Giriş
(9)

Ünlülere neden sardılar?

Kahvedesu
Neredeyse her gün biri uyuşturucudan tutuklanıyor? Sıradan insanlara niye bir şey olmuyor?
Neredeyse her gün biri uyuşturucudan tutuklanıyor? Sıradan insanlara niye bir şey olmuyor?
0
Kahvedesu
(13.01.26)
onlara da oluyor tabi ama haberimiz olmuyor. ünlüler göz önünde olduğu için caydırıcı olsun diye özellikle seçiliyor, tabi parayı basıp sıyırıyorlardır oraları bilemeyeceğim.
mesela marmariste bizim yan bahçede yaşayan adam okul önünde çocuklara uyuşturucu satmaktan 2 yıl yedi bir kaç ay sonra salındı. bu da böyle bir haber :P
-1
neira
(13.01.26)
toplumun tüm kesimlerine korku salıyorlar. devletin (kendilerinin) gücünü pekiştiriyorlar. milletvekili de olsanız, seçilmiş belediye başkanı da olsanız, milyonların sevgilisi meşhur biri de olsanız, en çok izlenen gazeteci de parti başkanı da olsanız size çökeriz, adliyede cezaevinde süründürürüz demek istiyorlar. çünkü aynı gücü uyuşturucu ile mücadelede, sanal bahis ve dolandırıcılıkta kullanmıyorlar.
+1
ground
(13.01.26)
- gundem degistirme
- ya biz sadece chp, Imamoglu ile ugrasmiyoruz, kimin yanlisi varsa aliriz, kimsenin gozunun yasina bakmayiz, bak Sadettin saran'i aliyoruz gorun (cok tepki gelince gs'dan Lutfu aribogan'i falan aldilar iki gunlugune yalandan, 20 senelik olay guler misin aglar misin? Acizlik! Bir plan program yok, spontane ben yaptim oldu. Sonra cok tepki gelecek sike olayina girmeyelim ama bir Galatasarayli alalim diye Erden timur'u kara paradan aldilar dengelemek icin)
- itibar suikasti, lekelemek. Yarin obur gun, biri cikis, bir elestiri yaptiginda ya sen zaten kokocuydun, hakkinda yuz tane iddia vardi, sen once onu acikla, senin ne oldugun belli diyecekler, simdiden milletin sesini kesmek, otosansur bir nevi.
+1
freedonia
(13.01.26)
Büyük resmi gören bazı teorisyenlere göre bu yaz aylarında büyük bir şeyler olacak.
O olmadan önce ortam hazırlanıyor, iç-dış hesaplaşmalar yapılıyor, ayrık otları ayıklanıyor vs.

Bahsettiğiniz konu da bu amaçla kullanılan araçlardan biri, ünlüler o işin sos kısmı. İş insanları, siyasetçiler ve onların aile bireyleri işin asıl kısmı.

Ben demiyorum, büyük resmi görenler böyle diyor ben sadece aktarıyorum size.
0
michael_knight
(13.01.26)
Esrarı yasallaştırmak için zemin hazırlanıyor
-1
olaylar olaylar
(13.01.26)
Bütün bu olanları bir şekilde Eko başkanıma bağlayacaklar gibi.
0
kizil karga
(13.01.26)
Deniz seki neden yıllarca yattı? Bunların ifadesini alıp bırakıyorlar.
0
🌸Kahvedesu
(13.01.26)
"influencer" kadinin teki adamin tekinin ucagina binip, kibris'a kumar oynamaya gidiyor. ucak imamoglu'nun cikiyor. bu kadin da vallaha haberim olsa binmezdim diye aciklama yapiyor. fikra bu kadar.

amac net olarak ortami bulandirip, adami mumkun oldugunca icerde tutmak.
ergenekon sureci de boyle degil miydi?
0
cooperr
(13.01.26)
Deniz Seki uyuşturucu ticareti suçundan ceza aldığı için yattı.

Ben asıl amacın komple bir gündem değiştirme ya da hesaplaşma olduğunu düşünmüyorum. Habertürk tarafındakilerle, özellikle Mehmet Akif Ersoy'un kendisiyle ya da arkasındaki tiplerle bir hesaplaşma amacı olabilir. Soruşturmayı yönetenleri manipüle edebilecek olanların da bazı kişilerle kişisel hesaplaşmaları olabilir, bunlara itiraz etmiyorum ancak tümüyle maksatlı bir operasyon olması (Ergenekon, Balyoz vs gibi) bana pek olası gelmiyor.

Uyuşturucu kullanımı zaten yaygın. Benim gibi ağzına sigara koymayan ve sosyal (içki) içici birinin bile çevresinde düzenli olarak bazı maddeler kullanan insanlar var ki ben uyuşturucu kullanılan ortama girmem. Belli ki kamuoyunun bildiği tanıdığı kişilerin torbacıları ve bu torbacılarla iletişim halindeki kişiler alınmış ve gerisi geliyor. Ancak bu mücadelenin çok samimi bir mücadele olmaktan ziyade "Kimse yargıdan azade değil." mesajı verilmek için yapıldığı da anlaşılıyor çünkü bu kadar çok torbacı alındıktan sonra, müşterilerin yanı sıra asıl uyuşturucu ticareti şemasının yukarısına çıkılması gerektiği aşikar ancak buna dair pek bir haber göremiyoruz.
0
10551037
(13.01.26)
(4)

Güvenilir yutub/instagram fitnısçısı

fildirfildir
Hareketleri yeni yeni öğreniyorum, salondaki hocaları da sürekli darlamak istemiyorum bir iki kere gösteriyorlar zaten sağ olsunlar. So, bana hoca önerir misiniz, bak şu gerçekten doğru gösteriyor hareketleri diye. Çünkü bir sürü hoca ve video serisi var kafam karışıyor planki bile hepsi başka başka
Hareketleri yeni yeni öğreniyorum, salondaki hocaları da sürekli darlamak istemiyorum bir iki kere gösteriyorlar zaten sağ olsunlar. So, bana hoca önerir misiniz, bak şu gerçekten doğru gösteriyor hareketleri diye. Çünkü bir sürü hoca ve video serisi var kafam karışıyor planki bile hepsi başka başka anlatıyor.
0
fildirfildir
(13.01.26)
Ben hoca öneremem bilmiyorum çünkü ama şurada tüm hareketlerin nasıl yapıldığı gösteriliyor: www.instagram.com
0
kizil karga
(13.01.26)
nahtoderfahrung
(13.01.26)
Hepsini izle. Farklı detaylara dikkat çekiyorlar. Faydası olur.
Yine de çelişkiye düşersen bizi darla burada.
0
Mirket
(13.01.26)
Sen de şu ablayı takip et. Videolarında Beginners serisi vardı duruyorsa

www.youtube.com
0
Mirket
(13.01.26)
(8)

bir esere para verdiğimiz zaman o eserin neyini satın almış oluyoruz?

kibritsuyu
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?

örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok. ben soft olarak mp3 indirip telefonuma yükleyerek dinlemek istiyorum. mp3 indirmek yasal bir işlem değil. ben kasetleri satın almış olmakla o şarkıyı dinleme hakkına sahip olmuş oluyor muyum? illa fiziksel kasedi mi dinlemeliyim? kasetten değil de normalde yasal olmayan bir yöntemle edinilmiş soft versiyonunu dinlediğim zaman bu yine korsana mı giriyor?

ya da mesela kitapçıdan kitabı aldım. ama yanımda taşımak istemediğim için korsan e-kitap versiyonunu telefonuma tabletime yükledim. ben kitabı satın alınca o kitabı her türlü okuma hakkına sahip miyim? illa o satın aldığım fiziksel kitabı mı okumalıyım, yoksa hangi formatta olursa olsun, normalde yasal olmayan bir yolla edindiğim şekliyle okumak istesem yine korsanlık mı yapmış oluyorum?
0
kibritsuyu
(12.01.26)
Abi kasetteki şarkıyı mp3 olarak telefona indirmen yasak değil ki, yasak olan paylaşmak dağıtmak vs kişisel kullanımda bir sıkıntı yok, aynı şey diğerleri için de geçerli; kişisel kullanım için bir sıkıntı yok.
-1
kizil karga
(13.01.26)
Eski bilgidir, guncelligini bilmiyorum.
Bahsettiğin Cd ya da kasetleri kendin mp3 yaparak dinleyebilirsin. İndirme kısmını hatırlamıyorum /bilmiyorum.
Dediğim gibi bu eski bilgidir
0
kisa
(13.01.26)
nasıl yani? korsan siteden film indirip izlemek kendim yaymıyorsam yasal mı? ya da maçı selçuktan izlemek yasal mı? selçuk suç işliyor o tamam da, ben izleyebiliyor muyum gönül rahatlığıyla?

ama filmin dvd'si var elimde, dvd player yok. hdfilmcehenneminden açıp izleyince yine korsan mı izlemiş oluyorum, ben o filme zamanında para vermiştim?

ya da tod tv aboneliğim var maç izlemek için. yayın kalitesini beğenmedim, kesiliyor, takılıyor vs., selçuk'tan açıp izlesem yine korsan izlemiş mi oluyorum? ben o maçı izleme hakkına para verince korsan yayın yapan dahil her mecradan yasal olarak izleyebiliyor muyum, yoksa yine korsancı mı oluyorum?

paylaşma, dağıtma, başkasına fayda sağlama yok.
0
🌸kibritsuyu
(13.01.26)
Güzel abim "paylaşım" demek tek taraflı bir şey değil biri seninle paylaştığında sen de buna iştirak etmiş oluyorsun ikiuçlu bir konu bu, bak ilk sorunda kendi para verip aldığın kasetten kitaptan bahsettin, onu alıp bilgisayarına telefonuna indirebilir okuyup dinleyebilirsin bu "kişisel" bir kullanım ama hdfilmcehennemi'nden bir şey indirirsen sen de bu paylaşım ve dağıtım suçtur ilkesini çiğnemiş oluyorsun, çünkü niye? Bu paylaşım ve dağıtım dediğimiz şey tek taraflı değil paylaşılan kişiyi de bağlar ama burada nitelikli olan suç "indirmek" yani paylaşım ve dağıtım, online izlemek de yasaldeğil ama diğeri gibi nitelikli bir suç değil.
0
kizil karga
(13.01.26)
Soruyu daha çok bir düşünce egzersizi olarak soruyorsun sanırım.

Hemen her ülkede bahsettiğin şey ile ilgili yasalar farklı. Ama genel olarak yasal düzenek şöyle:

Zamanında aldığın kaset ile: Fiziksel bir kaseti (içeriğinden bağımsız olarak) satın alıyorsun + içindeki müziğin "o kopyasını" kişisel olarak dinleme "lisansını" satın alıyorsun. Bu kadar.

Yani aldığın şey müziğin hakları değil, müziği kopyalama hakkı değil, kopyalayıp satma hakkı değil, müziği gelecekte ve geçmişteki farklı kopyalarını dinleme hakkı değil. Başkalarına dinletme hakkı değil vs. Aldığın şey sana içindeki müzik kopyasıyla yapabileceklerini belirleyen bir lisans. Mesela atıyorum bu kasedi sahibi olduğun dükkanda müşterilerine dinletmek için farklı bir lisansa ihtiyacın var. Veya kasette satın aldın, CD formatında dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Plakta dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Yani sadece belli haklar satın alıyorsun.

Ha bu lisansa uymazsan ne olacağı ayrı bir tartışma. Lisansa uymuyor olman çok göze batarsa ve lisansı veren onları çok zarara uğrattığını veya uğratma potansiyelin olduğun düşünürse bir kar zarar hesabı yapıp yasal haklarını arayabilir. Pratikte milyonlara korsancılık yapmıyorsan tabii bir şey olmuyor.
+1
robokot
(13.01.26)
@robokot +1

Kaset aldınız, telefonda dinlemek için kopyaladınız ve aktardınız. korsandır. kaset aldınız, dükkanda müzik çaldınız. ticari yayın lisansı almadığınız (meslek birliği bildirimi) için korsandır. hatta, kaset aldınız ve beğenip arkadaşınıza verdiniz. dağıtmış olduğunuz için yine korsandır. bunlar teknik yaklaşımım.

siz şarkıya, kitaba, nftye (hehe) belirli bir formatta erişim hakkını almış oluyorsunuz. aldığınız nft'yi bastırdıysanız o da yasal değil.

yasal, etik ve ahlaki üç ayrı tartışma var sorduğunuz sorularda aslında. bir de tabi işi ekopolitik çerçevesi var. eser ile emtiayı ayrı değerlendirmek gerekir.

