte çıkarırım daha iyi diyor, o nedenle perte çıkmamasının imkanı yok.
+1
kizil karga
(27.11.25)
(1)

Bu hangi dizi/film

duyuruuser
ara ara karşıma çıkıyor bu hangi film ya da dizi;https://www.youtube.com/shorts/kIJjmeAQVyU
ara ara karşıma çıkıyor bu hangi film ya da dizi;

www.youtube.com
0
duyuruuser
(27.11.25)
Abi yazıyor ya zaten Karşılaşmalar diye. Her bölümü farklı bir dizi bu sadece bölümler arasında çok minik bağlantılar var, bu sanırım 2. sezon ben de izlemedim.
0
kizil karga
(27.11.25)
(8)

Apple yapay zeka işine neden girmedi sizce?

messina123
Yapay zekanın yapabildikleri inanılmaz. Koskoca apple neden bu sektöre girmedi? İşi bu değil demeyin çünkü google’ın da işi bu değil.
Yapay zekanın yapabildikleri inanılmaz. Koskoca apple neden bu sektöre girmedi? İşi bu değil demeyin çünkü google’ın da işi bu değil.
-1
messina123
(26.11.25)
Apple Intelligence sayılmaz mı?
0
kizil karga
(26.11.25)
Çünkü Apple "her elimde hıyar var diyene tuz alıp koşmayayım" mantığıyla hareket ediyor yıllardır. Yeni bir teknoloji/özellik çıkar ve Apple bunu yıllar sonra, ilk ortaya çıkarandan çok daha iyi bir şekilde entegre eder ürünlerine. Yapay zeka gibi bir sektöre de girmemesi düşünülemez bence. Muhtemelen bir gün bir şekilde entegre edecek ve yine herkes "Apple yine yaptı" diyecektir.
+2
anatomik
(26.11.25)
giremedi fail oldu o konuda. mecbur başkasınınkini kullanacak. chatgpt ile anlaşması vardı bu konuda
siri hala gerizekalı mesela
+1
jelly bear
(26.11.25)
geç kaldılar. rakibi google kadar elinde data da olmadığı için şu an 'bari geç kaldım, iyi bir şeyle çıkayım' diye düşünüyorlardır muhtemelen.

vr olayında da bu kafayla gittiler, nanay oldular. apple o eski apple değil. trendi belirlemiyor, yetişmeye çalışıyor.
0
brkylmz
(26.11.25)
google'in da isi degildi ama girdi diyerek karsilastirma yapmissiniz ama google'in isi yapay zeka sektorune girmesi icin cok uygun. zaten hazir olan pek cok sey var. veri var, veri merkezleri var, veriyi isleyecek altyapi var, olceklendirme kapasitesi var. fakat apple temelde bir donanim sirketi.

ikincisi emin olmamakla birlikte yapay zeka yerine cip mi demek istediniz acaba diye dusundum. cunku google cip sektorune girecegini acikladi, meta ise google'in ciplerini kullacagini acikladi iki gun once. kisacasi apple, yapay zekadan ziyade cip isine girmeli bence.
+3
Sour
(26.11.25)
bence tam gaz geliyordur
-1
neira
(26.11.25)
yz kendi üzerine çökecek ortalama bir dil modelinden öte değil. apple mantıklı davranıp spekülatif çöpe para yatırmadı. bunların eşek gibi ihtiyacı olan gpu/cpu'nun modellerini tmcs'ye 2020'den beri ürettiriyor. çok iyi hamle. kimse senin 200 litre suyun anasını sikip ürettirdiğin kız arkadaşınla ghibli fotoğrafını merak etmiyor
-2
sanal hayvan
(26.11.25)
Bruce
(26.11.25)
(8)

Sağlık konusunda chat gpt ne kadar güvenilir?

rabitelli
Belirtileri yazıyorsun. Ekstra sorular soruyor, cevap veriyorsun ve sana büyük ihtimalle bundan kaynaklı diyor. Tabii ki yine doktora görünülecek ama merak ettim. Sizce ne kadar guvenmeliyiz?
Belirtileri yazıyorsun. Ekstra sorular soruyor, cevap veriyorsun ve sana büyük ihtimalle bundan kaynaklı diyor. Tabii ki yine doktora görünülecek ama merak ettim. Sizce ne kadar guvenmeliyiz?
0
rabitelli
(24.11.25)
Yanlarım ağrıyor sence bu kanser belirtisi olabilir mi diye sorarsan evet olabilir, istersen sana başlıca kanser türlerini sıralayabilirim, ister misin demesi mümkün, sonra lan belki de soğuk almışımdır diye düzeltirsen evet soğuk almış olabilirsin, ister misin sana soğuk almanın neden olduğu sağlık sorunlarını sayayım, ister misin diye devam eder.
+4
kizil karga
(24.11.25)
Yoo o şekilde yönlendirme yapmadım. Olduğu gibi söyledim. Ekstra sorular sordu. Cevapladikca şu şu nedenler olabilir. Büyük ihtimalle bu dedi
0
🌸rabitelli
(24.11.25)
yeterince tıbbi bilgisi olan biri tarafından kullanılınca oldukça isabetli tahminler yürütüyor, bununla ilgili çok araştırma var md için bulunmaz nimet.

Ama normal bir vatandaş için çok fazla parametre var, ne olduğu kadar ne olmadığını da anlatmak gerekiyor. Fikir versin ama ben şahsen kendi tıbbi bilgimle güvenmezdim.
+2
Bruce
(24.11.25)
Abi yapay zekanın çalışma sistemini az çok biliyoruz indexlenmiş verilerden toplama yapıp sana sunuyor ama o verinin kaynağındaki üretici kim allah bilir, şarlatan diye tabir edeceğimiz biri de üretip çok popüler olmuş olabilir, onu da sırf çok görüntüleme aldığı için sana sunup doğruymuş gibi gösterebilir, misal bil avuk "protein tozu içmeyin erkekliğinizden olursunuz" gibi aptalca bir bilgi vermişti ve facebook gibi amca teyze platformlarında paylaşıla paylaşıla popüler olmuştu, şimdi biz yapay zeka protein tozu erkekliği öldürür mü diye sorsak ve o da evet öldürür dese ben buna şaşırmam, çünkü yapay zeka böyle çalışıyor, o yüzden ben çok güvenmiyorum bu tür işlerde, ben daha çok yoruma dayalı olmayan konularda kullanıyorum.
0
kizil karga
(24.11.25)
okuduklarım ve doğrudan kendimin deneyimlediği şöyle,
eğer daha önceden anksiyetetik biri olduğunuzu ya da hipokandriyaksanız bunu söylediyseniz daha farklı yaklaşıyor ve bunun daha çok psikolojik olabileceğini belirtiyor.
göğsüm ağrıyor yazdığınızda direkt durumun aciliyetinden bahseder (çünkü çektiği verilerin başında kalp krizi gelir) ve diğer eşlik edecek durumları sayarak acili aramanız gerektiğini söyler.
hipokandriyak ya da anksiyetetik olduğunuz bilgisi varsa, yine bunları sayar ama bunların panik atak, anksiyete atağından da kaynaklanabileceğini söyler. durumun böyle bir yanı var.

örneğin karnımın sağ tarafı ağrıyor derseniz doğrudan apandisit tehlikesi hakkında bilgi verebilir ama böbrek taşım var/dı falan derseniz ona da yönlendiriyor.

ama tahlil okumakta bence başarılı. türkiye'de yapılan çalışmalar da var bununla ilgili.
+2
black holes in the sky
(24.11.25)
Bendeki tinnitusun sebebini buldu kendisi. Kaç tane kbbye gittim, hepsi bişey yok deyip gönderiyordu. En azından neden olduğunu bilsem, daha kötüye gitmesini engellerim çabasındaydım.

Bendeki tinnitusun sebebi, tek taraflı yemek yediğim içinmiş. Sol arka taraftaki bir dişim çekilmişti, ondan sonra yemekleri hep sağ tarafla yemiştim. Böyle olunca, sağ çenedeki eklemleri çok zorlamışım. Eklemlerim yerinden oynadı (tmpe), bu eklem-çene kısmı kulak kaslarına da bağlı olduğu için kulağıma da zarar vermiş => tinnitus.

O kadar doktorun bulamadığını buldu. İnternetten tmpe - tinnitus diye aratınca, bir sürü yazı çıkıyor.