şarkıyı kaset aldınız, telefonunuza kopyaladınız ve dinliyorsunuz. yasal değildir, etiktir, ahlaki olmayabilir -orada da dağıtılıyor artık (spotify, apple müzik). filmi dvd aldınız ama oynatıcınız yok, hdfilmcehenneminden izlediniz. yasal değil, etik, ahlaki değil. filmde ahlaki değil diyorum, çünkü hdfilmcehennemi'nin sektöre dönüşü yok. Film yapmıyor, sanatçı desteklemiyor, veya bir yapım şirketi yok.

yasaya dair; fsek aslında oldukça kapsamlı bir yasa bizde, uluslararası standartların baya üzerindeyiz. uygulaması çok zayıf, o ayrı.

etiğe dair; edindiğiniz emtia bir şekilde üreticisine en az aracı ile en çok faydayı sağlayabiliyor mu? şarkı, kitap vb örneklerde bunu değerlendiriyorum. kaset (sanatçı, yaypımcı ve baskı) yerel sektöre kazandırıyor. siz kaseti başkasıyla paylaşıp buraya +1 kazandırabilirsiniz. bu yüzden etik sorunu yaşatmaz. ama apple müzikten albüm almak, ne sanatçıya ne de sektöre kazandırıyor. apple ve yapımcı aradaki "insanı" yok etmeye yönelik bir sistemle çalışıyor ve bu da tüm endüstri için sorun oluşturuyor. apple müzikten aldığınızı cdye basıp dağıtmak veya ticari de olsa -küçük ölçekli- yayınlamakta da bence sorun yok. arada aslında sorun çıkarana sorun oluyorsun ve bu bir sorun değil.

yine şarkı örneğinden gideyim -spora her şey mübah görürüm-, spotifydan o çok sevdiğiniz ve ortalama dinlenen sanatçıyı takip ediyorsunuz. snoop dogg açıklamıştı önceki yıllarda, bilmemkaç milyon dinlenme 47bin dolar getirmiş. sanırım pandemi dönemiydi. şimdi sizin dinlediğiniz ve o çok beğendiğiniz sanatçı ne kazanacak ki aranjörü bestecisi söz yazarı kayıtçısı miksçisi mühendisi ne kazanacak? bu sefer konserden kazanmak zorunda kalıyor ki o da ticketmaster (bizdeki biletix) tuzağına düşmek demek. biletix sanatçıyı bağlar, mekanları bağlar, biletleme işini bağlar, hatta sigortasını bile biletix sigorta a.ş yapıyor. çok büyük tezgah. siz bugün 100 lira verip hem sanatçıyaz hem yapımcıya, hem mekana kazandırıp hem de uygun fiyatla eğlenebilecekken, bir stream "kolaylığı" ile tümden zorlaşıyor her şey.

ekşideydi sanırım, şöyle bir şey okudum. sezen aksu'nun tüm diskografisine 70M ödediler, çünkü sezen'in tüm stream platformlarında kişilerden topladığı zamana erişmek istiyorlar (özetle). siz kaseti aldığınızda sanatçının tüm şarkıları için parasını ödemiş ama bir şarkısını dinlemiş olabilirsiniz. streamde yalnızca bir şarkısına para ödemiş oluyorsunuz. "endüstri" için kayıp burada başlıyor. tüketici için ise yukarda bahsettiğim, bunun sonrasında.

profesyonel spor türkiye'de ve dünyada askeriyeden daha pis olan tek şey. palantir real madridden daha az kötüdür. sporda ne olsa müstehak.
+3
klassno
(13.01.26)
en temelde o eserden ticari olarak para kazanma hakkını satın alıyorsun.
0
orpheus
(13.01.26)
telifli fiziki bir materyalin dağıtım ve çoğaltma hakkı telif sahibindedir. siz başkasının yarattığı içeriği indirerek yeni bir kopyasını yaratmış, yani çoğaltmış oluyorsunuz. o yüzden yapılan işlem yasalara aykırı.

ancak sahip olduğunuz film/müzik/basılı yayın 'ın orijinalini saklamak koşuluyla kendi kullanımınız için, kendi imkanlarınızla dijitale aktarmanız çoğunlukla yasal. kopyalanan film/müzik/basılı yayına sahip olmadığınızda ilgili kopyayı da silmeniz bekleniyor.

dijital içerikte konu biraz daha karışık. dijitalde (drm'li içerikte) fiziki üründeki gibi genel bir kullanım hakkını değil, sadece belirli bölgeyle kısıtlı bir izleme lisansı satın alıyorsunuz. tod (digiturk/bein adı her ne ise...) türkiye'deki dijital yayın haklarına sahip tek "lisanslı" kuruluş. korsan yayıncı ise ilgili içeriği türkiye'de dijital mecrada yayınlama lisansına sahip değil.

satın alınan izleme lisansları ise tek bir kuruluşa ait (başka mecralarda geçerli değil). örneğin steam'de satın aldığınız bir oyunun başka platformda geçerli olmaması ya da google play'de satın aldığınız dijital içeriğe amazon, apple gibi platformlardan erişememeniz gibi.

bir de dijitalde kimi zaman siz bir içeriği indirirken, aynı zamanda indirdiğinizi paylaşıyor oluyorsunuz. bu durumda izlediğiniz yayının dağıtımına 1KB bile katkıda bulunmuşsanız dağıtıcı sayılırsınız. korsan yayın izlediğiniz platformların sistemini bilmediğiniz için böyle bir duruma da düşebilirsiniz.
+1
tnz
(13.01.26)
(13)

Bankalara borç takıp ödememek?

bobinhoo
Geçen şunu farkettim ki,tüm bankalardaki kredi kartı limitleri, ek hesap limitleri, ön onaylı krediler vb hepsini alsam 7-8 milyona yakın para alabiliyorum anında bankalardan.Üzerimde hiç bir malvarlığı olmadığı senaryoyu düşünecek olursak, ben bu borcu bankalara takıp ödemesem ne olur?Bildiğim kada
Geçen şunu farkettim ki,tüm bankalardaki kredi kartı limitleri, ek hesap limitleri, ön onaylı krediler vb hepsini alsam 7-8 milyona yakın para alabiliyorum anında bankalardan.

Üzerimde hiç bir malvarlığı olmadığı senaryoyu düşünecek olursak, ben bu borcu bankalara takıp ödemesem ne olur?

Bildiğim kadarıyla maaşımın da %25ine el koyabiliyorlar maksimum, %75i bende kalıyor zaten.

Bu koşullarda tüm malları üzerine geçireceğim insandan kazık yemediğim sürece başka nasıl zorluklar yaşarım sizce?
0
bobinhoo
(12.01.26)
Bi daha bankalarla işin olamaz. Hesabına para yatıramazsın direkt bloke edilir. Kredi kartı kredi kullanamazsın. Kredi kartın olmadığı için araba kiralayamazsın mesela.
Onun dışında ödeyeceğim diye taahhüt falan vermezsen hapis cezası yok.
Haciz derdin de yoksa sorun yok zaten.
0
jelly bear
(12.01.26)
O güvendiğim insan bir kart çıkarır verir bana nolacak ki. Ha dediğin gibi araba kiralayamazsın ama çok da önemli bir şey değil yani.

Peki bankalar bir süre sonra bırakır mı peşimi acaba?
-1
🌸bobinhoo
(12.01.26)
bankalar peşini bırakır borçlar varlık fonuna devrolur bir süre sonra. varlık fonu borçları daha ucuza satın aldığı için borçları daha az paraya kapatabilirsin ama belki de bi 5-10 yıl sonra.

ama yine de kart vs alamazsın.
0
jelly bear
(12.01.26)
Varlık fonu bir zaman sonra seni aramayı bırakıp halanı teyzeni amcanı dayını evliysen eşini değilsen sevgilini sevgilinin kardeşini arkadaşlarını arkadaşlarının arkadaşlarını falan aramaya başlıyor seni utandırmak için, "bu bobinho'ya biz ulaşamıyoruz siz ulaşırsanız söyleyin de bize üç beş bi şeyler ateşlesin borcu çok birikti" diyorlar, "bunlar da umurumda olmaz kardeşim" genişliğin varsa pek bir sorun yaşamazsın.
0
kizil karga
(12.01.26)
varlık şirketleri peşini bırakmaz. bu yüzden üstüne hiç bir şey alamazsın. zaten almam diyorsan sorun yok. maaşına haciz gelir ömür boyu taksit taksit ödersin. eğer istersen onu da ödemezsin hatta.

al sana taktik. o çok güvendiğin kişiye imzala büyük bir senet, versin seni icraya. maaşına ve evindeki fazla eşyalara haciz koysun. eşyaları bir tanıdık ile yedi emin yapsın kaldırmandan kullanmaya devam et. maaşından her ay yatan parayı da çeker sana geri verir. bankalar ve varlık şirketleri de sırada bekler durur artık.

tabii bir daha ömür boyu bankalar ile işin olmaması gerekiyor.
0
gercekdunya
(12.01.26)
@gercekdunya dahice lan, nası aklıma gelmedi diye üzüldüm şu an.
0
🌸bobinhoo
(12.01.26)
@bobinhoo tecrübe. 20 sene önce geçtik bu yollardan gençlik ateşi işte.
0
gercekdunya
(12.01.26)
Bir marketin çekmecesindeki parayı kapıp kaçmakla ya da yoldaki simitçinin simidini kapıp kaçmakla ahlaki yönden bir fark var mı bu durumun?

Konunun o yönü gözardı ediliyor sanırım.

Bankalar kredi faiz oranını hesaplarken, geri dönmeyen kredi masraflarını da maliyet içine koyar ve bu parayı bir şekilde namuslu vatandaşlardan tahsil ederler.
+1
Mirket
(12.01.26)
@mirket

bence çok farkı var ama o başka bir tartışmanın konusu. zaten yapacağımdan da sormuyorum böyle bir şeyi fark edince gözden kaçırdığım başka sonuçları var mı diye merakımdan açtım soruyu.
0
🌸bobinhoo
(12.01.26)
@Mirket dediğin gibi banka o kayıp kaçak oranını da hesaba katarak maliyet analizi yapar. yeni vereceği krediyide bu şekilde verir.

ahlak yönüne gelecek olursa bence tartışılır. verdiğin örnekler hırsızlık. bu yapılan da hırsızlık diyorsan haklı olabilirsin. ayrıca bana göre, zora düşmüş birine yüksek faiz ile borç verip elindekini avucundakini almak da hırsızlıktır. geçmişte ben zora düştüğümde hiç durmadan sıkıştırmaları, tüm çevremi aramaları ne kadar etik ve ahlaki idi. ödeyebilsem zaten öderdim. nitekim o dönem geçince tüm borcumu ödedim.

ama bu örnekte arkadaş zora düşmemiş bilerek ve isteyerek yapacak. bu da onun için kendi vicdanı ile hesaplaşması gerkmektedir.
+1
gercekdunya
(12.01.26)
Bankalara 8 milyon takmış birine güvenip kredi kartını verecek bir enayi tanıdığın varsa bizi de tanıştır. Biz de yararlanalım.
+1
himmet dayi
(12.01.26)
Birkaç yeri düzeltelim:
Bankalar aynı anda o 8 milyonu vermeyeceklerdir, velev ki verdiler, ödeme, ben de o durumda olsam ödemem.
Varlık fonundan önce bankanın avukatlık bürosu o paranın peşine düşüyor, avukatın icra ekibi iyiyse, "seni aramayı bırakıp halanı teyzeni amcanı dayını evliysen eşini değilsen sevgilini sevgilinin kardeşini arkadaşlarını arkadaşlarının arkadaşlarını falan aramaya başlıyor" :)
Hapis yok demişler ama var, borcu hiç ödeyemezsen, en son çare varlık fonu kamu davası açıp çok cüzi miktar kadar seni günlük olarak para karşılığında cezaevinde yatırıyorlar.
En temiz yol, +1 gercekdunya
Bu yol ile hapse de girmezsin, borcu da ödemezsin.
0
pccopath
(12.01.26)
kuzey amerika'da battim diyip yirtiyorsun. 7 sene kara listeye aliyorlar, o sure icinde nakit yasaman lazim, kredi karti falan almak imkansiza yakin. sana borcu olan herkese kagit gidiyor, bu eleman batti haberiniz olsun, soguk su icin, adami da rahatsiz etmeyin diye. hapis falan da yok. bunu her 7 senede bir tekrarlayip, cektigi para ile turkiye'de han hamam alan tipler var. hatta esiyle ortak olarak bir kendini batiriyor bir esini batiriyor, her 7 senede bir bu donguyu tekrarliyor.

ama bildigim kadariyla bu tr'de islemiyor, senden bir sekilde aliyorlar parayi ya da iceri giriyorsun.

kisiyi degil kurumu da dolandirsan, ve dolandirdigin kurum hicbirimizin hazzetmedigi bankalar da olsa hakkin olmayan parayi cukkalayip tuymek neresinden bakarsan bak hirsizlik.
0
cooperr
(12.01.26)
(4)

Protein içmek

strawberry first
Bahs proteinim var, diyet için kullanıyorum. Suya karıştırmam gerekiyor ama hiç sevmedim. Hayata küsüyorum resmen içerken aromalı olmasına rağmen. Ilık ya da soğuk süte karıştırsam olur mu?Bir de shaker yerine blender ile karıştırsam etkisini bozar mıyım? (metal bıçak değmesi vb)Teşekkürler.
Bahs proteinim var, diyet için kullanıyorum. Suya karıştırmam gerekiyor ama hiç sevmedim. Hayata küsüyorum resmen içerken aromalı olmasına rağmen. Ilık ya da soğuk süte karıştırsam olur mu?
Bir de shaker yerine blender ile karıştırsam etkisini bozar mıyım? (metal bıçak değmesi vb)
Teşekkürler.
0
strawberry first
(12.01.26)
süt ile içebilirsiniz ama kalorisi biraz daha yüksek olur. yağsız süt kullanın isterseniz. blender ile bence bir sorun olmaz.
0
inheritance
(12.01.26)
Hazırlanış ve tüketilme şeklinin bir etkisi olmaz ama Bahs ürünlerini ben de incelemiştim içeriği gerçekten çok kötü, yani bitkisel bazlı protein kullanıyorlar pek bir etkisi yok, onun yerine bir sonraki alışverişinde Protein Meal ürünlerini tavsiye ederim eğer vegan değilsen.
0
kizil karga
(12.01.26)
Tarçın, kakao vb tat vericilerle karıştırıp içiyordum ben.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(12.01.26)
Ben pumpkin spice karisimlari vs tarzi seylerle iciyorum. Ve kakao tozu da koyuyorunm
0
kuehles blondes
(12.01.26)
(15)

Zafer Algöz hikayelerinin ne kadarı sıkış?

michael_knight
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
0
michael_knight
(11.01.26)
9'u yalan
1' i süpheli
+2
designer
(11.01.26)
@designer, kaç lafının?
+2
🌸michael_knight
(11.01.26)
niye sıkış olsun ki? sıkış değil ama anlatırken süslüyor, abartıyor, eklemeler yapıyor, gerçekliğini bozuyor biraz.

mesela öztürk serengil'in turizm bakanlığı'ndan bir kredi almak için ankara'da bakanın yanına gidip, bakanın keline şap şap vurduğu, kredisi onaylanınca kolunu bacak arasından geçirip antinikukasss prrr falan dediğini anlattığı bir hikayesi var. ilk dinlediğimde hadi lan ordan koca öztürk serengil bakana öyle yapar mı demiştim, aynı hikayeyi müjdat gezen de aynı şekilde anlattı. üstelik olayın şahidi de cenk koray.

ya da bir tarık ünlüoğlu hikayesi anlatıyor. tarık ünlüoğlu kurtlar vadisi'nde testere necmi karakterini canlandırırken zafer algöz'e "önümüzdeki sezon hikaye bana dönüyor, herkes öldü, o öldü bu öldü bir ben kaldım" demiş. sezon finalinde ise testere necmi rus baronla teknede konuşurlarken tekne açılmış açılmış, ondan sonra da güüümmm diye patlamış. tarık ünlüoğlu da bunu televizyondan izlemiş.

e öyle olmadı ki, polat alemdar tekneye çıkıp testere necmi'yi vurdu, denize attı, aslan akbey de dalıp çıkardı, sorguya aldı. tekne mekne patlamadı. yani bunu tarık ünlüoğlu bilmiyor olamaz, çekimi yapılmış iş. binlerde kurtlar vadisi izleyicisi teknenin açılıp patlamadığını gördü, orasını sıkmış.

muhtemelen son bölüm senaryosu daha gelmeden 2-3 bölüm önce böyle bir şey söyledi. zafer algöz de onu süsledi müsledi komik hale getirdi.
+2
kibritsuyu
(11.01.26)
%99 sallamasyon. Biraz daha sağdan soldan çalma.

youtube.com

Bu video mesela. Bu şarkıyı ilk yapan eleman şu an Adnan Menderes üniversitesinde akademisyen olan bir eleman ile babası. Elemanın adı olcay Yılmaz. İlk videoda yanlış hatırlamıyorsam sadece keman var. Nereden biliyorsun de adamı tanıyorum. Facebook’ta ekli. Şarkıyla kısa bir dönem gündem oldu baba-oğul arkadaşlar. Ama sosyal medya bu kadar yoğun olmadığı için kendilerini gösteremediler. Sadece Facebook’ta izleniyordu.