Doktorlar anda işitme testi yapıyor, aynı testi kaç kere oldum kim bilir. O bitti tümör vardır diye bt çektiler. Hiçbir şey ama hiçbir şey çıkmadı. Üstüne bir sürü param boşuna da gitti.
0
substituent
(24.11.25)
Chatgpt endişenizi sezerse moral bozacak cevaplar vermekten kaçınıyor. Gemini daha objektif. Çat çat söylüyor. Kan tahlili sonucuna göre hesaplama yapıp tanı koymalarını istedim, ikisi de uzman doktorla aynı tanıyı koydu. Tek sorun tahlil yapamamaları:)
0
gnosis
(24.11.25)
ben kan tahlili sonuçları için kullanıyorum. normal, sınırda ve normal dışı değerleri analiz etmesini istiyorum ve bunların sebep ve sonuçlarını istiyorum. genel olarak doğru cevaplar veriyor. ama teşhis koyması falan hikaye tabi.
0
scudman1
(24.11.25)
(6)

ABD-Jüri sistemi

kizil karga
Bu jüri sisteminin amacı ne? Yani şu nedenle soruyorum jüri dediğimiz insanlar sıradan insanlar değil mi yasa nedir hukuk nedir bilen insanlar değil muhtemelen, belki biri televizyon satıcısı diğeri ceo öbürü bilmem ne, bu insanlar mesela meşru müdafaa nedir kapsama alanı ne kadardır bir eylem nere
Bu jüri sisteminin amacı ne? Yani şu nedenle soruyorum jüri dediğimiz insanlar sıradan insanlar değil mi yasa nedir hukuk nedir bilen insanlar değil muhtemelen, belki biri televizyon satıcısı diğeri ceo öbürü bilmem ne, bu insanlar mesela meşru müdafaa nedir kapsama alanı ne kadardır bir eylem nereye kadar meşru müdafaadır nereden sonra bu kapsamı yitirir bilirler mi, bilmiyorlarsa verdikleri kararlar sağlıklı oluyor mu, nasıl oluyor bu olay? Mesela bir olay meşru müdafaa kabul edilip sanık suçsuz bulunsa yargıç "lan olm bunun neresi meşru müdafaa aq kafanız mı güzel" deyip karara müdahale edebiliyor mu, edebiliyorsa jüriye ne gerek var direkt yargıç karar versin işte; edemiyorsa yasanın tüm inceliklerine hakim olmadan verilen kararlar sağlıklı olabiliyor mu?

Ya bu jüri sistemi anglo-sakson bir gelenek sanırım, İngilizler acaba magna carta ile gelen bir alışkanlıkla halkın da bu mahkeme işlerine dahil edilmesini mi sağladı ne oldu acaba buradan mı çıktı bu jüri olayı ne diyorsunuz?
0
kizil karga
(23.11.25)
öncelikle, küçük ve teknik detaylı mahkemelerde jüri yok. yani ne bileyim şirket birleşmesidir, tapu kadastrodur, evrakta sahteciliktir vs. zaten bilirkişi ve o alanda uzman bir hakim gerektirebilir, jüri olmaz.

jüri daha ziyade ağır suçlarda, birisinin yıllarca hapiste olacağı veya idam edileceği mahkemelerde görülür. cezanın ne olacağına karar vermezler, ordaki teknik karar yine mahkemede olur ama birisi masum mu suçlu mu diye karar verirler.

avrupa-türkiye coğrafyasındaki zihniyette aslında hukuk, sağı solu çok net, hemen bütün detaylarıyla yazılmış ve haliyle hukuktan anlamayan birisinin üstüne fikri olmasına gerek olmayacak gibi dizayn edilmiş.

abd'deki mutlak halk egemenliği konseptini anlamak için, ilk dönemlerine kadar inmek lazım ama kabaca burda 2 konu var:

1) devlet tam olarak güvenilir bir kurum değildir. yönetim tiranlaşabilir. halk egemenliğinin hiçbir zaman riske edilmemesi gerekir. (bireysel silahlanma da bu yüzden) haliyle sen adalet bakanlığının ya da kimse sorumlusu, spesifik bir mahkemeye, spesifik bir hakim atayıp atamayacağını bilemezsin. farklı görüşteki bir hakimin görev yerini değiştirmeyeceğini garanti edemezsin. bu yüzden orda karar mercii halk olmalı.

2) her şeyin karşılığı yazılı olamaz. kamu vicdanı da önemlidir ve neticede devleti, halk kurar. devlet, birisinin hayatını alacaksa halk için alır. ve bu da bizi -> birisinin hayatıyla ilgili kararı da halk verir'e getirir.
+11
gitdaddy
(23.11.25)
(bkz: kamu vicdani)
+1
antikadimag
(24.11.25)
antikadimag +1. anglo saxon hukuk sistemlerine özgü bir düzen bu. sadece ceza davalarında ve suçlunun suçu inkar ettiği gibi durumlarda kullanılıyor. bu sistemde verilen ceza veya beraat kararları toplumda adalet sistemini tartışmaya açmıyor. halk karar vermiş gibi bir durum oluşuyor. en üçuk örneği o. j. simpson davasıdır. adam kesin denecek delillerle cezalandırılması gerekirken beraat etti.
+1
ground
(24.11.25)
Abi peki bu saçma bi salaklık değil mi ya, yani halk mutlu olsun diye halkın (jürinin) suçsuz kabul ettiği O. j. simpson gibi kesin suçlu birini serbest bırakınca "abi kararı halk verdi suçluysa da günahı onların boynuna" şeklinde bi yasal düzenleme olması gerçekten mantıklı mı yav kimse karşı çıkmıyor mu bu sisteme acaba bilmediğimden soruyorum.
0
🌸kizil karga
(24.11.25)
mutlak doğru çalışan bir hukuk mekanizması maalesef yok. abd'de juri ile ilgili tartışmalar dönüyordur kesin. bahsettiğiniz o.j simpson davasında juri havuzu siyahi amerikalıların ağırlıkta olduğu bir dava. bir de o dönem amerikan polisinin siyahilere yaptığı ırkçılık maksimum düzeyde. o karar dönemin ruhundan bağımsız okunamaz.

juriden bazen saçma kararlar çıksa bile devletin gücünün sınırlanması amerika gibi ülkelerde daha önemli.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(24.11.25)
amerika'da yasadigim surecte gordugum kadariyla ekstra birkac bilgi vermek gerekirse:

vatandaslar random olarak mail aliyor ve davet ediliyorlar. tabi davet dense de bu zorunlu bir hizmet aslinda. buna jury summon deniyor. ancak her cagilan juriye giremiyor. sana birkac soru sorup davaya yonelik taraf olup olmadigini, juri olup olamayacagini anlamaya calisiyorlar. bircok amerikan hayatinin bir doneminde summon edilir ama gercekten jury olan cok azdir.

o gunler icin isinden izin aliyorsun. sana gundelik ihtiyaclarin icin bir para veriliyor. cok uzun surecek davalara gitmek istemiyor amerikalilar para kaybedecekleri icin.

sonuc olarak juri suclu veya sucsuz durumuna karar veriyor. hakimin buradaki etki alani cok kisitli, sadece cezayi belirleme noktasinda. kamunun yargi sureclerine katilmasi, sureclerin nasil isledigini bilmesi ve soz sahibi olmasi bence cok guzel bir sey.
+1
antikadimag
(24.11.25)
(6)

Adidas Terrex neden ayakta terleme yapar?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: https://www.sportsshoes.com/product/adi17272/adidas-terrex-anylander-rain.rdy-women's-walking-shoes---aw25 İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu nor
Merhaba arkadaşlar,
Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: www.sportsshoes.com's-walking-shoes---aw25

İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu normal mi yoksa ben mi bir şeyi yanlış giyiyorum ya da biliyorum?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(22.11.25)
1. Orijinal olmayabilir. Satıcı Adidas mı aracı mı?
2. Küçük geliyorsa sıktığı için olabilir.
3. Çorap terletiyor olabilir.
-2
arbre
(22.11.25)
Su geçirmez malzemelerde böyle bir sorun var dışardan içeri su girmediği gibi içeriden de dışarı çıkamıyor, ben de kışın yağmurda falan koşarım diye su geçirmez ayakkabı aldığımda böyle olmuştu.
+1
kizil karga
(22.11.25)
Polyester malzeme oldugu için hava almıyor. Hava almayınca teninizdeki nemi hapsediyor ve o yüzden ıslaklık oluşuyor. Polyester malzemeli ayakkabılardan uzak durursanız sorun olmaz
0
limonlu eksi
(23.11.25)
@limonlu eksi, hocam nasıl malzemelerden bakmak gerek peki?
0
🌸Amaranta ursula
(23.11.25)
bu isin pek bi cozumu yok. ya ayak terleyecek ya ayakkabi su alacak. bu yuzden cok kislik ayakkabilar disinda waterproof degil, islandiginda hizlica kuruyacak, suyu disari atacak ayakkabilar tercih edilir.
0
ghilleinthemist
(23.11.25)
Gore tex aradiin sey olabilir canikooo hem su gecirmez hem hava alir. Linkteki gore tex diil yanlis gormediysemm
+2
üğpoıuy
(23.11.25)
(11)

polis teşkilatı nasıl kötü şöhretinden kurtuldu?

plastic_angel
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu. türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu.
türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim gümrük, tapu, nüfusta tam olamadı (kişisel fikrim)
-12
plastic_angel
(21.11.25)
Akp ile birlikte polis devleti olduk, ülke devasa bir yandaş, polis teşkilatı da öyle, haliyle korkacak bir şey kalmadı.
+2
kizil karga
(21.11.25)
z kuşağıyım. polisin kötü şöhretli olduğu bir dönem hatırlamıyorum. bugünkü polisin kötü yanı profesyonel olmamaları.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.11.25)
bahsettiğiniz işkence, kötü muamele işleri darbe zamanları işkenceleri, hortum süleymanlar, Mehmet Ağar polisliği, Metin Göztepenin gözaltında öldürülmesi gibi simgelerle ifade edeceğimiz şeylerse
1- polis her zaman devlet aparatıydı, hala öyle ama o eski kaba dayak tırmak sökme gözaltında kaybetme kadar olan olaylar zaten genel olarak kalmadı. devletin tarzı dğeişti.
cezaevlerinde de döve döve öldürmüyorlar. ilacını vermeyip tahliye etmeyip öldürüyorlar ama elektrik vermiyorlar mesela. (her yer kamera her yer kayıt her yer kanıt çünkü, darbe gibi gezi gibi çok büyük kargaşada gümbürtüye gitmediğin sürece illa ortaya çıkar)
80de 90da ortaya çıkartılamıyordu kolay kolay
devir değişti yani.

2) bir de AB uyum sürecimiz vardı bizim eskiden, açılan fasılların en dişe gelir maddeleri arasında karakolların cezaevlerinin bu eski yapılarının temizlenmesi idi. o zamanlarda hakikaten baya uğraşıldı bu konularla.

3) 95'lerde filan PKK mücadelesi kılıfıyla çok pis şeyi polislere yaptırdılar, şimdi öyle bir PKK mevzusu yok

4) çete bağlantısı kısmında ise bence konu polisin değil çetelerin yapısının değişmiş olması.
eskiden çeteler daha siyasi idi Alaattin Çakıcı filan idi mesela. onlar devletten adam kullanma kendilerinin devletin adamı görme vs vs gibi işlere eğilimli idi. Şimdiki çeteler ise daha az devletten adam kullanıyor (sanırım). Bu polis temizlendiğinden değil, şimdiki çeteler sosyal medyadan tas kafalı tetikçiyle işini yapıyor sonra o arkadaşları gürcistana filan atıyor, polis lazım olmuyor. yoksa polis lazımsa onu da bulur -bence.

5) kuruma mahsus olmayan diğer konularda (yolsuzluk, usulsüzlük) bir farkları yoktur muhtemelen
+2
subcomponent
(21.11.25)
Bunun üç nedeni var.

Birincisi Dünya bir bütün halinde medenileşiyor. Türkiye'de bundan nasibini alıyor. Bunun herhangi bir yönetimle ya da siyasi partiyle alakası yok.
Eskiden anne babalar çocuklarını terbiye etmek için dövermiş. Bir çocuk çırak olarak ustanın yanına verilirken 'eti senin kemiği benim' denirmiş. Eskiden okullarda dayak varmış. Öğretmen dövdü diye evde söylersen bir dayak da evde yermişsin. Eskiden dayak yemeden teskere alabilen mümkün değil olmazmış falan. Yani konu sadece karakol ve polis konusu değil.

İkincisi. İnternetin icadı herkesin ayağını denk almasına sebep oldu. Şimdi herhangi bir yerde olan herhangi bir aşırılık anında sosyal medyanın konusu oluyor. Videolar internete düşüyor. Bu durum muktedirde oto kontrole sebep oldu.

Üçüncüsü. AKP iktidara ilk geldiğinde sebebine burada girmeyeyim de, Avrupa Birliği uyum yasaları konusu üzerine eğildi. Eskinin devlet otoritesi epey yumuşatıldı.
0
Mirket
(21.11.25)
90'larda peki bahsettiğin bu olaylardan nasıl haberdar oluyorduk?

Medyada, haberlerde, gazetelerde bir şekilde gazeteciler haber yapabiliyordu değil mi?

Fıkra bu kadar.

(Bu arada mirket in yazdıklarina da katiliyorum ama esas meseleyi atlamayalim)
+2
makbur
(21.11.25)
akp sayesinde kurtuldu. bugün yolsuzluk var, enflasyon kontrolden çıkmış falan diyemiyorsak nedeni biraz da polis devletinden korkmak.

türkiye bir devlet ülkesi. yol yap, körü yap; bunları yaparken de biraz çukkala ülkesi yani. polis bu açıdan bir güvence oluyor.
-2
michael harddd
(22.11.25)
polis teskilati buyuk oranda profesyonel ve guvenilir mi? mhp genel merkezinden mi yaziyorsunuz yahu boyle seyleri, akpliler bile boyle dusunmuyordur lol
+1
ghilleinthemist
(22.11.25)
Dünya bütün halinde medenileşmiyor. Bizde değişim oldu. Yaşı yeten ve dünyanı gezen herkes fark eder.

2002'deki iktidar değişikliğini müteakip ilk yıllarda Türkiye'de agresif değişiklikler oldu. Sonra genetik kodlarımız ağır bastı ve yeni statüko oluştu.
0
yadigar
(22.11.25)
90'lara gore degisen sey arabalar, baska bir numara yok.

sene olmus 2025, bizim polisler hala bos beles dolasirken cakarlarin yakilmamasi gerektigini ogrenemedi, cakari "hos gorunuyor" diye yakiyorlar. yaw sizin devriye atarken gorunmemeniz gerekmiyor mu? 2 km oteden isiklari goren zaten bir is ustundeyse birakir kacar.
0
cooperr
(22.11.25)
eskiden kamera yoktu. cezaevlerinde neden dayak yok? her yer kamera, hükümlüye vurduğun an meslekten ihraca kadar gidiyor. polis teşkilatında düzelme falan yok. mobbing ve baskıdan geçen sene intihar eden en az 10 polis var.
0
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben hatırlıyorum. AB uyum yasalarıyla ve internetin gelip kameranın yaygınlaşmasıyla çok şey değişti. Eskiden karakol mahkeme gibiydi. Hem yargı hem ceza infaz kurumu. AB sürecinde kısa zamanda değişim oldu

O zamanlar mahkeme kararıyla ehliyetimi geri almaya emniyet müdürlüğüne gitmiştim orada oturan memur ehliyeti teslim ederken "al buna da itiraz et" diye yeni bir ceza daha yazdı. AB yasalarından önce olsa belki döverdi.

Bu arada polis, doktor, tamirci, politikacı hepsi de toplumun aynası. Kimse gökten gelmiyor toplumun içinden çıkıyor
+1
hebanon
(22.11.25)
(14)

Hangi saat?

kizil karga
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1274071109101.html?srsltid=AfmBOorNgccRPUVEJuK8lwWz75iTaSWqt94uK2vFTlI_FQYi5X5gsMeAhttps://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1374071109100.html
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?

www.tissotwatches.com


www.tissotwatches.com
0
kizil karga
(21.11.25)
Yani biri 35 mm çapında biri 40 mm çapında, tarz olarak benzer olsa da bilek yapına göre seçmek gerek
0
grimavi
(21.11.25)
Abi yanlış linki koymuşum düzelttim, ikisi de 40 mm
0
🌸kizil karga
(21.11.25)
ben ilkini beğendim
+1
kisa
(21.11.25)
40 mm ise gentlemen ama alternatif öneri istersen citizen c7 modeli, beşgen tarih penceresi falan retro hoşuma gidiyor
+1
grimavi
(21.11.25)
ilki açık ara
+1
ground
(21.11.25)
bence ikisi de değil. ama bu tarz seviyorsanız ilki
+3
sweetoffice
(21.11.25)
bence de ilki. prx bir tık sanki piyasa işi oldu gibi bir algım var. bir de prx daha hafiftir, ben o kadar hafif saat de sevmiyorum.
+1
awlmi
(21.11.25)
tabiki gentelman
+1
bobinhoo
(21.11.25)
kesınlıkle gentleman.
+1
deepness
(21.11.25)
2. benim de hedeflerimden birisi çok şık.
+1
cisimcik golgi
(21.11.25)
1 cok cok iyi
+1
koela
(21.11.25)
Bilekte farklı duruyor bu saatler ama bence gentleman
+1
edaddy
(21.11.25)
PRX yani ikinci.
+1
ucurulmamak umidiyle
(21.11.25)
Ben de ikisi de değil diyeceğim..
0
eileengray
(22.11.25)
(7)

ozempic hk.