Sonra da Zafer Algöz ve tayfası çöktü biz yaptık diye gündem oldular. Çekinmeden de hikayesini anlatıyorlar hala :D

Zafer algöz

youtu.be

Orijinali

youtu.be
-1
jackyr
(11.01.26)
bu adamların mesleği bu. herhangi bir olayı abartıp, süsleyip ilgi çekici hale getirmek.

ben anlatsam mesela bim'den peynir almışım gibi anlatırım. bu adam mordor'a gidip gelmiş gibi anlatıyor.
-1
duyurukullanıcısı
(11.01.26)
Dikkat ederseniz anlattığı olayların hiç canlı şahidi yok hepsi ölmüş insanlar, o nedenle kimse de çıkıp "at yalanı sikeyim inananı" diyemiyor.
0
kizil karga
(11.01.26)
Santana konserindeki boyacı cocuk olayı gerçek gibi,videosu var
0
essoist
(11.01.26)
E tamam işte bunun neresi sallamasyon? Kendi de diyor bi müzik öğretmeni ve oğlu yapmıştı kendi kanallarında ama duyulmadı diye. Muhtemelen senin arkadaşını kast ediyor işte. Biz de hakan altun falan çaldık, söyledik, çektik, 16 milyon izlendi diyor. Biz yaptık, şarkıyı demba ba'ya biz uydurduk dese neyse. Kaynak bile göstermiş adam.

Sallamasyonluk bunun neresinde oluyor?

Zafer algöz babamın oğlu değil de, çamur atmanın da bir adabı var. Tribünde kucaklaştığı adamla 15 metre düşmemiştir ha orası sallamasyon. Ön sıraya düşmüştür en fazla.

Sadri alışık - ajda pekkan hikayesini ajda hanım pekala yalanlayabilir. Kendisi hala hayatta.
0
kibritsuyu
(11.01.26)
nezarethanede bir gece ve sünnet edilen turist çocuk hikayesi doğru en azından. onu biliyorum.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
%99’unun kolpa olduğundan adım gibi eminim. Anahtar kelimeler, örneğin “Kemal Sunal, Orhan dede, köfte, hesap” gerçektir, gerisi kendisinin yapmacık enerjisi ve abartılı hareketleri, gereksiz taklit ve efektleri, yersiz küfürleriyle uydurmadır işte. Bilgi almak için izlenecek şeyler değil neticede, eğer tahammül eden varsa eğlenmek için vakit öldürmek için izlenecek şeyler.

Andığı isimler hayatta olsalar bile konuyu ciddiye alıp da “öyle bişey yaşanmadı” diyecek değil. Benzer tarzda kimseler zaten her ortamda böyle şeyler sallar. Algöz’ün farkı bunu kameralar önünde yapması. Cem Yılmaz’ın ekibinde olması nedeniyle de yere göğe sığdıramayıp ayıla bayıla izleyen ergenler oldukça, kendisi de sıkmaya devam ediyor/edecek.
+1
lazor
(11.01.26)
@jakyr, biz yaptik demiyor ki. sosyal medya'da bir muzik ogretmeni ve oglu yayinladi diyor tam burada (sizin de verdiginiz linkin bu kisminda): www.youtube.com yani sizin ilk gonderdiginiz ve orijinal dediginiz linkteki kisilere atfediyor. fakat oncesinde sokaktaki bir roman calgicidan da duymustum diyor. yani soylediginizle alakasi yok. sadece aynisini bizde yaptik ve youtube'a koyduk diyor, sonra meshur oldu diyor ki dogru, yani elbette hakan altun falan soylerse daha meshur olacak.
+5
Sour
(11.01.26)
Ali Dayı hikayesi %100 yalan. Yok neymiş, atatürk yunanı denize dökerken yorulmuş, ali dayıyı çağırmış. Atatürkün elinden kılıcı alıp falan filan. Bu hikaye yalan arkadaşlar. Ahhahah
0
ground
(11.01.26)
@Sour ve @kibritsuyu: ama shorts'ta biz yaptık demiş. uzun videoda ise yine sallamış olabilir "bak bu şarkının sahibi baba-oğul değil, ben daha önce duydum" demek için.
-2
ahm1
(11.01.26)
Tam videoyu bulamamış olabilirim. Bir videosunda Hakan Altun’la aklımıza geldi yapalım dedik diyor.
-2
jackyr
(12.01.26)
@ahm1 ve @jacky kesilmis bicilmis bir shorts'tan elbette bu anlami cikarirsiniz. programin tamamini veya en azindan o bolumunu izlerseniz gercegi gorursunuz. burada diyor ki bizden once muslum baba soyledi, onunki bizimki kadar tutmadi. hatta diyor sarkinin bestecisi ve soz yazari hakan altun'a tesekkur edip sizin sayenizde bestemiz tanindi falan demis. yani o orijinal videodaki facebook arkadasinizdan bahsediyor. adam her soyleminde o kisilerden bahsetmis ki bahsetmese ne olur? orada muhabbet sirasinda unutursun yani. ama aklimiza geldi, yaptim demek sarkiyi biz urettik, biz bulduk demek degil, sadece tekrardan soylemek. bu arada uyduruyor veya yalan soyluyor da olabilir ama en azindan verdiginiz referanslar oyle degil.

o bolum: youtu.be

bu durum aslinda medya okuryazarligi derslerinde falan ornek okutulmali. zira goruldugu uzere bizde bu durum "hala" cok dusuk.
+2
Sour
(12.01.26)
(3)

Bu Alman sunucu kime benziyor?

kaset
Love is Blind Germany 2. sezon sunucusu Christian Wackert, Türkiye’de yarışma programı sunan bir tv kişisine benziyor. Hatta aynı kişiler. Çıkarabilen var mı? https://share.google/p1LVEWXttdxILGYIB
Love is Blind Germany 2. sezon sunucusu Christian Wackert, Türkiye’de yarışma programı sunan bir tv kişisine benziyor. Hatta aynı kişiler. Çıkarabilen var mı? share.google
0
kaset
(11.01.26)
Ali İhsan Varol diyorum.
+1
kizil karga
(11.01.26)
ali ihsan varol olsun mu?
0
co2s2
(11.01.26)
fazlı polat
0
lalu
(11.01.26)
(11)

Homo economicus neden araba satın alır?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve şerait altında yük taşımacılığı yapmayan birinin ciddi ciddi araba satın alabilmesinin altında yatan sebep nedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.01.26)
Bahsettigin eksilere karşılık artıları var.
Araba statü göstergesi
Araba bir yatırım, değer kazanıyor, kredi faizleri iyi iken akıllı bir yatırım olabiliyor dönemine göre
Araba konfor sunuyor
Bu artılar ile yazdığın eksileri toplayıp kendisine göre en mantıklı kararı alıyor.
-1
abelardo
(09.01.26)
Konfor, zaman kazanımı. İstanbul hariç tabii. İstanbul'da araba genelde zaman kaybettirir ama düzgün planlamayla o da zaman kazandırır. Temel sebep konfor.
Ben yaşadığım şehirde otopark sorunu çok nadir çekiyorum. En fazla 15 dk dolaşırım araç parketmek için o da nadirdir. Ama verdiği konforu trdeki toplu taşıma veremez.
Avrupanın ulaşım seviyesinde olsaydık ne biliyim bi paris, amsterdam, araca ihtiyaç duymaz ve kullanmazdım çünkü bu sefer toplu taşıma daha konforlu olurdu.
+1
jelly bear
(09.01.26)
şehirlerde toplu taşıma bir işkence. her gün işe giden servisi olmayan kişiler bu işkenceden kaçmak istiyor.

çoluk çocuk varsa çocukla bir yere gitmek için şart gibi.

statü çok önemli.

matematiği de şöyle: enflasyonu falan boş veriyorum. Bugün 100 ekmek alınan paraya araba aldın diyelim. Yarın gerektiğinde 75 ekmek alınan paraya satabileceksin. Sigorta ıvır zıvır masrafı 10 ekmek parası diyelim. Sana kullanım maliyeti 25+10 = 35 ekmek parası oluyor. Benzin falan var evet ama toplu taşımaya düşsen onun da maliyeti var ve arabayla sırf araba olduğu için bazı şeyleri daha maliyetsiz yapabiliyorsun kafa kafaya geliyor. Yani aslında harcadığın para arabanın bütün değeri değil satacağın zaman aradaki değer kaybı farkı + masraflar. Gerisi ha bankada durmuş ha kapının önünde durmuş.
0
robokot
(09.01.26)
Benzin pahalı tam bir ezber. Benzin birkaç yıldır ciddi ucuz Türkiye'de, önceden döviz bazında dünyanın en pahalısı iken şu an en ucuzlarından. Metrobüs 50 tl, otobüs 35 tl tek basım. Abonman 3 bine yakın, çoğu arkadaşım abonman ücreti alıp kendi aracıyla geliyor işe ve kafa kafaya çıkıyor hesaplayınca yakıt giderleri. Konforu zaten saymıyorum.
+1
furry burns
(09.01.26)
Türkiye'de bir iki şehrin dışında toplu ulaşım zaman ve para kaybından başka bir şey değil. Bundan dolayı ülkede araba ihtiyaç oluyor, bir de evli, çocuklu ise kesinlikle gerekiyor.
+2
murtiii
(09.01.26)
bunların yanıda + olarak konfor geliyor. kışın arabadan klimayı açıp müziğini açıp rahat rahat gitmek, metrobüste sıkışık tıkışık giderken kışın metrobüste terlemekten 100 kat daha iyi.

Bunlara ek, istediğin zaman istediğin yere gidebiliyorsun işte.

getirisi de vari götürüsü var yani.
0
substituent
(10.01.26)
metronbüste taciz edileceğine vergisini verip başka türlü taciz ediliyor. sen kimi merak ettin bu kadar genellemeye yorum yapılmaz. proletaryayı mı soruyorsun?
0
mikahakkinen
(10.01.26)
İnsanların kendisine 1 gram faydası olmayan onlarca kalem gideri var, bunları toplasan ay sonunda arabanın masrafını ikiye katlar, sana her anlamda konfor ve özgürlük sağlayan aracın masrafı bu nedenle benim gözüme batmaz, asıl diğer dandik giderler neden var onları düşünmek lazım arabaya gelene kadar.
0
kizil karga
(10.01.26)
abi büyük rahatlık ve lüks aslında ya. 16-28 yaş arasını hiç araba merakım olmadan geçirdim. maddi açıdan ulaşılmaz gelmesi bi yana büyük şehirde benim kendi yaşantım için gerçekten hiç gereği yoktu. ehliyet bile almadım o yüzden. ama her şeyden önce konfor ve oyun tabiriyle BÜTÜN HARİTAYA ERİŞİM sağlıyor. hastan olsa, gece bi yere gitmen gerekse, atıyorum kırsalda köyde vs. bulunman gerekse müthiş kolaylık. o yüzden imkanım olsa şahsen kesinlikle bi araç isterdim aktif kullanmayacak olsam bile. ayağımı yerden kessin yeter. düşünsene gece 2'de şahsi aracına atlayıp ülke içindeki HERHANGİ BİR LOKASYONA akabiliyosun. az şey değil bu. ben gibi rutini belli veya büyük şehirde yaşayıp 3-5 adresi zaten toplu taşımayla ulaşılabilir olan insanlar için pek anlamı yok ama lazım yani araba. güzel bi şey.

hiçbi şey değilse özel alandır mesela. arka koltuğuna geçer yatarsın, canın sıkkındır oturur içinde müzik dinlersin. canım araba.
+1
der meister
(10.01.26)
Araba = özgürlük ve konfor. Ek olarak toplu taşımada maruz kaldığın tipler bile araba almak için bir neden.