kiyiya vuran dildolar
gerçek dünya görüşleri nelerdir? chatgpt'nin verebildiğinin ötesinde bir bilgi paylaşabilecek ya da spesifik noktalara değinen ama çok baymayan kaynaklar paylaşabilecek olanlar mıdır?diyabet sıkıntım yok, kilo yönetimi adına soruyorum.
gerçek dünya görüşleri nelerdir? chatgpt'nin verebildiğinin ötesinde bir bilgi paylaşabilecek ya da spesifik noktalara değinen ama çok baymayan kaynaklar paylaşabilecek olanlar mıdır?

diyabet sıkıntım yok, kilo yönetimi adına soruyorum.
0
kiyiya vuran dildolar
(20.11.25)
Bu konuda Fatih Altaylı’nın bir programı vardı muhakkak izlemenizi öneririm aşırı derecede detaylı net ve kesin anlatıldı orada konular. Bir dönem ben de denedim ama bana faydası olmadı yakın çevremde çok fazla faydasını gören insanlar var
0
ground
(20.11.25)
Mounjaro varken ozempik ne?
0
artıküyeolmakistiyorum
(20.11.25)
Benzer bir soruyu ben de sormuştum:

www.eksiduyuru.com

Nasıl çalıştığı da şurada anlatılmış yine:

www.eksiduyuru.com
0
kizil karga
(20.11.25)
Vallahi açık konuşmak gerekirse geçen mart ayında eşime recete etmişlerdi o kullanmadı ben kullandım o süreçte bir caba sarf etmeden günlük rutin ile 10 kg civari verdim 3 aylık dozdu galiba sonra ilaç bitti kilolar geri tabi bir de o zamandan beri zaman zaman böbrek ağrısı çekiyorum ki bu ilaçlar ciddi böbrek hasarına sebep olabiliyormuş..

O yüzden sürdürülebilir bir ürün olduğunu düşünmüyorum kullanacaksanız böbrek sağlığı destekleyici ürünlerle beraber kullanmanızı tavsiye ederim
+1
apocalipy
(20.11.25)
pankreatit vakalari az değil; daha geçen gün ünlü bir yabancı oyuncu görme bozukluğu oluştuğunu açıkladı. uzun dönem etkileri hala çok belli değil. eğer çok kiloluysaniz kar-zarar hesabına göre kullanabilirsiniz tabii ama yaşam tarzınızı değiştirmeden zaten sürdürmek zor.
0
eileengray
(20.11.25)
Evrim Ağacı'nın videosu:

www.youtube.com

Obezite ve tip-2 diyabetin tedavisi için mucizevi. İnsanların yeme içme alışkanlıklarını kökten değiştirmesi, fast food şirketlerinin ürünlerinin içeriğinde değişikik yapması gibi göstergeler harika.
Eczanelerde leblebi şeker gibi satılıyor. Keyfi kullananlar ne dozaja ne kullanım süresiyle ilgili talimatlara uyuyor. İş yerinde böyle iki kişi var. Biri ciddi kilo verdi, diğerinde hiçbir değişiklik yok gördüğüm kadarıyla.
0
auroraaurora
(21.11.25)
bilgiler icin tesekkurler. ben adamin hasiyim veririm bu kilolari ilac olmadan
0
🌸kiyiya vuran dildolar
(22.11.25)
(12)

Gerçekten kilo vermiyor olabilir miyim?

whatdreamsnevercome
bazal metabolizmam günlük 2200 kalori.dünkü aktivitem; 1560 kalori.dün yediklerim, totalde 2300 kalori (95gr yağ, 170gr karbondihdrat, 180 gram protein)bir önceki gün 550 kalori aktivitem.gün içi yediklerim 1600 kalori. bir önceki gün 950 kalori aktivitem..gün içi yediklerim 1600 kalori.bir önceki g
bazal metabolizmam günlük 2200 kalori.

dünkü aktivitem; 1560 kalori.
dün yediklerim, totalde 2300 kalori (95gr yağ, 170gr karbondihdrat, 180 gram protein)

bir önceki gün 550 kalori aktivitem.
gün içi yediklerim 1600 kalori.

bir önceki gün 950 kalori aktivitem..
gün içi yediklerim 1600 kalori.

bir önceki gün aktivitem 1700 kalori.
yediklerim 2100 kalori.

genel olarak yeme ve aktvite tempom 2 haftadır böyle.
yeme genelde 2000 kalori ve biraz üstüne çıkıyor. proteini 140-160 gram arasında tutmaya çalışıyorum ama bu hafta çok iştahım yok diye düşük kaldı hep.

genelde ağırlık idmanı + gün içi yürüyüşler yapıyorum. düşük aktiviteli günlerde ise sadece yürüyüş yapıyorum.


------

ve tartıda 2 haftadır sanki pek kilo vermiyorum gibi.
idmanlarda gücüm artıyor, hissediyorum. ancak ne görüntüde, ne tartıda gram oynama yok gibi.

bir şeyi yanlış yapıyor olabilir miyim?
matematiğe göre günlük 700-800 ortalama açık veriyor olmam lazım. bu da illa ki tartıya etki ediyor olmalı. ama etmyior gibi.

bu arada şuan 98 kilogramım.
50 gün önce 105 kilogram olarak başlamıştım ama kilonun çoğunu zaten 5 kasıma kadar vermiştim.
5 kasımdan bugün 15 gün geçti, tartıda sanki 1 kilo bile oynamadım gibi.
(bu arada ağırlık idmanlarına son 15 gün başladım, ondan önceki günler daha kardiyo ağırlıklı idmanlar yapıyordum)

vücut su tutar diyorlar, glikojen bilmem ne bir şeyler diyorlar.
ama yine de bana normal gelmiyor yav.

bu formüllerde bir hata mı var?
0
whatdreamsnevercome
(20.11.25)
ha bu arada da beklentim neydi?
düzgün bir şekilde kilo verip çok kas kaybetmemek, kas kazanmak. mart ayına kadar böyle sürdürüp, marttan sonra daha ciddi bir diyetle yağlardan kurtulabildiğim kadar kurtulmaktı.

ama şuan 2 haftadır yerimde sayıyor gibi hissediyorum, ki bu süreçte 1.5-2 kilo civarı vermeyi beklerken.

biraz canım sıkıldı bu duruma.

hani baze ngece kalkıp peynir yiyorum 20-30 gram. onu bile ekliyorum fat secret'a, takip edebilmek için. onlar dahil yukardaki kalorileri alıyorum. kalori açığım olduğu aşikar, en azından matematiksel olarak. ama tartıya hiçbir şey yansımaması çok tuahfıma gidiyor artık.

ne sorun olabilir cidden?
0
🌸whatdreamsnevercome
(20.11.25)
belirli bir kiloyu verdikten sonra tartıda fark görmek zorlaşıyor, fakat tam da o esnada vücudunuzda farkı hissetmeye/görmeye başlıyorsunuz (bende öyle olmuştu). tartıda değişiklik yokken vücudum çok daha fit gözükmeye, kıyafetler üstümde farklı durmaya, kaslarım daha belirgin olmaya başlamıştı. eğer kalori ve özellikle makrolarınızın hesabını takibini doğru yapıyorsanız, günlük onbin adımı geçiyosanız yani aktifseniz, rest daylere dikkat ederek ağırlık antremanı düzenli olarak yapıyosanız yaptığınız şeyleri bırakmamanız çok kritik.
0
a7x
(20.11.25)
Ben de diyetteyim şu an ben günlük aktivitemi kalori hesabında kullanmıyorum o çok yanıltıcı olabiliyor kalori açığını günlük kalori ihtiyacından düşüyorum, bir de çok fazla yağ alıyorsun bence maks. 40-60 gram yeterli gibi.
0
kizil karga
(20.11.25)
Yağ kaybedip kas kazanıyor olabilirsin. O durumda kilon aynı kalırken hacmen küçülmen devam eder. İnternetten vücut yağ oranı hesaplayıcı bul ve oradan da takip et.

www.instagram.com

vucut-yag-orani.hesaplama.net
+2
Mirket
(20.11.25)
Mirket +1 kas kazandiginiz icin kilo farketmiyor olabilir. bence hedef sadece kilo olmamali. boyunuz uzunsa kilonuz asiri olmayabilir. bu durumda kilo kaybindan cok yag kaybina odaklanmak lazim. onun icin de dandik de olsa yag olcen bir baskulunuz yoksa alin bence. olcu tam dogru olmasa da en azindan ilerlemeyi gorursunuz. kendi icinde tutarli oluyorlar gercek olcuyu veremeseler de.

bir diger ihtimal de kalorilerinizi yanlis hesapliyor olabilirsiniz.
0
lemmiwinks
(20.11.25)
yağlar kasa dönmüştür. fitness merkezlerinde ölçüm yapan cihazlar var. 8 ay spora gittim 3 kere ölçüm yaptım son ölçüm ile ilk ölçüm arası kilo kaybı = 0, ancak kas 4 kg gelmiş yağ 4 kg gitmişti.
0
denizmaniaherif
(20.11.25)
Bazal metabolizma hızınızı nasıl biliyorsunuz?

Yani ölçüm falan mı yaptırdınız?

Nasıl õlçülüyor metabolizma hızı?

Geçen biri gene metabolizma hızından bahsetmiști. Nereden öğreniyorsunuz bunu?
0
anaphylacticshock
(20.11.25)
abi kasla ilgili iyimser davranmışsınız ama matematiksel olarak çok mümkün değil.
benim bu hesaba göre haftada en az 0.7 - 1 kilogram arası kilo veriyor olmam lazım.

bir insanın bir ayda kazanabileceği makismum kas miktari ise zate 1 kilogram (ki onda da çok iyimser olmak lazım)

aynı kasla açıklanamaz herhalde.

su topluyor desem, kaça kadar su toplayacak onu da anlamadım. verdiğim kilo kadar su toplayamayacağına göre.

kaloriyi yanlış saymıyorum, çünkü her şeyi gramı gramına tartıyorum.

günlük kaloriyi fazla alıyorum desem; ağır sağlam vb. bir çok uygulamaya göre mevcut hareketliliğim ile, "kas kaybı yaşamadan kilo vermek için" 2600 kalori civarı beslenmem gerektiği yazıyor. ben 2100leri geçmiyorum.

ben anlamadım bu matematiği ve galiba motivasyonum da tamamen bitti.
eskisi gibi günlük maksimum 1000 kalori yediğim ölüm diyetlerine dönecem gibi gözüküyor.
0
🌸whatdreamsnevercome
(21.11.25)
Ben de bir aydır aralıklı oruç ve egzersizlere 100 kg'dan başladım 183cm boy ile. günde en az 600 kalori açık veriyorum, 30 günde sadece 2 küsur kg vermiş gibi görünüyorum ama o da oynuyor, alkol aldığım günler sonrası direk 1 kg artıyor bir kaç günlüğüne. ben yavaş ilerlemeyi alkole bağladım ama moralimi bozmadan devam ediyorum sonuçta küçük de olsa ilerleme var.
1700 kalorilik spor yaptığınızı belirtmişsiniz ama bu aşırı yüksek bir rakam gibi geldi bana, 1 saat dağda bisiklet sürüyorum en fazla 350 - 400 kalori yakıyorum. 40 dakika evde ağırlık egzersizleri yapıyorum o da taş çatlasa 300 kalorilik, 1700 kalorilik ne yapıyorsunuz merak ettim, hesap hatası olabilir.
Gıdaların kalori değerleri de genelde hatalı oluyor çok güvenmemek lazım. ama protein ağırlıklı ve kaliteli beslenince eninde sonunda sonuç alınıyor. yağ kas dönüşümü de var, ama bu kadar kısa sürede bu miktarda olmaz gibi.
0
creepy
(22.11.25)
sihirli bir sey yok. tartida ve goruntude degisim yoksa vermiyorsundur.
tabii daha iyisi mezura ile boyun cevresi, bel cevresi vs surekli olcmek.
ama gercekten goruntude fark yoksa sebebi kas kazanmak falan degildir.
insanlar kalori sayarken cok yanlis hesapliyor. yediklerini az yaktiklarini cok yorumluyorlar.
ustune aktivite gercekten 500 kalori olsa bile, sonrasinda metabolizma hizi dusuyor, o 2200 olarak kalmiyor.
2200 bazal metabolizma da yine "teyide muhtac"
ama kilo verme olayinin rutini sudur yedigin her seyi (gercekten her seyi) not edip aldigin kaloriyi sayarsin 1 hafta sonra kilo verdiysen super o kaloriyle devam. yoksa kaloriyi azaltirsin. allah kelami degil sonucta, vermiyosan yedigini azaltacaksin baska yolu yok. ozempic bile kullansan bu boyle. sadece yedigini azaltmayi kolaylastiriyor o da.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
evet 1 ayın neticesinde;

ortalamada günlük 850 kalori yakmış olmama rağmen (yürüyüş + sporla),
günde 2000 kaloriyi ortalamada hiçbir şekilde geçmemiş olmama rağmen (daha gerçekçi olamk gerekirse 1800 lerdedir ortalama kalorim)

0kg verdim, hatta 0.5 ağırlaştım.

haliyle bundan sonra bilimsel methodlarla kilo vermek yok :)

bugünden itibaren günlük 1000 kaloriyi geçmeyecek şekilde 0 karbonhidrat diyeti yapıyorum. 1-1.5 ayda muhtemelen 7-8 kilo veririm.

bir daha da bu saçma salak "kas kaybetmeden kilo ver" mevzularına girmeyeceğim.

şimdiden de söyleyeyim; tüm kalorileri salatanın içine attığım 1 tatlı kaşığı zeytinyağına kadar tek tek sayarak, her şeyi tartarak hesapladım. haliyle "kalori sayımın yanlıştır" kısmı kesinlikle doğru değil. yaktığım da, aldığım da %100 tamamen ölçülebilirdi.
0
🌸whatdreamsnevercome
(02.12.25)
Abi 1 ayda 1000 kaloriyle 0 karbonhidratla 10 kilo da verirsin ama verdiğin kayıp yağ değil kas olur o da affedersin pörsük bir vücut demek, yani buna değinmek sence salaklık olabilir ama asıl salaklık böyle bir şey olmayacağını düşünmek olabilir, yani ayrıca bize de bi şeyler ispat etmek zorunda değilsin senden öyle bir vibe aldım, yani sizi dinledim ama siz hakssızsınız diyor gibisin, eğer olması gereken şartlar altında kilo veremiyorsan çözüm ölüm orucu mu olmalı sence yoksa metabolizmanda bi bozukluk mu var acaba deyip kontrol mü ettirmelisin bunu bilmek lazım, ben de diyet yapıyorum mesela 2300 kaloriyle başladım diyete o noktada bile yağ yakıyordum, sende olmuyorsa sorun yöntemde değil sende olabilir.
0
kizil karga
(02.12.25)
(5)

Toprak Razgatlıoğlu çok iyi mi?

michael_knight
Onun için MotoGP izlemeye başlayayım mı? İlk 3’ü zorlar mı?Bu sezon Yamaha’nın motoru yüzünden pek başarı olmaz herhalde ama seneye olabilir mi yoksa daha birkaç yıl mı var?Toprak gerçekten çok iyi bir motorcu mu?(Sürücü diyorlar galiba di mi, binici değil. )
Onun için MotoGP izlemeye başlayayım mı? İlk 3’ü zorlar mı?

Bu sezon Yamaha’nın motoru yüzünden pek başarı olmaz herhalde ama seneye olabilir mi yoksa daha birkaç yıl mı var?

Toprak gerçekten çok iyi bir motorcu mu?
(Sürücü diyorlar galiba di mi, binici değil. )
0
michael_knight
(19.11.25)
ilk sene başarı zor. hedefi sonraki sene zaten.

baya iyi motorcu. trnin en iyisi.
+2
jelly bear
(19.11.25)
Çok büyük motor sporcusu denilen Turhan Sofuoğlu'nun tokatlanıp gönderildiği Superbike kategorisini domine etti 50-60 şampiyonluğu var, orası için efsane; şimdi MotoGp'ye geçti orası bu işin en üst kademesi zamanında Rossi'lerin falan yarıştığı kategori, burada da başarı olursa evet çok iyi diyebiliriz, yine çok iyi deriz ama bi alt kategori için çok iyi diyebiliriz en üst lig için ne yapar bilemeyiz ama ilk 3 zor fakat sonuç ne olursa olsun burada yarışması mühim bir olay.
0
kizil karga
(19.11.25)
Toprak tartışmasız çok büyük bir sporcu. Şampiyon olamaması gereken bir motorla 2 sene şampiyon oldu. En büyük rakibi Bulega sezon içinde bir noktada "Toprak'ı durdurmak için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum." demek zorunda kaldı.