Araban yoksa herkesin gittiği ayaksütü mekanlarda takılırsın. Şehir merkezinde gürütü ve stresin içinde yaşamak zorundasın. Belli bir yaştan sonra bunlar çekilmiyor. Daha önce yazdıklarından gen z bir arkadaş olduğunu hatırlıyorum. Biraz büyüyünce zaten bunları kendiliğinden anlıyorsun
0
michael harddd
(10.01.26)
toplu tasima ile evin onundeki duraktan ciktim, otobus+tren+otobus+yuruyus , ofise gitmem 2 saat 15 dakika surdu. ayni yolu bide doneceksin, etti 4.5 saat
ayni yolu arac ile en sikisik trafikte bile yarim saatte gidebiliyorum. yani gidis donus 1 saat.
4.5 - 1 = 3.5 saat gunde, 910 saat senede kazancim var.
saatine net $50 yapan birisinin arac yuzunden kazanci senede $45,500
zaten bu paraya her sene bu ulkede orta kalite sifir bir arac alabiliyorsun.
-1
cooperr
(10.01.26)
(5)

12 aylık taahhüdün son ayında cep telefonu numaramızı taşırsak cayma bedeli alınıyor mu?

santimantal
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.Vodafone'da güzel bir kampanya var.Ama kampanyanın son günü bugün.Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.
12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.
Vodafone'da güzel bir kampanya var.
Ama kampanyanın son günü bugün.
Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
0
santimantal
(05.01.26)
Bitmesine kaç gün kalırsa onun bedelini alırlar.
0
kizil karga
(05.01.26)
Hayır son ay cayma bedeli ödemezsin. Başka türlü nasıl geçiş yapacağız zaten?
+3
lazor
(05.01.26)
Benim 31 ocakta bitiyordu taahhüdüm. Tam tersi şekilde Vodafone’dan Türk Telekom’a geçtim 2 ocakta. Taahhüt bozma bedeli 0 tl olarak görünüyor. Turk Telekom uygulamasinda var mı bilmiyorum ama Vodafone’da taahhüt bozma bedelini gösteriyor. 31 aralıkta bir aylık tutar görünürken 1 Ocak itibariyle o tutari göstermemeye başladı.
0
Murtazaaylak
(06.01.26)
hayır ödemezsin. son ay geçiş yapabilirsin.
0
gercekdunya
(06.01.26)
aynı şekilde son ay, taahhüt bitmesine iki hafta kala filan ttden vodafonea taşıdım cayma bedeli ödemedim. sadece paketinizdeki hakların tamamını kullandıysanız bişey ödüyormuşsunuz. yani atıyorum pakette 1000 dk 10 gb 250 sms var. hattı taşırken 10 gb tamamını kullanmış iseniz bi ücret çıkar demişlerdi müşteri hizmetlerinden.
0
elorelia
(06.01.26)
(4)

Ligdeki devasa ara / Kupa programı?

eisberg
lig 22 aralıkta araya girmişti 18 ocakta başlayacak, neredeyse 1 ay ara olacak ki hiç bu kadar ara olduğunu hatırlamıyorum, neden böyle oldu?bir de kupa sistemi değişmiş sanırım bu hafta maçlar var ama bu da afrika kupasına denk geldiği için takımlarda çoğu oyuncu yok. osimhen, lemina, onachu, oulai
lig 22 aralıkta araya girmişti 18 ocakta başlayacak, neredeyse 1 ay ara olacak ki hiç bu kadar ara olduğunu hatırlamıyorum, neden böyle oldu?

bir de kupa sistemi değişmiş sanırım bu hafta maçlar var ama bu da afrika kupasına denk geldiği için takımlarda çoğu oyuncu yok. osimhen, lemina, onachu, oulai aklıma ilk gelenler. kupa tarihini seçerken afrika kupasının böyle olacağı belli değil miydi ? bu şekilde çok saçma, hem takımlar plan yapamıyor hem seyir zevki yerlerde.

son olarak afrika kupasının aw nereden çıktı bu sezonun zırt pırt yerlerinde adamları maça çağırıyorlar ya.
0
eisberg
(05.01.26)
kendin yazdıgın gibi arada süper kupa oldugu için lig arası uzadı.
afrika uluslar kupası bu tarihlerde oluyor çünkü afrikanın yarısı kuzey yarımkürede yarısı güneyyarımkürede.
bu tarihlerde afrika kupasının olacağı biliniyordu. buna rağmen süper kupa yapıldı. çünkü süper kupa o kadar önemli bir şey değil. bu kadar dert etme bence. herkes halinden memnun
0
abelardo
(05.01.26)
Galatasaray'ın Afrikalıları ligde oynasınlar diye bu kadar ara verip araya sikindirik bi kupa organizasyonu sıkıştırdılar, ligde olsunlar da kupayı kim ipler gibisinden.
-10
kizil karga
(05.01.26)
lig yıllar sonra yeniden 18 takıma düştü. eskiden zaten böyleydi.

en son 18 takımla oynanan sezon 19-20 sezonu. o sezon da ve öncesinde de böyleydi.
+4
messina123
(05.01.26)
dünya kupası başlayacak, afrika kupası aradan çıktı. yoğun maç programı derken federasyonlar amal oldu. zaten afrika kupasıda 4 senede bir olarak düzenlendi. futbol artık yayıncılar ve bahişçilerin elinde. ne kadar çok maç o kadar çok para.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
(9)

Erkek adam pandora takar mı?

sacrilegious
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu? Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim. Teşekkürler
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu?

Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(03.01.26)
Gay vibe'ı verir.
+6
kizil karga
(03.01.26)
erkek değilim ancak ben de pek bayılmam
tiffany'nin daha erkeklere yönelik modelleri var
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(03.01.26)
şaplaklatıyordur bile.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Arka kapı gıcırdıyordur, takar. Efil efildir, iki koluna da boynuna da takar.
+2
Bruce
(03.01.26)
Nasıl bir şeymiş diye baktım. Sıkıntı kardeşim ya. Takmaz.
-3
arbre
(03.01.26)
neymiş diye baktım. basit bir bileklik. takana güle güle kullan derim en fazla. aklıma bir şey gelmez. bir erkeğin homo olup olmadığı kılığından değil, etrafa yaydığı enerjiden anlaşılır.

ben de takarım. millet yonca görmüş eşek gibi sırıtarak bakmasa iskoç kilti bile giyerim.

hayatımda hiç ardımı dövdüresim gelmedi.
+1
yurtsuz john
(03.01.26)
karabinalı olanı beğendim, takardım.
0
ahmet oturum cerezi
(03.01.26)
bugün pandora bilekliği takan yarın taşlı sete mazallah tövbe tövbe aklıma bile getirmek istemiyorum.
-2
Whily
(03.01.26)
Öncelikle; neden öyle bir şey yapsın?

Hali ve tipi esas belirleyici burada. Bileklik dışında destekleyici unsurlar varsa gay olduğu izlenimi verir bana da.

Ama başka belirteç yoksa manitası ya da karısı takmış bileğine diye düşünürüm.

Erkekler için milyon çeşit bileklik var. Kendi seçimiyle taktığını biliyorsam normal bulmam.
0
lazor
(04.01.26)
(4)

Şu hareketin zorluk derecesi nedir? (hanging windshield wipers)

kizil karga
Bugün salonda bi arkadaşım yapıyordu bunu ama çok rahat yapıyordu, yani hareket mi basit yoksa eleman mı basit yapıyordu anlamadım, ben de deneyeyim diye aklımdan geçirdim ama sonra yapamazsam rezil olurum kaygısıyla vazgeçtim, bi hilesi falan olabilir mi çok rahat yapıyordu bu kadar rahat yapması ş
Bugün salonda bi arkadaşım yapıyordu bunu ama çok rahat yapıyordu, yani hareket mi basit yoksa eleman mı basit yapıyordu anlamadım, ben de deneyeyim diye aklımdan geçirdim ama sonra yapamazsam rezil olurum kaygısıyla vazgeçtim, bi hilesi falan olabilir mi çok rahat yapıyordu bu kadar rahat yapması şüpheli geldi. youtube.com
0
kizil karga
(02.01.26)
boyuna göre normal veya skinny kilodaysan yapılır, sıfırdan yapamazsın bunu ama koşulları sağlıyorsan bi süre sonra alıştıra alıştıra yaparsın, bara tutunmak da hareketin parçası onu da başarman lazım
0
nahtoderfahrung
(02.01.26)
Senin için evimdeki barfiks demirinde denedim şimdi.

Karın kası, core bölgesi, el kavrama kuvveti ve sırt kasının idmanlı olması gerekiyor. Kuşkusuz zor bir hareket. 10 küsur senedir bu işin içindeyim beni bile zorladı.
+2
yurtsuz john
(02.01.26)
Bazı insanlar bazı kasların gücü konusunda genetik şanslı olabiliyor. Böyle istisnai bir durum yoksa en az iki yıllık yoğun bir emeğin sonucudur. Cimnastik çalışmış olmalı.
0
Mirket
(02.01.26)
İyi ki gaza gelip denememişim.
0
🌸kizil karga
(02.01.26)
(2)

Amerika neden Sünnileri sevip Şii ve Alevileri sevmiyor

darkwizard
İran,Lübnan Suriye hükümetleri devirmeye çalışıyor ve devirdi de Esad’ı selefi Sünni cihatçı örgütler hükümetleri destekliyor nedeni nedir. Nedir bu şiilerin zulm çektiği
İran,Lübnan Suriye hükümetleri devirmeye çalışıyor ve devirdi de Esad’ı selefi Sünni cihatçı örgütler hükümetleri destekliyor nedeni nedir. Nedir bu şiilerin zulm çektiği
0
darkwizard
(02.01.26)
Güzel abim bunun sünnilikle şilikle bir ilgisi yok çıkarlarına hizmet eden müttefikleri sünni düşmanları da ortak, şiileri şii oldukları için sevmiyor değiller yani. Abd İran'nın düşmanı politik olarak, e müttefikleri de İran şii olduğu için İran'a düşman, haliyle Abd İran'a düşman devletleri çıkarları doğrultusunda kullanıyor ama Abd İran'a şii olduğu için düşman değil politik düşmanlığı var, İran'a destek olan şii devlerlere de bu desteğinden ötürü düşmanlık yapıyor, İran'a olan düşmanlığını da Sovyetler'e/Rusya'ya olan düşmanlığı gibi düşün.
+1
kizil karga
(02.01.26)
Amerikanın veya herhangi bir ülkenin bir mezhebi sevip diğerini sevmemesi gibi bir durumda olacağını hiç sanmıyorum.
Ülkenin çıkarı dışında hiçbir kıstas olmaz normalde.

Şii denince akla gelen en etkili devlet İran. Abd ve onun Ortadoğu’daki müttefiki İsrail ile çatışma halinde. O yüzden İran’ın etkisinde olan veya olabilecek yönetimlere daha karşı olması gayet anlaşılabilir duruyor.
0
michael_knight
(02.01.26)
(11)

2026 yatırımları

Çuvaldızı
Dostlar,Elimizde 3 milyon nakit var.Kresi kullanıp, borçlanıp 4.5 milyona 1+1 alabilirim.Getirisi kira olarak aylık 22 bin falan.Para elimde durdukça eriyor.Fakat ev almak mantıklı gelmiyor, suriyeliler basıp gitmeye başladı, istanbul'a göç azaldı, zaten işsizlik var ve daha önemlisi doğum hızı düşü
Dostlar,

Elimizde 3 milyon nakit var.
Kresi kullanıp, borçlanıp 4.5 milyona 1+1 alabilirim.

Getirisi kira olarak aylık 22 bin falan.

Para elimde durdukça eriyor.

Fakat ev almak mantıklı gelmiyor, suriyeliler basıp gitmeye başladı, istanbul'a göç azaldı, zaten işsizlik var ve daha önemlisi doğum hızı düşüyor.

Tavsiye edebileceğiniz bir yatırım var mı ?

Arsa daha mantıklı geliyor.

Mutlu yıllar.
+1
Çuvaldızı
(01.01.26)
3 milyonun aylık faizi ortalama 80-100 bin civarı desek aylık 22 bin için kredi ödeyip üstüne kiracı ve geriteceği potansiyel dertlerle uğraşmak mantıklı değil. bunun da bir yatırım tavsiyesi olmadığının altını çizmek isterim.
-2
in vino veritas
(01.01.26)
Evin kira getirisi 22 bin lira ama en nihayetinde bir evin oluyor ve fiyatı düşmüyor aksine enflasyona rağmen artıyor, bununla birlikte 3 milyonun aylık faizi 80-100 bin lira ama 1 sene sonra 3 milyonun reel enflasyonun etkisiyle 2 milyon oluyor, faize para yatırmak boktan ekonomiye sahip ülkelerde para kazanmak için değil paranın değerini korumak için kullanılan bir araçtır ama çok boktan ekonomilerde açıklanan enflasyonla reel enflasyon farklı olduğu için paranın değerini de koruyamaz bilakis değer kaybedersin, faizden para kazandığını düşünmek "biliyorsunuz ben ekonomistim" seviyesinde bir ekonomi bilgisi gerektirir.

Cevabımı küçük bir örnekle pekiştireyim de bu faiz olayı Türkiye'de nasıl çalışıyor daha net anlaşılsın. Senin 3 milyonun var, ben sana diyorum ki paranı bana ver bende dursun ben de sana her ay 2000 lira vereyim ama paranı bana verdiğin için benim ona yer sağlama koruma giderleri tozunu alma masraflarım olacak o nedenle ben senin 3 milyonundan her ay 5000 lira alacağım diyorum, sen de "ooo her ay 2000 lira demek güzel para" deyip kabul ediyorsun, Türkiye'nin ekonomisinde faiz olayı böyle işliyor.
+3
kizil karga
(01.01.26)
Ne kirası yav. O parayı betona gömen yatırımın y'sinden anlamıyordur. Bir de kredi demişsin. Koy faize gitsin. Faizle de altın al. Win win.
-10
arbre
(01.01.26)
Doğum oranı düşmesi ve tersine göç ile konut ihtiyacının azalacağı argümanını ortaya koyduktan sonra arsa yatırımının nasıl gelir getirebileceğini düşünüyorsunuz? Çelişkili değil mi? Onu anlamadım ben. Açıklar mısınız?
+1
Mirket
(01.01.26)
Ev eskiyor, arsa hiç olmazsa kullanılana kadar masrafsız ve eve göre daha çok değerleniyor ama en az 10-15 sene beklemek gerek.
0
🌸Çuvaldızı
(01.01.26)
oturacağınız konut alma şansınız varsa onu yapın. 1+1 ev için ise kira anlamında değil, konum anlamında bakın. konumun değerlenecek potansiyeli varsa girilir tabii. ev almış olmak için almayın yani, iyice gezin.

diğer tarafta 2026 için tahvil tarafı sanki daha iyi getiri verecek faize göre. ev almazsanız bir sepet yapın. kıymetli maden, tahvil (borçlanma araçları fonu da olur). biraz belki borsa olabilir, ucuz kaldı toparlayacak gibi biraz ama siyasi risk her zaman var. örneğin Thy hissesi bence baya ucuz kaldı, yatırım tavsiyesi değil.
+1
awlmi
(01.01.26)
Benim arkadaş emlakçı. Uzunca dönem yapilabilecek tek mantıklı işin 1+1 almak olduğunu söylerdi ki aldırdigi bazi kişiler çok mutlu oldu yatırımdan.
Ama son zamanlarda söylediği satislar durmusken kiralamalar da durmuş durumda, özellikle izmir'de. Yani bugün kiralık ev sahibi olan herkes ekonomik durumun iyi olduğu, herkesin kirasını odeyebildigi zamanlari düşünüyor.
Yalnız onunla Eylül'de bunu konuştuğum zaman 2.5-3 için 20 kira diyordu. Sizinki buna oranla çok düşük oluyor ve bence çok mantıklı olmuyor ki bir de kredi masrafı var.
Bence 15 yıl altında geri dönüş bulabilirseniz belki olabilir.
Bu arada emlak bir yatirimdir, faiz yatırım değildir. Faiz enflasyon karşısında bile zor korur hatta korumaz. Emlak misal ben beğenmem çünkü uğraşmak lazım (yok evde bir sıkıntı var, yok kiracı ödedi mi odeyecek mi issiz mi kaldi, yıllık kira beyani, apartmanda olacak demirbaş masraflarina katilma boyama vs gibi) ama bu bir yatırım biçimi olduğunu değiştirmez. Dünyanın hiçbir yerinde faize yatırmak gibi bir öneri verilmez(eger paraya kısa sürede ihtiyaç yoksa) Türkiye'de şu an yüksek faiz olduğu için böyle. Onda da zaten gerçek hayatta olan enflasyonu karşılamıyor.