Bu sene Toprak'tan çok büyük şeyler beklememek lazım çünkü şu anda gridin en zayıf motorlarından birine sahip ve buna benzer bir seride hiç yarışmadı. Motora çok çabuk adapte olacağına hiçbir şüphem yok ancak kendisi hedefini "En iyi Yamaha sürücüsü olmak." olarak belirledi ve bu hedefini açıkladı. Yarış kazanması mucize olur ama şartlar elverişli olduğunca Toprak bu mucizeyi yaratabilecek çok az sayıdaki sporcudan biri. Sürekli podyum yapacağı beklentisiyle izlemek hayal kırıklığı yaratacaktır ancak fırsat geldiğinde dünyanın en iyilerini nasıl perişan edeceğini merak ediyorsanız ve bundan çılgın bir zevk alıyorsanız (ben böyleyim mesela) izleyin. Yok WSBK'ta yaptığı gibi sürekli galibiyet peşinde koşacak birini izlemek istiyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız.
+3
10551037
(19.11.25)
@10551037 peki seneye veya bir sonraki sene şampiyonluğa oynama ihtimali var mı sizce yoksa bunun için başka bir takıma geçmesi mecburi mi?
0
🌸michael_knight
(19.11.25)
Anladığım kadarıyla Yamaha motosikleti yeniden yapmış ve bu sene yeni motosikletin ilk senesi. Motosiklet nasıl evrileceği ve Toprak’ın nasıl bir performans göstereceğini henüz kimse bilmiyor.

Motosiklet hızlı gelişirse ve Toprak da hızlı alışırsa beklenmedik büyük başarılar gelebilir. Şampiyonluğa oynar demek çok zor, zaten bence bunu şu anda düşünmek de anlamsız. Toprak pist motosikletinin zirve sahnesine geldi. Bence sabırla takip etmek ve koşulsuz desteklemekten başka hiçbir şey yapılmamalı. Toprak öyle bir yetenek ki, MotoGP’ye hızlıca alışır ve motor iyi bir hızla gelişirse dünyayı şok eden hareketler yapacaktır.
+1
10551037
(19.11.25)
(3)

Yediklerime ne oluyor? (Tuvalet sorusu)

kizil karga
Normalde böyle soruları Kaleci Saçlı abime soruyordum ama burada olmadığı için sizleri rahatsız edeceğim mecbur kusura bakmayın. Geçen yaz buradan aldığım tavsiyelerle 5-6 ay bulk yaptım güzel de kilo aldım, 3 haftadır da definasyon sürecindeyim, Chatgpt ile kalori-makro hesabı yaptım süreç güzel gi
Normalde böyle soruları Kaleci Saçlı abime soruyordum ama burada olmadığı için sizleri rahatsız edeceğim mecbur kusura bakmayın.

Geçen yaz buradan aldığım tavsiyelerle 5-6 ay bulk yaptım güzel de kilo aldım, 3 haftadır da definasyon sürecindeyim, Chatgpt ile kalori-makro hesabı yaptım süreç güzel gidiyor ama dikkatimi çekti ben artık 3-4 günde bir tuvalete çıkıyorum, normalde (bulk döneminde) günde 2 defa çıkıyordum, tamam yüksek kalori alıyordum ama şimdi de az kalori almıyorum kesin kalori açığındayım ama yinede 2000 kalori alıyorum (bulk döneminde 3500 kalori alıyordum) bunları da et ve patates pirinç karabuğday gibi kaynaklardan alıyorum, e peki bu benim yediklerim ne oluyor son zerresine kadar enerji olarak mı kullanılıyor ben neden tuvalet yapmıyorum? Yani yanlış anlama olmasın var da yapamıyor değilim yok yani hissetmiyorum, bir yandan da bu bir sağlık sorunu mu diye endişe ettim biraz, tamam düşük kaloride tuvalet ihtiyacı azalıyor ama bu kadar mı azalıyor, normal mi bu?

*Önemli mi bilmiyorum ama haftada 5-6 gün de antrenmanım var.
-2
kizil karga
(19.11.25)
%100 cevap veremeyeceğim ama düşük lif yüksek protein kabızlık ve sindirim problemlerine sebep olur. yoğun sporcularda kabızlık yaygın görülür, antreman sıklığınız da yüksek. olay kalori ile ilgili değil de besin dağılımınızda olabilir mi? bir besinden alınabilecek max kalori ve sindirilebilecek miktar kalori ihtiyacı ile böyle değişmez. su tüketiminiz ve bir de brokoli vs gibi lifli sebze tüketiminizi artırıp takip edin derim. bir de probiyotik takviyesi olabilir.
+4
awlmi
(19.11.25)
Bitki tüketimimde sorun yok aslında ama onları kalori hesabına eklemediğim için söylemedim, normalde protein aldığım her öğünde yeşilliklerden yemeye özellikle dikkat ediyorum ama common of demons'un söylediği bir şey ufkumu açtı dışkının 3/4'ü sıvı deyince, bu dönemde idrar miktarım inanılmaz arttı acaba bu da bağlantılı bir konu mu bilemedim.
-1
🌸kizil karga
(19.11.25)
Sıkıntı yaratıyorsa ki uzun vadede yaratabilir. Şöyle bir suplament yapmışlar o iş için.

www.amazon.com.tr
+1
Mirket
(19.11.25)
(15)

TAMAM ÇÖZÜLDÜ:) bu nasıl oluyor? başlık yok ama entrysi var.

gabe h coud
bu benim nickaltı.https://eksisozluk.com/gabe-h-coudbu da nickaltındaki bir entry.https://eksisozluk.com/entry/162128097başlık yok ama entry var? nasıl olayor.ÇÖZÜLDÜ: arkadaşı sessize almışım yanlışlıkla.
bu benim nickaltı.
eksisozluk.com

bu da nickaltındaki bir entry.
eksisozluk.com

başlık yok ama entry var? nasıl olayor.

ÇÖZÜLDÜ: arkadaşı sessize almışım yanlışlıkla.
0
gabe h coud
(17.11.25)
boşluk tire işaretiyle yapılıyor. bu kullanıcı sayfası. en üstten kullanıcı adına tıklayınca zaten yönlendiriyor.

eksisozluk.com
0
🌸gabe h coud
(17.11.25)
haber siteleri de böyle, aynı başlıgı yazınca ikisi de aynı anda açılabilmesi bu yüzden oluyor.

"entry adı - rastgele sayılar" şeklinde
0
liberal
(17.11.25)
eksisozluk.com
eksisozluk.com

biri entry diğeri nick altı diye attığın adres aslında. doğru anladıysam başlık yok dediğinde eksisozluk.com sayfasının açılmaması. gerçek nick başlığı eksisozluk.com
sanırım tıklayarak değil de adresle oynarayarak yazdın.
0
kisa
(17.11.25)
Abi sözlükte Türkçe karakterler kullanılmaya başladığında işaretler de kullanılmaya başladı, yani senin tire olan başlığın farklı bir başlık senin başlığın değil.
0
kizil karga
(17.11.25)
benim nickaltıma yazan var ama başlığa girince yok diyor. türkçemiz yetmedi :)

kısa'nın yazdığı linklerde başlık yok diyor, değil mi?

e arkadaşım yazmış işte başlığa. bunu soruyorum, nasıl olabiliyor?
0
🌸gabe h coud
(17.11.25)
:D anlaşılamadın :D

başlığa nasıl giriyorsun acaba?
4 adet link girdim ya,
1: çokviskiannecim in entrysi görünüyor
2:gabe-h-coud böyle bir başlık yok diyor (adres yanlış çünkü, sen bu başlığı elle mi yazdın, tıklayarak mı gittin?
3:2 ile aynı
4: senin nickaltın, sorunsuz görünüyor. oradaki adres: eksisozluk.com/biri/gabe-h-coud
fark şu, eksisozluk ile gabe arasında /biri/ diye ek var
0
kisa
(17.11.25)
peki şöyle yapalım :)) çokviskiannecim'in entrysi hangi başlıkta?
0
🌸gabe h coud
(17.11.25)
hatta çokviskiannecim'in entrysinde başlığa tıklayınca karşımıza ne çıkıyor?