Bu arada hisse vs yerine ben illa borsaya girilecekse fon öneririm ve benim sevdiğim basit fonlardan biri hsbc bist 30 fonu hbu. Içinde olanlara buradan bakabilirsiniz;
www.hsbcportfoy.com.tr

Ben misal annemin parasinin bir kısmını mac'te tutarken o kısmı komple buna geçtim. Geri kalanı da döviz, altın, ppf, yabancı yatırım fonlari diye sepet halde.
+1
logisticsmanager
(02.01.26)
Uzun vadede arsa evden daha mantıklı bir yatırım aracı bana göre, ama acil nakite ihtiyaç yoksa onun dışında ev arsadan sonra geliyor bana göre.
0
olaylar olaylar
(02.01.26)
bence emlak ve altin hicbir zaman kotu yatirimlar olmadi, olmayacak.
benim icin iyi bir mulk parasini 10 senede cikartir.
4.5 milyon verdigin ev yatirimi 17 senede oduyor 22bin lira kira baz alirsak, o yuzden bence cok mantikli degil. 37-38bin kira alacagin bir yer bulman lazim, o da turkiye sartlarinda buyuk ihtimal zor.
dukkan bakilabilir, getirisi tahminim daha cok olur.
0
cooperr
(02.01.26)
Bahsi gecen kira ve aylik taksit orani cok iyi gelmedi bana. Bir de ev asla deger kaybetmez algisi yanlis. Istanbul'da tam tarihleri hatirlamasam da atiyorum 2015 yilinda 100 bin euroya ev alan adam 2019 yilinda o veya bu sebepten satmak istedi ve ancak 50 bin euroya satabildi. Pendik taraflarindan bahsediyorum, 0,69 faiz olayinin hemen oncesinde fiyatlar boyleydi. TL olarak baksan dusmemisti belki ama gercek degeri bariz dusmustu. Ayni sey altin icin de gecerli, 80'lerde bir ara ons 2000 dolarlara yaklasmis, sonra 2004 yilina kadar pek de yukselmemis. Asil cosmalar ondan sonra, gene zaman zaman dususler oldu. Su an da zirvede ama tabii bilemeyiz, belki de zirve daha yukarlardadir.

Neyse yari saka yari ciddi Bill Gates de tarla falan aliyor diyorlar. O da dusunulebilir. Icinde su kaynagi olan bir tarla ne guzel olurdu ama muhtemelen gidip isleyemeyeceksiniz. Bir de dunyada kitlik vs olursa, memleketiniz olmayan bir koyden alinan tarlaya cokerler gibi geliyor, yani devlet otoritesi sarsilirsa falan.
+1
mbond
(02.01.26)
Gayrimenkul vergi şartları değişti. Hesabınızı buna göre yapın.
0
anten
(02.01.26)
(18)

Hayatımızdaki Boxer Adeti

parcaliham
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
-1
parcaliham
(31.12.25)
Saymadım ama çamaşır askılığını ve çamaşır yıkadığımda dolaptaki temizlerin durumunu düşünüyorum da muhtemelen 25-30 civarıdır diye tahmin ediyorum.

“Kesin sevişmem donu” sayım bundan daha azdır ama bu sayıya dahil değil.

Çabuk eskiyen ve belki de diğer giysilerden daha sık değişen bişey. Yer de kaplamıyor. “Fazla boxer” bence şöyle 100 taneye falan yakındır herhalde.
+1
lazor
(31.12.25)
sifir boxer, alismadik gotte durmuyor.
slip doncuyuz, 25-30 donum vardir.
-7
cooperr
(31.12.25)
Benim de bu civarda vardır, saymadım. Çorabım da çoktur. Her gün değiştirdiğim ve çok sık yıkadığım çamaşırların sayıca az olmasındansa çok olması gerektiğini düşünüyorum. Bir de bunlar çabuk yıpranan şeyler, yıpranan çöpe gittiği için çok olmasında sakınca yok.
0
10551037
(31.12.25)
tam denk geldi. 40-50 tane diye biliyordum. dün m&s'da indirim varmış, 25 tane daha aldım. sonra hepsini saydım. 66 tane var. hepsi aynı boxer bu arada.
0
gabe h coud
(31.12.25)
8
0
mikahakkinen
(31.12.25)
50+
0
ground
(31.12.25)
20 küsür boxer, bir o kadar da çorap vardır.
0
inheritance
(31.12.25)
30-40 civarı.
0
kumandanim
(31.12.25)
20 civarı
0
mirty
(31.12.25)
Çokmuş. En çok 10.
0
arbre
(31.12.25)
Ben 10 tane aynı tip alıyorum, evdekileri atıyorum, bi tanesi eskimeye başlayınca hepsini atıp yine 10 tane alıyorum. Rahat yetiyor bu sayı.
+1
antihero
(31.12.25)
bir çamaşır makinesi çalıştırma döngüsünde kullanacağım adet + 1 (yedek) kadar.
0
plastic_angel
(31.12.25)
15 seviyesini muhafaza ediyorum ben. 15-20 arasında dolaşır.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
15 civarı, 8-10 u devamlı giydiğim geri kalanı sıfır. giydiklerim eskirse yenileri rotasyona ekleyip eskiyenleri atarım.
+1
my fault
(31.12.25)
Çok var erkek adam donuna ve çorabına dikkat etmeli.
0
kizil karga
(31.12.25)
25-30 boxerı olanlar ne yapıyor merak ediyorum ya da ayda 1 mi çamaşır makinesi çalıştırıyor :)

10-12 adet var fazlasıyla yetiyor
-1
Mcfly
(31.12.25)
ben yırtıldıkça yeni bir seri alıyorum. az ve öz alıyorum. totalde 12-15 arası var ve fifo'ya göre diziyorum. son yıkananları hep en alta koyuyorum.
0
elektr10
(31.12.25)
saymadım.
20-30 arasıydı ama azaldı sanırım.
paketi açılmamışlar da vardı.

@mcfly ayda bir çamaşır makinesi açmıyorum ama ayda bir makine çalıştırmam gerekirse diye o sayıyı tutturuyordum. bir ara mutluydum ve asker atleti ile don aldım türlü türlü.

finansal durumum iyi oldukça don ve çorap alıyorum. fakirleşmem ile don sayımın azalması paralel ilerliyor. bu da ilginç bir fenomen.

bu arada cidden böyle bir ekonomik gösterge varmış. kedi adıma ben bunu doğruluyorum.
www.dgmusavirlik.com
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(5)

Erden Timur

kizil karga
Neden içeri alındı suçu ne tam olarak, teröre finansman sağlıyormuş sanırım bunun açıklaması nedir acaba?
Neden içeri alındı suçu ne tam olarak, teröre finansman sağlıyormuş sanırım bunun açıklaması nedir acaba?
0
kizil karga
(30.12.25)
Siyah sipali aklama iddiası
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.12.25)
mal varlıgına cokmek için ya da aldıgı ihalelere.
+1
koela
(30.12.25)
Suçlu suçsuz konusunu bir kenara bırakırsak ortalık coştu bahis vs diye ama dosyası bahisten ayrıldı ve kara para aklama diye ayrı dosyaya gitti ve bu dosyanın da (internetten okuduğum) yönetildiği şubenin adı o. Yoksa terör ile alakası yok.
m.haberturk.com
"Erden Timur hakkındaki soruşturma Spor Suçları Soruşturma Bürosu'ndan Terörizmin Finansman ve Aklama Bürosu'na gönderildi.

Timur'un verdiği ifadeler sonrası tüm dosya incelendiğinde savcılık dosyanın bahis soruşturmasından ayrılmasına karar verdi.

Buradaki işlemlerden sonra da şüpheli tutuklanması talebiyle Sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Erden Timur “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan tutuklamaya sevk edildi."

Ha şunu unutmamak lazım; ülkede sürekli birileri içeri giriyor sonra salınıyorlar. Ne olup ne bitecegini kimse bilemez.
0
logisticsmanager
(30.12.25)
Koyu gs ve erden timur u severdim

Kendisi hukukçu; ne diye elden o denli borç alır kripto falan aktarırsın?

Galatasaray bir kenara, alakası yok zaten malbahçelilerin uydurması bağdaşıklık; terör söz konusu ise babamın oğlu gelse tanımam.

edit - kızıl kuş: savcılık, Galatasaray başkanına ve timur'a sorsun bu sorunuzu muhatabı ben değilim ki, hukuki anlamda da hukukçu görüşü gerekir.
-1
baldan kaymak
(30.12.25)
Baldan kaymak erden timur bir ara 30 milyon euro vermişti başkana, bu para nereden geldi de kulübe verdi sence, sattığı dairelerin parası mıydı onlar?
-1
🌸kizil karga
(30.12.25)
(2)

sözlükte “kayıp”

hain kostokk
Sözlükte kayıp olan bir hesap, kişinin kendi insiyatifiyle mi kapatılmıştır yoksa bir süre girmeyince sözlük hesabı askıya mı alıyor bu şekilde? Eğer evetse girmeme süresi ne kadarla sınırlı?
Sözlükte kayıp olan bir hesap, kişinin kendi insiyatifiyle mi kapatılmıştır yoksa bir süre girmeyince sözlük hesabı askıya mı alıyor bu şekilde? Eğer evetse girmeme süresi ne kadarla sınırlı?
0
hain kostokk
(25.12.25)
Sözlükte 300 milyon yıldır yazmayan yazarlar var ve sözlük müdahale etmiyor, etmez de; kendileri "kayıp" oluyor.
0
kizil karga
(25.12.25)
Süre yok. Kendi isteğiyle oluyor.
0
yadigar
(26.12.25)
(13)

pitbull ordusu kursak savaşlarda başarılı olur mu?

messina123
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
-11
messina123
(24.12.25)
Hocam burada esas sorun sizce de 100.000 pitbull'luk kamyonlarla (artık kaç kamyonsa) İsrail sınırını geçip merkezi bir yerleşim yerine ulaşmak değil mi zaten?

Bu kadar zahmetli bir planda başarılı olsanız da köpekleri gören herkes ay ay ay diye gördüğü ilk binaya, dükkana girecek ve devreye uzman ekipler girecek, birkaç saatte olay bitecek.

Sizinki konvansiyonel yöntemlerden epistemolojik bir kopuşu sembolize eden heterodoks bir yaklaşım olmuş bence.
+3
akhenaten
(24.12.25)
Köpek kovucu düdükle geri püskürtebilirler.
+2
kizil karga
(24.12.25)
Herhangi bir silah kullanamayan bir canlı olduğunu düşünürsek, karşı taraf maksimum 100.000 mermiyle 2 saate galibiyet sancağını çeker.
+1
anatomik
(24.12.25)
muhtemelen israil'in köpek kubbe savunma sistemi vardır. sistemi de muhtemelen şu şekilde çalışıyor olabilir. safe zone'a giren her köpek için seri şekilde "hoşt" diyor olabilir sistem....
+1
exlibris
(24.12.25)
Oldu olacak Timur gibi fil kullanalım. Tank gibi yıkıp geçsin ortalığı.
+1
yurtsuz john
(24.12.25)
Güldürdün vallahi. Uçaktan paraşütle atmak lojistik problemini çözer sanki
+1
tan vakti
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? Aç kalmadan da birbirlerini parçalıyorlar zaten.
+1
gnosis
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? +1

Veya birbirilerine saldırmayacaklarının garantisi var mı?
0
put it in your appropriate place
(24.12.25)
Uçlarınada taramalı tüfek bağlarız dıkşın dıkşın vura vura alırlar orayı

Köpekler milleti korkutur eyvallah da ordu devreye girene kadar en fazla panik olur silahlı müdahale ile etkisiz hale gelirler.

Mesele orantısız güç olarak köpeklerin güçsüz kalması +1
+2
basond
(24.12.25)
Bu zeka buralarda harcanmamalı.
0
ekimoloji
(24.12.25)
do you even logistics bro? 100 bin hayvanı kontrol altında tutmak, düzenli şekilde araçlara yüklemek, o araçların her birini israil sokaklarına salmak bile çok ciddi operasyon ve insan gücü gerektirir. savaş halinde bunu çok daha verimli kullanmak mümkün. mevcut teknolojiyle köpek yüklü 60-70 kamyonu imha etmek herhangi bir profesyonel ordu mensubu için sakız çiğnemekten daha zahmetli değildir.

her şeyi geçtim velev ki plan başarılı oldu, israil sokaklarında 100 bin tane aç pitbull var diyelim. her biri ortalama 5 kill alıp yarım milyon israilliyi de öldürmüş olsun. stratejik açıdan bunun bir yararı var mı? 500 bin sivile karşılık israil ordusu nükleeri kafamıza çaksa burada milyonlar ölse daha mı iyi? veya bu ASİMETRİK PİTBULL MÜCADELESİ neticede neyi hedefliyor?

bunları da düşünmek lazım. amaç şehirlerde sivil katletmek ise dahi bu verimsiz bir yöntem. geri dönüşü her türlü daha zararlı olur. kaldı ki köpek bunlar yani asker olmasına gerek yok balkonundan yiyecek atan birisi bunların 25-30'unu kendi penceresinin altına toplar, orada silah veya başka bi araçla yok edebilir.

kısacası olmaz abi neresinden tutsan elinde kalıyor, bu organizasyonla uğraşana kadar bin tane adama güzel yemek yedirip ellerine sapan versen ve "gasabalı yıldıh disin bu türklerden, uvelek uvelek goşun ortalığı garıştırın" talimatıyla sokaklara salsan daha mantıklı iş yapmış olursun.

başaramadık abi.
0
der meister
(24.12.25)
100k köpeği sınırdan sokan adamı 100k militanı sınırdan sokmaktan alıkoyan nedir merak ettim.
0
koxy
(25.12.25)
en basiti zehirli yemle 3 günde temizlerler.
0
orpheus
(25.12.25)
(5)

futbolda bir harekete faul verilebilmesi için

kibritsuyu
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor? yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor?

yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?

yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
0
kibritsuyu
(24.12.25)
Yere düşmemişse oyuna devam ediyorsa avantaja bırakır sonra kart mart bi şeyler varsa gösterir ama diyelim futbolcunun arkasından koşarken ensesine şaplak attı oyuncu yere düşmedi ama durdu ne oldu vs falan dedi hakem faul verir tabii ki niye düşmedin demez, düşmek şart değil.
+1
kizil karga
(24.12.25)
dünkü maçta fenerbahçe'nin kazandığı penaltı pozisyonunda bazı farklı takımlı arkadaşlar diyor ki formasından çekilen adam geriye doğru düşer, burada ileri doğru kendini atıyor ki var görsün.

yani formasından çekildiği için düşmese veya kimilerinin ifade ettiği üzere kendini atmasa, formasından çekilmesi kusurlu hareket, yani penaltı olmayacak mıydı? tut ki kendini yere atmış olsun. orada penaltı verilmesinin sebebi kendini yere atması mı, formasından çekilmesi mi?

neticede "formasından çekilen adam öyle düşmez, kendini attı penaltı aldırdı" denebilir mi buna?

kendini yere atmasa da düşmediği için formasından çekilmesi olayını ne hakem görse, ne var görse, bu hakem hatası olmayacak mıydı?
0
🌸kibritsuyu
(24.12.25)
hayir ama genelde bir sekilde hareketi engellemesi gerekiyor. yani oyuncu dusmese bile tokezlerse, yavaslarsa avantajin kaybedilip kaybedilmedigine bakilir. avantaj devam ediyorsa faul olmaz. ancak hareket cok problemliyse hakem pozisyon bitince kart gosterebilir.
+1
antikadimag
(24.12.25)
Abi dünkü pozisyonda formasını çekip öyle kalmıyor ki hareketlenen adamın formasını çekip sonra bırakıyor, bu pozisyonda geriye nasıl düşecek zaten adam ileri gitmek istiyor tabii ki öne doğru düşecek, sırf bununla ilgili en az 2 tane fizik kuralı var eylemsizlik olsun etki-tepki olsun, adam ileri gitmek istiyor sen çekip bırakıyorsun, öne düşer, mesela son lig maçında aynısını Fenerbahçe yapmıştı hakem penaltı vermemişti, o pozisyon da penaltıydı mesela, "penaltı aldırma" bence böyle olmaz ama neticede adamı formasından çekiyor, düşmese bile pozisyon penaltı zaten adamın avantajını bozuyorsun gol atmasını engellemeye çalışıyorsun.
+4
kizil karga
(24.12.25)
rakip oyuncu parmaklarsan bu da fauldür. bazen kafa atarsın adam düşmez bu da faul.
+1
mikahakkinen
(24.12.25)
(7)

Alkollu Boza

mirafiori
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
0
mirafiori
(22.12.25)
Geçenlerde boza tarihi ile ilgili bir yayın dinledim. Boza hiçbir zaman alkollü bir içecek olmamış. Mayalı diye sevmiyor, biraya benzetiyor bir kesim ama alakası yokmuş.
0
gnosis
(22.12.25)
Bozada, kefirde, kombuçha çayında doğası gereği alkol vardır. Alkolsüz diyorlarsa mayalayarak değil, bir başka yöntemle yapıyorlar veya doğal olmayan işlem yapıyorlardır. Yarım yağlı tereyağı yapılabilen coğrafyada o da yapılabilir. Ancak normalinde alkol ürer ve vardır.

Yarım yağlı tereyağı mı olur diyen Google'dan görebilir.
+2
Mirket
(22.12.25)
Mirket'in cevabından sonra tekrar baktım. Wiki alkollü diyor. İslami sayfalar alkolsüz, içebilirsiniz diyor. Bu konu doktrinde tartışmalı herhalde. Osmanlı zamanında fetva verilmiş haram değildir demişler. Ben onların yalancısıyım:D
0
gnosis
(22.12.25)
boza, kefir vb. ürünler fermantasyon nedeniyle eser miktarda alkol içerir. farklı bir metodla yapılmalarına imkan var mı bilemedim, mirketin dediği gibi doğal olmayan bir işlemle yapılıyor olabilir alkol hassasiyeti nedeniyle.

edit: genellikle insanı sarhoş edecek bir oranda alkol olmadığı, çok çok düşük düzeyde olduğu için içilebilir diye yorumluyor çoğu din insanı.
+1
Phoebe
(22.12.25)
Fermantasyon gereği alkol oluşur ama taze tüketildiğinde çok düşük olur ama oda sıcaklığında üç dört gün beklerse fermantasyon devam edeceği için alkol oranı artar.
+1
kizil karga
(22.12.25)
Ben alkol kullanmadıgım için boza içecegim zaman ya vefa'ya gidiyorum ya da kendi yaptıgını bildigim yerlerde içiyorum.
Yanlış bilmiyorsam taze olarak günlük içildiğinde alkol yok diye biliyorum, dogrusunu hep birlikte öğrenelim. kaçıncı günden sonra alkol oluşuyor.
0
liberal
(23.12.25)
bu, gün ile alakali bir sey degil ki. mayalanma yani fermentasyon türüyle alakali bir sey. yogurt fermentasyonu laktik asit fermentasyonudur, alkol olusmaz, ama boza fermentasyonu karma fermentasyondur. alkol aciga cikar. sürecin tamami bu sekilde ilerler.

inanmayacaksiniz ama sirke ve ekmek hamuru fermentasyonunda da alkol aciga cikar cünkü seker parcalanir. sirkedeki alkol sonra asetik asit bakterileri tarafindan parcalanir ama hicbir zaman ne kadarinin parcalandigindan emin olamazsiniz. sifir alkol mümkündür ama mutlak bir biyolojik garanti degildir. evde sirke yapiyorsaniz ve bu konu sizin icin önemliyse bilin yani. icinde cok cok büyük ihtimalle yan ürün olarak alkol vardir.

icine alkol katilarak pisirilen bir yemegi yemiyorsaniz bunu mantik cercevesine oturtabilirisiniz; dersiniz ki, beef bourguignon yemiyorum cünkü bilincli sekilde icine alkol konuluyor. bilincli!
ancak boza, sirke ve ekmek hamurundaki alkol biyolojik yan üründür. bilincli eklenmez. ekmek hamurundaki alkol beef bourguignondaki mantikla pisme sirasinda tamamen buharlasir ama bu, bu ürünlerin icine alkol girmedigi anlamina gelmez. dini hassasiyetlerinizi anlayamiyorumdur belki ama eger biyolojik bir tepkime sonucu ortaya cikan yan ürün sebebiyle boza icmiyorsaniz, bu mantikla sirke ve ekmek de yememelisiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
(6)

Sözlük ve duyurunun eskisine göre aktif kullanıcı sayısı gerçekten düştü mü?

psmstc
Geçenlerde biri böyle birşey yazmıştı. Gerçekten eskiye göre buraları ıssızlaştı mı :)
Geçenlerde biri böyle birşey yazmıştı. Gerçekten eskiye göre buraları ıssızlaştı mı :)
0
psmstc
(22.12.25)
bir önceki formatta bir çok troll duyuru oluyordu. büyük ihtimal bunları engellediniz veya siz engellemediyseniz de başkaları engelleyince izole kaldıklarından ve etkileşime giremediklerinden daha az yazmaya başladılar.

sözlükte de benzer bir şekilde engelleye engelleye çok daha az bir içerik görüyor olabiliriz.
+4
gabe h coud
(22.12.25)
herkes herkesi engellediği için kimse yok gibi gözüküyor :)
0
koela
(22.12.25)
sub-etha'ya ulaşmayı bile bilmeyen yazarlar var. eskiden kabak gibi ortada olurdu herkes her yere girerdi. ah ah nerede o eski sözlükler :P
modası geçti burasının bence.
+2
neira
(22.12.25)
Bu platformların bu kadar süre ayakta kalması bile mucize gibi bir şey, kendi alanında faaliyet gösteren aynı dönemin projelerinden hiçbiri kalmadı, sözlük ve uzantıları zombi gibi bir şekilde hayatta kalmayı başarabiliyor, bu arada sözlükte kullanıcı sayısının düşmesi gibi bir şey olduğunu sanmıyorum ben tam tersi katlanarak artmıştır ama duyuruda gak desen engelleyen guk desen dünyayı yok et butonuna basan aşırı konformizm düşmanı bir kitle var, sen de böyle biriysen sana da o nedenle kullanıcı sayısı düşmüş gibi gelebilir.
+1
kizil karga
(22.12.25)
duyuru kesinlikle azaldı. sözlük ise ne azaldı ne arttı. bunlar benim öznel düşüncelerim.
0
abelardo
(22.12.25)
Sözlüğü bilmiyorum ama duyuru trafiği tabii ki azaldı. Böyle miydi burası?
0
lazor
(23.12.25)
(9)

Sedat peker cumhurbaşkanlığı adayı olsa oy verir miydiniz?

messina123
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
-30
messina123
(21.12.25)
Ekmeleddin'e oy vermiş insanız neden vermeyelim.
-2
kizil karga
(21.12.25)
Zamanında muhaliflerin kanında banyo yaparız falan demiyor muydu bu herif?
Çıkarı nerdeyse o tarafa dönen bir adam.
+7
parka
(21.12.25)
chpnin adayı olursa oy vermeyecek ekşici yok
-5
plastic_angel
(21.12.25)
tek bir oyum var, akp'nin adayına veririm.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
oğan'a sonra kılıçdaroğlu'na oy verdim. peker'e, boş sigara paketine veya çiğnenmiş sakıza da oy veririm, bir anlamı yok nasıl olsa.
-2
g7mor
(21.12.25)
sedat bizim mahallede ihtiyar heyetine uye olmak istese yine de oy vermem.
+5
cooperr
(21.12.25)
Dürüstlük ve adalet kavramlarının sizce de her türlü üstü örtülü işte bulunan birinin, sonra işler bozulunca intikam hevesiyle ağzını açmasından daha farklı kıstaslarla tanımlanması gerekmiyor mu?

Bence bu kadar kolay ikna olmayın.
+2
akhenaten
(21.12.25)
insanın bir dünya görüşü olur, ne sağa ne ampüle ne sedata atarım. boş atarım gene de atmam.
+4
mikahakkinen
(21.12.25)
vermem. senin mantigin,

adam caliyor ama alni secdeye degiyor diyen sigirdan bir farki yok.

5 yil sonra duyuruya gelip "yuz verdik ayiya geldi sicti haliya" diye anti sedat peker basliklari acardin.
+3
buenosdias
(22.12.25)
(4)

Macfit yıllık ücreti

meşe
Şu an ne kadar? Yakın zamanda üye olan varsa çok makbule geçer. Belki lokasyona göre falan değişiyordur lokasyon: gebze.Gidip sormak istemiyorum iletişim bilgisi alıp taciz ediyorlar düzenli olarak.Teşekkürler.
Şu an ne kadar? Yakın zamanda üye olan varsa çok makbule geçer. Belki lokasyona göre falan değişiyordur lokasyon: gebze.

Gidip sormak istemiyorum iletişim bilgisi alıp taciz ediyorlar düzenli olarak.

Teşekkürler.
0
meşe
(16.12.25)
Sitesinde lokasyon seçip aylık yıllık ücret görülüyordu kalktı mı
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.12.25)
Abi lokasyonundaki Macfit'i seçtiğinde üyelik fiyatını veriyor site, sözlükte de soruyorlar bu soruyu o şekilde bakılsa rahatlıkla ulaşılabilir aslında. Ben yıllık 18 bin veriyorum ama yıllık peşin ödedim, diğer türlü biraz daha pahalıdır.
0
kizil karga
(16.12.25)
Sitesinde ayda 1364 lira diyor.

www.macfit.com
-1
Mirket
(17.12.25)
30$, aşırı ucuz
0
plastic_angel
(17.12.25)
(3)

Kitabımı nasıl bastırabilirim?

durme
Novella uzunluğunda editörden geçmiş, basıma hazır bir kitabım var. Usta bir editör üzerinde çalıştı ve kitabı orijinal buldu, sevdi. Lakin bastırma sürecinde yol yordam bilmiyorum. Yayınevleri kitaptan çok kişinin tanınırlığı üzerinden seçim yapıyor gibi. Kitabın türü mizahla örülü büyülü gerçeklik
Novella uzunluğunda editörden geçmiş, basıma hazır bir kitabım var. Usta bir editör üzerinde çalıştı ve kitabı orijinal buldu, sevdi. Lakin bastırma sürecinde yol yordam bilmiyorum. Yayınevleri kitaptan çok kişinin tanınırlığı üzerinden seçim yapıyor gibi. Kitabın türü mizahla örülü büyülü gerçeklik gibi bence. Spiritüel tandansı var. Tanınmış bir yayınevinin yarışmasına katıldım ancak seçilmedim. İsmi bilinir yayınevleri 2-3 senelik basım programını önceden hazır ediyormuş. Yeni yazarlar prestijli yayınevlerinden bastırmak için hayvani paralar ödemeliymiş, diye öğrendim. Ben bastırmak için para harcamak istemiyorum. Ünlü değilim ancak metnime en azından basılacak değerde olduğu anlamında güveniyorum; lakin bu işin yolunu pek bilmiyorum.

Yayınevlerine tek tek gönderdiğimde arada kaynayacak diye çekiniyorum. Senelerce beklemek istemiyorum, zaten neredeyse kitabı bitirmemden sonra 8-9 ay geçti. Amazon'da self publishing etsem reklam vs ile de uğraşamam, o işlere çok kafam basmıyor şu anda.
Ben metni sağlam bir yayınevine vereyim, basılsın ve organik olarak tanınsın kitap derdindeyim.