eksisozluk.com

eksisozluk.com

çokviskiannecim'in entrysi var ise, başlığına tıklayınca neden onun entrysi gelmiyor?
0
🌸gabe h coud
(17.11.25)
nickimin üzerine tıklayınca gittiğim başlıkta çokviskiannecim'in entrysi gözükmüyor.
0
🌸gabe h coud
(17.11.25)
eksisozluk.com/entry/162128097 bu adresteki entrynin başlığına tıklayınca
eksisozluk.com/gabe-h-coud--6706116 bu sayfa açılıyor. yine entrynin olduğu sayfa çıkıyor.
başlığa tıkladığımda senin başlık altın çıkıyor aslında ama o kişiden başka imse yazmamış sanırım. ben de bir şey yazayım silerim.
0
kisa
(17.11.25)
başlığa tıklayınca şimdi
eksisozluk.com/gabe-h-coud--6706116 iki entry çıkıyor nick altında.
sanırım başlık ile nickaltı kısmı ayrılmış, eskiden tek başlık altındaydı.
0
kisa
(17.11.25)
abi senin entry yokken boş sayfa geliyordu. şimdi senin entry gelince 1 entry var gibi gözüküyor. tıklayınca bir şey gelmiyor.
0
🌸gabe h coud
(17.11.25)
sözlük'ten çıkınca entryler gözüküyor. sözlük'e girdiğimde gözükmüyor. engellemedim ben çokviskiannecim'i. hatta takipteyim.
0
🌸gabe h coud
(17.11.25)
ekran kaydı aldım.

streamable.com

@kısa, sen entryni silersen, bu sefer entry yok diyecek ama 1 tane var biliyoruz.
0
🌸gabe h coud
(17.11.25)
buldum buldum tamam. dağılabiliriz :))

engellememişim ama sessize almışım. nasıl olmuşsa ve o ne demekse.
0
🌸gabe h coud
(17.11.25)
(4)

Kreatin

old possum
Hangi kreatini kullanayım? Fitnessda daha fazla verim almak için hangi formunu kullanacağım? Kadın kişisiyim. Teşekkürler.
Hangi kreatini kullanayım? Fitnessda daha fazla verim almak için hangi formunu kullanacağım? Kadın kişisiyim.

Teşekkürler.
0
old possum
(17.11.25)
Monohidrat/mikronize olduğu sürece fark etmez diyorlar.
0
kizil karga
(17.11.25)
Creatine monohydrate, marka model farketmez.
0
wallcan
(17.11.25)
üstteki arkadaşlar +1

senelerdir kullanırım.
0
yurtsuz john
(17.11.25)
Creapure sertifikası olduğu için aşağıdaki ürüne başladım ben de 15 gün önce, ilave olarak monohydrate bu da

m.supplementler.com
0
pislick0
(17.11.25)
(7)

Pink Floyd’dan sonra büyük var mı?

michael_knight
Pink Floyd’dan sonra o büyüklükte bir grup gelmiyor aklıma. Deep Purple var ama o da babamın zamanından. Benim zamanımdan aklıma gelen en büyük Radiohead ama aralarında ben bile birkaç gömlek fark olduğunu hissediyorum. Pink Floyd’dan sonra onun kadar büyük bir grup oldu mu? Neden böyle?
Pink Floyd’dan sonra o büyüklükte bir grup gelmiyor aklıma. Deep Purple var ama o da babamın zamanından.
Benim zamanımdan aklıma gelen en büyük Radiohead ama aralarında ben bile birkaç gömlek fark olduğunu hissediyorum.

Pink Floyd’dan sonra onun kadar büyük bir grup oldu mu? Neden böyle?
0
michael_knight
(15.11.25)
ne kadar bana öyle gelmese de the rolling stones olabilir mi?
+1
nothing in my way
(15.11.25)
Queen.

Türk edebiyatındakı Garip Akımı gibi hepsini ezdi geçti.
+2
yurtsuz john
(16.11.25)
En büyük diyemem ama aynı dönemde az buz popüleritesi olan ismini sayabildiğimiz 10 grup bence rock müziğin basamaklarını yukarı taşıyan en tepedeki isimler. Pink floyd büyükse önceki çıkanlar yüzünden, herkes burada bir kilometre taşı aslında, o yüzden bence kimse en iyisi bey en büyüğü değil hepsi en iyileri.
+1
olaylar olaylar
(16.11.25)
bulutsuzluk özlemi

edit: nejat abi eksi oy verenlere sevgilerini iletiyor.
-5
HellKeePer
(16.11.25)
rolling stones
guns and roses

falan

pink floyd 2000'lerde falan alternatif bir şeydi aslında.
0
duyurukullanıcısı
(16.11.25)
Pink Floyd kadar abartılmış boktan bi grup çok yoktur müzik tarihinde.
-2
kizil karga
(16.11.25)
Böyle bir başlıkta Queen'den yeterince bahsedilmediğini fark ettim, kısacası Queen.
-1
Moonpie
(16.11.25)
(10)

Nasıl olabilir?

mermaidd
Dün bu konuda başlık açılmış ama konunun gidişatı değiştiği için bende sormak istedim. Zehirlenen gurbetçilerin kaldığı otelden 2 kişi daha zehirlenme vakasıyla hastaneye kaldırılmış. Oteldeki damacana sudan zehirlenildiğinden şüpheleniliyormuş. Su bu kadar tehlikeli olabilir mi? Özellikle damacana
Dün bu konuda başlık açılmış ama konunun gidişatı değiştiği için bende sormak istedim. Zehirlenen gurbetçilerin kaldığı otelden 2 kişi daha zehirlenme vakasıyla hastaneye kaldırılmış. Oteldeki damacana sudan zehirlenildiğinden şüpheleniliyormuş. Su bu kadar tehlikeli olabilir mi? Özellikle damacana su.
0
mermaidd
(15.11.25)
Damacanın toksikliği açıkta bekleyen tavukla yarışır.
0
kizil karga
(15.11.25)
Sudan ziyade damacananın içine oturtulduğu sebil, alındiği günden bu güne hiç temizlenmemiş olabilir.
Suyun geçtiği o yollar vs.
0
WithWorth
(15.11.25)
Otel sahibi mutfağımız yok, kapalı su dışında ikramimiz da yok demiş. Havalandırma da sorun yoksa otelde sorun yok

Düzeltme: şimdi twitterda gördüm damacana su varmış sadece. Otel sahibi suçlu olabilir
0
artıküyeolmakistiyorum
(15.11.25)
bence artık haber kirliliği var.herkes bir şey diyor. ülkede sağlık sistemine güvenilmeyince böyle oluyor. tavuktan zehirlenen bir aile vardı, onlarda acile gidip evlerine gönderilmişti. asıl sıkıntı burada.
+1
mikahakkinen
(15.11.25)
insanlar depremde enkazda susuz kalınca kendi idrarlarını içiyorlar, bir şey olmuyor. bear gyrills fil dışkısını sıkıp içindeki suyu içiyor, bir şey olmuyor. damacana su veya sebili ne kadar kirli olabilir? hem sadece onlar mı içti?

bir de niye bu kadar belirsizlik olduğunu anlamadım. adli tıpta otopsi yapılmadı mı? biri böcek ilacı diyor, biri midye diyor, biri kumpir biri damacana su diyor.
+1
tabudeviren
(15.11.25)
@tabudeviren yaklaşık 30-40 dakika önce girilen bi haberde de otelde düzenli olarak böcek ilaçlaması yapıldığı ve bunun doğrultusunda zehirlendiklerini yazmışlar. Neye inanacağımı şaşırdım artık
0
🌸mermaidd
(15.11.25)
@mermaidd böcek ilacı konusu sabahtan beri konuşuluyor. Otelin ciddi bir hamam böceği sorunu varmış. Google yorumlarında otelde kalanlar bu konudan şikayetçiymiş. Aile alt katta havalandırmanın yetersiz olduğu bir odada kalmışsa böcek ilacından etkilenmiş olabilir diyorlar.
0
gnosis
(15.11.25)
insan ve gida olan yerde ilaclama yapan sirketler,puskurttukleri sivinin treake solunumu yapan canlilarda etkili oldugunu söyluyorlar,

bence tavuktandir,
0
designer
(15.11.25)
@designer Tavuktan olsa o restoranda yemek yiyen başkalarının da zehirlenmesi beklenmez mi? Geçenlerde başka bir ilde yedikleri tavuk dönerden yüzlerce kişi hastanelik olmuştu.
Bu arada son dakika haberi: "Zehirlenen ailenin kaldığı otelde iki kişi daha hastaneye kaldırıldı! 'İlaçlama' ve 'damacana su' şüphesi... 3 kişi daha gözaltına alındı"
0
gnosis
(15.11.25)
@gnosis bende seninle aynı fikirdeyim gıdadan olduğunu düşünmüyorum. Otelde bir de damacanadan su içmişler ya ondan oldu ya da bu ilaçlamadan zehirlendiler.
0
🌸mermaidd
(15.11.25)
(11)