Bana ne önerirsiniz? Yardımcı olabilecek biri var mı? Teşekkürler.
0
durme
(16.12.25)
Abim yanlış anlama beni ama yapmak istemiyorum dediğin her şeyi yapmak zorundasın biraz, yani istersen ölümsüzlüğün sırrını keşfettiğin bir eserin olsa dahi kendi kendinin referansı olacak şekilde bilinen bir insan değilsen bir yayınevi senin kitabını neden basmak istesin ki, sen arz olmak istiyorsun ama bu arzın bi talebi yoksa gerekiyorsa para ödersin gerekiyorsa tek tek yayınevlerinin kapısına gidip ürününü pazarlaman gerekir, yani kuryeyle yayınevine göndermekle de olmaz o iş, hatta sana "kardeş kitabın güzel ama seni bilen eden yok bu kitabı X yazarın ismiyle basalım sonra diğer kitaplarında duruma bakarız" diyenler bile çıkacaktır, bu işler böyle yürüyor biraz, seninle aynı düşüncede olan binlerce insan vardır muhtemelen kitabını bastırmaya çalışan, biraz böyle düşünüp durumunu değerlendir.
+5
kizil karga
(16.12.25)
Durumuzundaki birçok yeni yazar kendi ceplerinden ödeyip bastırıyorlar kitaplarını. Yayınevleriyle bunun üstünden anlaşmaya çalışabilirsiniz.
0
alice in potatoland
(16.12.25)
editörün bağlı olduğu ya da tavsiye edebileceği bir yer yok mu? en azından bekleme süresini kısaltırsınız belki. her halükarda para ödersiniz gibime geliyor. dediğiniz kadar iyiyseniz bir yerde bastırdıktan sonra ilk roman ödülü gibi yarışmalara göndermek mantıklı olabilir.
0
black holes in the sky
(16.12.25)
(7)

Bir hayvan nasıl aynı anda hem inek hem dana hem de sığır olabiliyor?

mikahakkinen
Yani bu kadar ayrıştırma gerekli mi? İnek deyip geçsek?
Yani bu kadar ayrıştırma gerekli mi? İnek deyip geçsek?
+1
mikahakkinen
(16.12.25)
erkeği ile dişisinin birbirinden çok farklı ticaret alanları var. Her defasında erkek sığır, dişi sığır demek yerine kullanımı kolaylaştırmak için farklı isimlendirmeler yapılmış. Bu işin içinde olan, ticaretini yapan için çok makul. Elimde 120 inek var dediğinde kaçı erkek, kaçı dişi, kaçı hiç doğurmamış, kaçı süt veren, kaçı yavru vs anlaşılmaz bu da ekstra soru ve zaman kaybına sebep olur.
Siz sığır diyebilirsiniz, hepsini kapsar.
+1
faberkastelli
(16.12.25)
sığır genel olarak tür adı (insan gibi). inek, doğum yapan dişi sığır oluyor; düve doğum yapmamış dişi sığır; boğa tohumlama yapabilecek (genç) erkek sığır; öküz de tohumlama yapamayacak (yaşlı) erkek sığır oluyor. yani sığır üst küme; inek, düve, boğa ve öküz alt küme gibi düşünebilirsiniz. bilmeyenler hepsine inek deyip geçiyor ama farklı işte.
+8
shadowfollower
(16.12.25)
Abi bak büyükbaş dünyasında bu sınıflandırma yapılabilir neticede farklı özelliklere atıfta bulunuyor ama sırf boy uzunluğuna göre lüferi; defneyaprağı, çinekop, sarıkanat, kofana ve sırtıkara olarak isimlendirmek daha tuhaf, her 10 santimde bir hayvanın ismi değişiyor.
+6
kizil karga
(16.12.25)
Küçükbaş için de durum aynı, eskiden babamla kurban pazarına gittiğimizde her hayvanı farklı tanımlarlardı... Toklu, kabak vs.

Detaylı entry varmış;

(bkz: büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar sıralı tam liste)
+2
arpaci kumrusu
(16.12.25)
Çiftçinin hayatında anlamı, kıymeti, farkı var ki ayrı ayrı isimlendirmişler. Biz şehirli öküzlere hepsinin bir olması bu durumu değiştirmez.
+3
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.12.25)
bizim yediğimiz büyükbaş etleri genelde dana eti olur.
neden dana? çünkü doğum yapmayacak ve süt de vermeyecek.
günde 30 litre su içip bir sürü yem yiyecek, ama verdiği bir şey yok.
o yüzden fazla büyütmeye gerek yok, belli bir olgunluğa erişince kesimhaneye yolla.
doğum yapmış hayvan süt verir.
doğum yapmamış hayvanın doğum yapma potansiyeli vardır.

bu kadar farklı isimlendirilmesinin sebebi bu.
bu isimlendirmeler aslında hayvanın özelliğini belirtiyor.
+1
biseysorcaktim
(16.12.25)
deneyebilirsiniz. sizin gibi kullanan ve bunu çok uzun süreler çok geniş kitlelere yayabilen bir topluluk olursanız birkaç nesil sonra sığır der geçerler. dil böyle bir şey. kimdi o mavi ile yeşil arasında fark görmeyenler bile var. hani deniz ile ağaç aynı renk diyolla, çünkü hiç farkını bilmemişler. siz unutalım diyorsunuz, zor ama olmayacak iş değil.
+1
klassno
(16.12.25)
(5)

ChatGpt'ye bir şey öğretilebilir mi?

osssy
Sadece kendi hesabın için değil diğer hesaplara da etki edebilecek şekilde bir şeyler öğretilebiliyor mu? Mesela ben buranın sefiri reistir diye öğretsem, başkası buranın sefirini sorunca reis diyor mu?
Sadece kendi hesabın için değil diğer hesaplara da etki edebilecek şekilde bir şeyler öğretilebiliyor mu? Mesela ben buranın sefiri reistir diye öğretsem, başkası buranın sefirini sorunca reis diyor mu?
0
osssy
(15.12.25)
Zaten çalışma sistemi o değil mi? Yani nette böyle bir bilgi varsa onu çekip başka bir kullanıcıya sunuyor, bu öğrenme mi dersen değil tabii.
0
kizil karga
(15.12.25)
hayır sizinle olan konuşmalar için öğreniyor ama bunu genele yayamıyor.
0
matilda
(15.12.25)
yapay zeka henüz niş bir kavramken microsoft herkesten öğrenen bir yapay zekalı chatbot yapmıştı.

sosyal medya 12 saat gibi bir sürede bu robotu (ismi tay) ırkçı, anti-feminist, nazi, kaba-saba küfürbaz biri haline getirdiler.
aşırı toksik bir şey oldu.

o yüzden yapay zekalar şimdi dışarıdan gelen kontrolsüz input'ları hemen kabul etmiyorlar.

www.youtube.com

---
ama bahsettiğiniz manipülasyon şöyle mümkün;
mesela wikipedia'da istediğiniz manipülasyonu yazıyorsunuz. eğer o hatalı bilgi varolmaya devam ederse, yeni model güncellemesinde ai modelleri onu da bilgi kütüphanesine katıyor. sözde ermeni soykırımı gibi manipülasyonlar bu şekilde yapılıyor. eksisozluk hatta eksiduyuru'dan da öğreniyor yapay zekalar. buraları da okuyorlar. yapay zeka'nın tarafsız olması çok zor ve istenirse kolayca manipüle edebilir kullanıcılarını.

bir de; ai modelleri artık web'ten bir şeyler arayabiliyor. claude mesela arkaplanda brave search'ü kullanıyor.

sen claude ile konuşurken buranın sefiri kimdir ara bul bana söyle dersen, o da internette aradığında "buranın sefiri hasan hüseyindir" yazdığın websitesine girerse o bilgiyi alıp sana verir.
+2
biseysorcaktim
(15.12.25)
onu sen yapamazsın, ai botları web sitelerini gezerek bilgi topluyor.
0
duyuruuser
(16.12.25)
Aylık bilişim haberlerini tavsiyem yurtdışı kaynaklardan forumlardan izle .
Evet benim şu ana kadar anladığım yapay zeka ile hackerlik işini de devralıyor ve internette muhatap olunan kurum uygulama ve diğer kaynaklarından çok gerçekçi sahte mesajlar almaya, oltaya takılmalara sebep olacak türden yeni tuzaklar da kurabiliyor .
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+12
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(9)

Araba kullanma fobisi

magni
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu ol
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu olarak tüm ülkenin nefret ettiği bir "katil" pozisyonuna düşebiliyorsun.

Bu düşüncelerden dolayı araba kullanmayı çok istememe rağmen kullanamıyorum, dev bir korku var içimde. Bir de "Ulan herkes kullanıyor, sen gerizekalı mısın" diye kendi kendimi ezikliyorum. Şu an bu tür bir fobisi olan var mı? Ve aynısını yaşayıp da aşabilen var mı?
+3
magni
(14.12.25)
var, yaşıyorum, aşamıyorum. tonlarca ağırlıktaki metal yığınının 20 km/saaten daha yüksek hızlarda üstelik herkesçe kullanılabilmesini çılgınlık olarak buluyorum. silah satın almak için 100 yere yazı yazıyorsunuz, it gibi kapıda bekliyorsunuz, 1000 dereden su getiriyorlar ama konu araba kullanmaya geldi mi şak şak jet hızıyla üstelik yaşlı, kadın, barzo, alkolik herkese ehliyet çıkartıyorlar.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
Ben sırf bu yüzden yıllarca gidip ehliyet almadım. Şimdi arabasız bakkala gitmiyorum
0
rodeocu
(14.12.25)
Bu korkunuzun size mantıksız gelmesi gerekiyor öncelikle.
Elbette birinin veya kendinizin ölümüne sebep olabilirsiniz ama bunun olma ihtimalinin çok düşük olduğunu size anlatmama bile gerek yok.
Tüm trafik kurallarına uyan, yorgun/uykusuz olmayan bir şoförün birinin hayatını kaybetmesine sebep olma istatistiğini bulabilseydik bunun sıfıra çok yakın olduğunu hatta herhangi bir belediye otobüsüne binmekten bile daha risksiz olduğunu görürdük herhalde.

Fobi sahibi birine “boşver” demiş olmak istemiyorum, öncelikle sizin aklınızın bu korkunun mantıksız olduğuna inanması gerektiğini söylüyorum.

Kendim yaşamadım ve çözmedim böyle bir korkuyu ama böyle bir endişesi olan, bu ihtimal aklına gelen bir şoför bence trafikteki şoförlerin %90’ından daha fazla güvenebileceğim biridir.
+3
michael_knight
(14.12.25)
20 sene önce bana arabayı kullanmayı öğreten eski dolmuş yakınımız demişti ki karşında gördüğün her aracın şöförünü acemi olarak göreceksin. o yüzden yapacağın her hareketi dikkatli ve 2 kere düşünerek yapmak zorundasın. çok şükür bu zamana kadar hiç büyük bir kaza yaşamadım, inşallah yaşamam da.

trafikte her zaman bir risk vardır. siz dikkatli oldukça riskler düşecektir. trafik kurallarına uyduğunuz sürece içiniz rahat olsun.
+2
false pretension
(14.12.25)
Araç kullanırken hiç olmuyor tv karşısında patlamış mısır yer gibi rahatım ama mesela otoyolda benzin almak için kenara çekip geçen arabaların hızını gücünü görünce "vay amk burada mı kullanıyorum lan bu arabayı ben de mi böyleyim" diyerek bi şaşırıyorum.
+1
kizil karga
(14.12.25)
aynı korku bende de vardı, ancak terapi yardımıyla bu korkumu yendim. ben hiç hiç şoför koltuğuna oturmamıştım ve sürücü kursuna yazılana kadar da oturmadım bu arada. şu an 2 senedir ehliyetim ve arabam var. uzun yol ve yurt dışında araç kiralama dahil her şeyi yaptım.

yolcu koltuklarında oturmakla şoför koltuğunda oturmak çok fark ediyor.
0
nefertarii
(14.12.25)
Aynı korku bende de vardı. Karşı şeritten tır gelirken gözümü kapatıyordum mesela. Yoldan yaya geçecekken eşime dur diye bağırıyordum falan. Sağdan yola katılım olunca eşimin kolunu falan tutuyodum. En çok da yayaya çarpmaktan çok korkuyordum. Büyükşehirden köye taşınınca fırsat bu fırsat diyip özel ders aldım. Üstteki arkadaşın da dediği gibi şöför koltuğu ve yan koltuk çok farklıymış. Neyse ki artık 3 yıldır aktif araç kullanıyorum. Üstelik artık köyde de değiliz ama hala tırların falan geçtiği ana yollara çıkamıyorum çünkü iki defa hafif kazalar yaptım. Sadece şehir içinde kullanabiliyorum. İstanbul gibi büyük bir şehirde kullanamazdım ama.
0
suicides underground
(15.12.25)
birkac kaza yaptim, biri benim hatamdi oburu karsi tarafin.
kazalardan sonra sunu anladim:
arac ile olmek o kadar kolay degil, ozellikle modern araclar ile. sacma sapan hizlara cikip sacma sapan hareketler yapmak lazim, ugrasman lazim olebilmek icin.
dolayisiyla gidip yaya ezmedigin surece, baska araca vurarak birini oldurmen de kolay degil.
dolayisiyla bu olme/oldurme isini cikarttim kafadan.
-kurallara bil ve uygula. mutlaka kemer tak. arka koltuktakiler dahil kim binerse taktir.
-alkollu kullanma
-uykusuz kullanma
-sacma sapan hiz yapma.
-aracin bakimlarini yap, lastiklerin frenlerin iyi olsun.
-modern bir araca bin.
gerisini dusunme.
0
cooperr
(15.12.25)
trafik kazasının oluşması için çoğu zaman 1 hata yeterli değil.
birden fazla sebebin bir araya gelmesi ile oluşan hatalar zinciriyle oluşuyor kazalar.

eğer dikkatli olursanız, uykusuz yola çıkmazsanız, kuralları bilirseniz kaza yapma oranınız ya da trafikte başınıza bir şey gelme olasılığı düşer.
seyir halindeyken telefonla uğraşmak (müzik değiştirmek, navigasyonu kurcalamak), aracın koltuk ceplerinden bir şey arayıp bulmak vs tehlikeli ki çoğu kez önemsenmez.

trafik kazalarında araçların teknolojisi de önemli.
modern araçlar oldukça güvenli ve minimal sürücü hatalarını tolere edebiliyor.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(7)

Yakıt soruları

arbre
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
arbre
(14.12.25)
araçta utts ve shell taşıt tanıma olduğu için shell'den alıyorum. ödeme yapmıyorum, fatura arkadan geliyor. kurşunsuz benzin, depoyu dolduruyorum, 30-32 litre alıyor, 1600-1800 lira arası tutuyor, 10 gün kadar gidiyor. bir depoyla 600 kilometreye yakın yol yapıyor.

büyük markalar olduktan sonra hepsinin aynı olduğunu düşünüyorum.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Shell opet bp nadiren peteol ofisi kalanlara neredeyse girmiyorum
0
basond
(14.12.25)
Evin yakınında Opet var Opet'ten alıyorum başkası olsaydı onu alırdım Türkiye'de 10 şirket varsa sekizi yakıtı Tüpraş'tan aldığı için firmaya olan algı dışında yakıtın farkı yok.
+1
kizil karga
(14.12.25)
shell veya opet. bp'yi listeden çıkardım çünkü petrol ofisinin altında çalışıyorlar. bp'ye girmiyorum artık.
0
false pretension
(14.12.25)
Opet'ten ve bazen Aytemiz'den alıyorum. Markadan ziyade istasyon önemli. Türkiye'de bilindik tüm markaların ürünleri kaliteli ama benzin istasyonları üçkağıtçı olabiliyorlar.