NewYork'ta bir Uganda'lı

WithWorth
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında `NewYork` belediye başkanı olmak.Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında NewYork belediye başkanı olmak.
Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.
Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de.
11 Eylül'den sonra; fanatizme gidip tüm müslümanlara etiket yapıştırmamış demek halk ?
Yada muhalif taraf "11 Eylül teröristini başa mı getireceksiniz ?" diye karşı siyaset yapmamış.
Çünkü halkta bu karşı siyaset tutmayacak...
Yada "O afrikalı; bizden değil" dememiş.
Ne diyorsunuz ?
-1
WithWorth
(15.11.25)
Abd'de bizdeki gibi seçilmeni engelleyecek siyasi bir baskı yok, adam zamanında taksiciler için açlık grevi yapmış mesela bu tip eylemler kitleleri arkana alabilmene neden olabiliyor, buna benzer başka aktivist eylemleri de olmuştur muhakak, adamlar bunları unutmuyor zamanı gelince bu müslüman bu zenci bu Afrikalı demeden karşılığını veriyor.
0
kizil karga
(15.11.25)
@kizik karga "adamlar bunları unutmuyor" cümleniz çok vurucu.
+1
🌸WithWorth
(15.11.25)
Beyaz Müslüman olsaydı seçilmezdi bence. Siyasiler tersine ABD'nin parçası.
-2
arbre
(15.11.25)
Amerikada seçilen adamlar, derin devletin adamıdır, figürdür.
Derin devlet ne derse onu yaparlar. O an vitrine onu koymak gerekmiştir. Onu koymuşlardır.
Adamın rengi, dini, nerede doğduğu ehemmiyet kesbetmez.
-2
Mirket
(15.11.25)
Abd'de dindarlık devlete bağlılıkla özdeşleştirilen bir özellik. Dinsizim, ateistim deseydi seçilemezdi. Siyah olmak, müslüman olmak amerikan değerlerine göre zararlı özellikler değil. Siyahlık-beyazlık konusu çoktan aşıldı.

Mamdani müslüman kimliğiyle lgbt barlardan oy topladı. Ne kadar practising müslüman durup düşünmek lazım. Örneğin lgbt haramdır dese kaç kişi oy verirdi?
0
michael harddd
(15.11.25)
diversity bias,

newyork'ta belediye başkanı olmak çok matah bir şey değil, herşeyden sorumlusun bir sürü dava açılıyor ve herkesi mutlu etmek zorundasın. istediğini de yapamazsın.

o sebeple sadece x insanlar artık seçimlerde
-3
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Mamdani aslında kendi içinde oldukça inançlı Şii bir Müslüman ama arkadaşların da dediği gibi gay barlara gitti, translarla kampanya yaptı yani din bakış açısıyla ayrıştırma yapmadı.

Ayrıca kimliğini inkar etmese de siyaseti daha çok sınıf üzerinden yaptı. Tabii ki Türkiye'deki sosyalistler beğenmiyor ama yine de ABD şartlarında "Ben sosyalistim" diyerek kampanya yaptı ve kazandı. Taksiciler dışında kirasını ödeyemediği için evinden çıkmak zorunda kalan kişilere gönüllü destek verdi, partisi (dsa, democratic socialists of america) içinde yıllardır örgütlü ve babası Marksist bir akademisyen annesi de yine sol görüşlü bir yönetmen.

Kesin derin devlet var demek kolay, gerçekten olabilir de tabii ve kendisini yüceltmeye ya da Mamdani kazandı diye kışın ABD'ye devrim geliyor demeye gerek yok ama yine de bir sene önce adaylığını açıkladığında %1 tanınan biri olarak başarılı bir kampanya süreci ve halkçı vaatlerle dünyanın en önemli şehrinin belediye başkanı oldu, saygı duyulması lazım.

Ha bu arada rakipleri 11 eylülden girdi, şeriat getirmek istediğinden çıktı, sakalını photoshopla gürleştirip algı oyunları yaptı, her türlü pisliği yaptılar. ABD bu siyasi pislik konusunda bizden daha kötü olabilir hiç eksik kalmıyorlar en azından
+1
nundu
(15.11.25)
türkiyeyle kıyaslamak çok yanlış. amerika zaten başlı başına göçmen ülkesi. önce ki başkanlarında çoğu göçmen kökenli.
bir de seçine katılım oranlarına bakmak lazım. bizdeki gibi %90 üstü bir katılım yok. hatta orada her seçin de gidip kendin seçmen kaydı yaptırman lazım ancak öyle oy kullana biliyorsun.
kaldı ki bu adamda radikal islamcı değil şii. tam istedikleri kıvamda.
popülist söylemler ve trump karşıtlığı ile kazandı. bizimkiyle tek ortak noktası bu olsa gerek.
+1
my fault
(15.11.25)
mamdani new york’ta kazandı; başka bir şehirde (demokratların kemikleşmiş yapısından bu kadar kopmuş) bir aday kazanamazdı. New York’ta zengin olan her mahalle (west village mesela, sadece Wall Street tayfanın yaşadığı yerler değil) cuomo’ya verdi. bu seçim sonucu sisteme toplu bir cevap değil yani.

demokratlar içinde aşırı dinozor bir establishment var (gürsel tekin vari). çok da göründükleri gibi progressive değiller. Zamanında Bernie yerine Hillary’nin aday gösterilmesi onların da kafa yapısını gösteriyor. trump bile demokrat cuomo’yu destekledi. aynı paranın iki yüzüler.

Okuduğum bir yazı zohran’ın da aslında sistemin bir parçası olduğunu (polise olan vurgusu vs.) anlatıyordu. yola çıktığı vaatlerini bayağı bir ehlileştirmesinden bahsediyordu. linki tekrar bulursam buraya koyarım.

yani aslında pek bir şey değişmedi, bu yüzden çok umut verici değil. tek umut veren şey, grassrootsun gücünü elbet bir zaman gösterebileceği inancı.
+1
eileengray
(15.11.25)
ABD deki kutuplaşmanın argümanları, anlayış ve kültürü ile bizdekiler çok farklı .
Bizde kömür ve makarna bile artık siyasi manada anlamlandırılıyor.
Spaghetti dağıtılsaydı durum belki biraz farklı olabilirdi.

Suriye iç savaşı 2011 bahar zamanı başladı . O tarihten bu zamana gelen milyonlarca göçmene rağmen bu zamana kadar içlerinde bir tane tanınmış youtuber görmedim. Oysa göçmenlere kıyasla yoğunluk olarak sınırlı sayıdaki Koreli, Japon vs. youtuber gördük.

Çevremde Suriyeli de oldukça fazla.
Ucuza işçi olarak istihdam haricinde hiç bir yerden toplumun içinden biraz sıyrılarak görünen bir noktada olmaları için gerçek anlamda destek görmediler. Hatta hastanelerde görev alan göçmen asıllı sağlık personellerini bile görmek istemedik. (Zencilerin de giremeyeceği kamu binaları bir zamanlar ABD de bulunurdu)
Haliyle siyasette yer almaları da asla düşünülemezdi.
Konu geniş o nedenle ne kadar tezatlar içerisinde olduğumuzu biraz anlatmak istedim burada

Mamdani'nin ise arkasında temelde küreselcilerin olduğu ve onların kontrolünde olarak konuşmalarında "her şeyi " vaad eden biri.
Trump, onun seçilmesi halinde eyaleti bazı maddi yaptırımlarla tehdit etmişti.
Mamdani'nin seçilmesinin (geçmişine de bakarak) dünyanın geri kalan kısmına da bir mesaj olduğunu düşünüyorum .
Devşirme yoluyla dış arenada kazanım sağlama bir nevi .
Benzeri belediye başkanlığı hikayesi ingilterede de var.
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
New York da bildiriyorum. new yorkun Amerikanı geri kalanı ile uzaktan yakından alakası yok. demokrat adayı olarak ny da kazanir ama baska demokrat bir sehirde kazanamaz. ny amerika degil kısacası
0
oscar
(16.11.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.