95 oktan standart benzin alıyorum hibrit araç (corolla, rav4) için. Dolduruyorum depoyu ama pompa tetiği atınca üzerine ekletmiyorum. Depo boşalmaya yakın dolduruyorum. Deprem sonrası bir müddet yarım depoyken dolduruyordum. Araçta acil durumlar için sürekli yakıt olması önemli aslında. Ama zamanla yine ihmal eder oldum. Kaç günde bire gelince, kullanıma göre bir araç ayda 2 ila 4 arası. Diğeri ayda 1-2 defa.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
iş ve eve yakın opet benzinliği var. Alternatif olarak shell, en kötü ihtimal petrol ofisi tercih ederim başka markalardan almam. fiyat artışı olacaksa fullerim yoksa keyfi 1000 tllik atıyorum.
0
biravekahve
(14.12.25)
yakıt kart olduğu için opet. kullanıma göre değişiyor. bazen ayda bir kez, bazen ayda 2-3 kez.
0
inheritance
(15.12.25)
(9)

Araba soruları

arbre
Hangi seçenekler iyi?1. Otomatik dizel2. Otomatik benzin3. Manuel dizel4. Manuel benzinTeşekkür.
Hangi seçenekler iyi?

1. Otomatik dizel
2. Otomatik benzin
3. Manuel dizel
4. Manuel benzin

Teşekkür.
-1
arbre
(14.12.25)
Otomatik benzin.
+4
kizil karga
(14.12.25)
Benzin kesinlikle dizelden daha iyidir. Otomatik ve manuel ise tercihtir.
+1
prole
(14.12.25)
prole, ama şimdi bakıyorum, 460 bine manuel dizel Toyota bulabilirken aynı paraya Peugeot ya da Opel otomatik benzinli bulabiliyorum. Bu noktada karşılaştırma Toyota ve Opel karşılaştırmasına dönmüyor mu?
-1
🌸arbre
(14.12.25)
Dönmüyor çünkü bir araba markasını her modeli, modelinin her yılı, her yılın her motoru iyidir diye bir şey yok.
Her markanın alınmaması gereken ürünleri var.toyota'nin 2.2 dizel d-cat misal sıkıntı

Senin fiyat aralığında otomatik dizel risk yani. Ama sen sürekli soruyorsun aylardır ve bence canının istediğini al, bu şekilde mutlu da olursan mutsuz da olursan seçimi sen yapmış olursun.
+1
logisticsmanager
(14.12.25)
logisticsmanager, bana en mantıklısı otomatik benzinli geliyor
-1
🌸arbre
(14.12.25)
Abi eğer olay riskse en mantıklısı manuel benzinli.
Sonraki mantıklı otomatik benzinli ya da manuel dizel.

Bence sen git al ne istiyorsan. Biraz şans işi yani, bütün paranı harcama çünkü masraf her türlü çıkacak.
0
logisticsmanager
(14.12.25)
en az sorun ve en düşük masraf için manual/benzin. hatta atmosferik benzinli, turbo da olmayacak.
lpg varsa yakıt tüketiminde de maliyeti düşürüyor benzinli. ama bütçem olsa sorunsuz cvt şanzımanlı japon bi otomatik vs. düşünürdüm. muhtemelen corolla vs.

sistem ne kadar basitse o kadar ucuz ve sorunsuz oluyor işte. manual otomatikten basit, cvt diğer otomatiklerden basit, benzinli dizelden basit, atmosferik turbodan basit sistem vs...
+1
konetsu
(14.12.25)
motora bağlı.

manuel kalmadı zaten.

sorunsuz olan hangisiyse o.

genelde benzin daha sorunsuzdur.
0
gurur
(14.12.25)
anladığım kadarıyla eski araç bakıyorsunuz. örneğinizden yola çıkarak anladım. eğer 150 bin km altında araç alacaksanız manuel dizel iyidir. ama 150 bin km üstü alıyorsanız benzin manuel daha iyidir. japon ve kore'lerde benzin + manuel çoğuzaman üzmez. illa otomatik lazımsa otomatiği de iyidir.
0
cisimcik golgi
(15.12.25)
(8)

Bazı yazarlar nasıl her sene kitap yazıyorlar?

put it in your appropriate place
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.Nasıl yapablıyorlar?
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.

Nasıl yapablıyorlar?
-2
put it in your appropriate place
(12.12.25)
iş olarak yapsan yaparsın (sen de her gün 8-9 saat bişey yapıyorsun)

(bkz: Stephen King)
çok severim. Herkesi etkilemiş bir sürü romanı var yani nicelik niteliği etkiliyor diyemeyiz. Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google. Adam 78 yaşında. (bir noktadan sonra ekibine yazdırdı gibi teoriler vardı ama bilmiyorum.)
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
üretkensen birkaç senede de yazarsın artık. yani fikir geliyorsa ilham geliyorsa. elle tık tık yazmana da gerek yok konuştuğunda yazıya döken programlar vs. eğer fikrin ve ilhamın varsa teknoloji işleri çok kolaylaştırdığı için deli gibi hızlı üretebilirsin
-1
f02561
(13.12.25)
Kendine belirli bir kalıp oturttuktan sonra o kalıp üzerinden istediğin kadar istediğin sürede yazabilirsin.
Mesela agatha christie'nin kalıpları çok belli. Ahmet Ümit yine öyle. Dan Brown hakeza.
0
etna
(13.12.25)
Ahmet ümit, orhan pamuk, ayşe kulin gibi çok satan yazarlara yayın evleri başarılı ama tanınmamış kişilerin dosyalarını gönderiyor.
Meşhur yazar bu dosyaları inceler. Şunları şöyle düzeltsin, şunları eklesin diye not düşer. Amatör yazar romanı tekrar istendiği gibi yazar ve kabule sunar.
Yine düzeltmeler ve geliştirme istenir. Sonunda ünlü yazar romanı kelime kelime okuyup son halini verir.
Ünsüz yazara sus payı iyi para verilir, konuşmaması için sözleşme imzalatılır.

Son 20 yıldır edebiyat dünyası aşağı yukarı böyle döner.

Meraklısı için detay da vereyim. Yazara ricada bulunulur. İşte kürt karekter koy, dini meselelere gir, lgbt olsun, mülteci olsun falan diye.

Kitabın sayfası artsın daha pahalı fiyata satalım diye romanı 20 30 sayfa daha arttır lütfen falan derler.

Yanii her sene roman böyle yazılıyor. Yayınevinde çalışmıştım ordan biliyorum.
Sallama kardeş diyenlere selam olsun.
0
luluki
(13.12.25)
Kitap yazmanın şarkı yazmanın senaryo yazmanın hepsinin formülü var, ana konuya karar verip formülü uygulayınca, işin de zaten bu olunca yazıyorsan.
-1
kizil karga
(13.12.25)
"Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google."

su yorum uzerine sayfalarca yazilir. mesela niteligi belirleyen nicelik (ne kadar kitap yazildigi) degilse ne kadar kisiye ulastigi midir? bu da bir nicelik (ne kadar pazarlama butcesi ayrildigi, ne kadar sattigi vs) degil midir? genis bir kitleye ulasmis olmak kitabin nitelikli olmasiyla iliskili mi? mesela bir sarkici cok dinleniyorsa nitelikli oldugu icin diyebilir miyiz? insanlar yuzlerce kitap yazmis bir insanin sadece uc, bes, 10 kitabini okuyarak (ondan bile emin degilim) nitelikli diyebilirler. bu uc kitabi okumalarinin nedeni de zaten kitaplarin arkasindaki isim ve onun pazarlama becerisi, bir de populer kultur.
+1
Sour
(13.12.25)
high literature örnegi vermedikleri icin.
bunu is olarak yapsa dahi her yazar her yil kitap cikaramiyor cünkü edebi eserin kalitesi hep ayni degil. ahmet ümit, stephen king, dan brown, ayse kulin, falan iyi yazarlar degiller. sabun köpügü yazarlar.
hatta bana kalirsa agatha christie ve orhan pamuk :) da iyi yazarlar degiller. agatha christie'nin kitaplarinda yapisal bütünlük var ama dil derinligi yok. orhan pamuk olayina girmeyecegim :D

julio cortazar rayuela üstünde bes sene calismis. ortaya cikardigi kitap malum.
hermann broch diye bir yazar var, avusturyali. der tod des vergil üzerine 10 küsür sene calismis.
heimito von doderer diye bir yazar var gene, o da avusturyali. adamin olayi bu, ns dönemi sonrasi avrupa'da kitaplari yasakli olsa bile calismaya devam etmis. die strudlhofstiege kitabi üstünde sekiz yil calismis. die dämonen kitabi üstünde 30 sene calismis ki avusturya edebiyati icin muazzam bir eser.
her kitap bir formül degil. her kitap formülle bir senede yazilir denince ulysses'lerin, geceyarisi cocuklari'nin, anna karenina'larin hakki yeniyor. mal mi bu yazarlar, diger yazarlar gibi formülü kurup yazmasin yoksa?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
benim nitelikten kastım o değildi farklı düşünmüşsünüz.

Art vs craft
(sanat / zanaat)

Ben bunların zanaatçi olduğunu düşünüyorum. Ama o işi iyi yapıyorlar. Siz sanatçılarla karşılaştırıp niteliği yok diyorsunuz. Bu yazarlarda dil zevki eh azıcık varsa var, ama esas olay dizi izler gibi hikayeyi takip etmek.

@sour, orada demek istediğim rasgele bir King romanı okuyup zevk alabilme potansiyelim. Çoğu yazarda buna emin olamam, ama seri üretim yapan bu adamda olabiliyorum. Bu şey gibi, J.J. Abrahams dizisi izle beğenirsin demek gibi. Ama genel anlamda çok kaliteli işler mi yapıyor? Hayır. Dediğim gibi sanat ve zanaat ayrımı bence bu. Ben iyi zanaatçi olarak örnek verdim zaten o kadar roman yazan birinin böyle olduğu az çok bellidir diye düşünüyordum.

Çok kişiye ulaşma çok satma vs. tabii farklı bi konu. Mesela ben bunu Metallia yeni albüm çıkardığında düşünmüştüm. Metallica bence (özellikle son albümlerinde) resmen kötü müzik yapıyor. Ama bu trash bile milyonlar dinleniyor ama son yıllarda çıkan muhteşem gruplar (müzikal anlamda gerçekten iyiler) on binleri yüz binleri geçemiyorlar. Ama yine başa döneyim, benim verdiğim örnek "her yıl albüm yapan ve her albümü az çok zevk veren bi grup buldum" gibi bi fikir.
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
(2)

Hgs siz kopruden gecmek

narod
Arkadaslar arac Edirne'de yarin teslim alacagim bir aksilik olmazsa. 0 arac, hgs yok. Kopruden gecince ne yapmam gerekiyor? Bu hafta hgs yi cikarmayi planliyorum.
Arkadaslar arac Edirne'de yarin teslim alacagim bir aksilik olmazsa. 0 arac, hgs yok. Kopruden gecince ne yapmam gerekiyor? Bu hafta hgs yi cikarmayi planliyorum.
0
narod
(12.12.25)
Hgs'ye bakiye yükle oradan çeker zaten plakaya işliyor ücret ama 15 günü geçerse faiz alıyorlar ona dikkat et.
0
kizil karga
(12.12.25)
webihlaltakip.kgm.gov.tr

buradan sorgulayıp kredi kartıyla ödeyebilirsiniz. illa hgs olmasına gerek yok.


ben hayatımda ilk defa motorsikletimle fsm köprüsünden geçecektim. hergün motora binerim ama burası küçük bir trakya şehri. öyle otobanla, köprüyle işim olmuyor ihiç. bunun için pttye hgs almaya gittim yoktu. sonra bankalara gittim 1 banka 2 banka 3 banka derken. 3. bankadaki güvenlik görevlisi hgs de sıkıntı var. ben kendi aracıma da bulamadım. hgs alamadım dedi. internetten sorgulayıp 15 gün içinde ödeyebiliyorsunuz deyince bu linki öğrendim. gittim geldim işimi gördüm. bu siteden sorguladım ve ödedim.
+1
Fodera
(12.12.25)
(8)

Beylikdüzü 1 + 1 dairelerin fiyatları neden ucuz?

konf
Merhaba,Sarı sitede sörflerken Beylikdüzü ve Esenyurttaki 1 + 1 lerin ucuzluğu gözüme çarptı. Hadi Esenyurt'u anladım da Beylikdüzü'nde özellikle Kavaklı mahallesinde, metrobüs durağına da yakın yerler 2 milyonun altına satılıyor. Nedenini bilen var mi? Oralarda oturup da sahadan bilgi verebilecek o
Merhaba,
Sarı sitede sörflerken Beylikdüzü ve Esenyurttaki 1 + 1 lerin ucuzluğu gözüme çarptı. Hadi Esenyurt'u anladım da Beylikdüzü'nde özellikle Kavaklı mahallesinde, metrobüs durağına da yakın yerler 2 milyonun altına satılıyor. Nedenini bilen var mi? Oralarda oturup da sahadan bilgi verebilecek olan çıkar mı?

Teşekkürler
0
konf
(12.12.25)
Beylikdüzü emlak ilanı=fake emlak ilanı.
0
kizil karga
(12.12.25)
Fake hepsi.
0
die fetten jahre sind vorbei
(12.12.25)
Aaa şimdi anlaşıldı niye tum ilanlar bi alanda toplanmış.. vay arkadaş ya, doğru dürüst yer bulamayacağız anlaşılan.

Teşekkürler
0
🌸konf
(12.12.25)
her ay en az bir kere bu soru soruluyordu. bu ay 12sinde geldi. ayın geri kalanında rahat uyuyacağım teşekkürler
0
abelardo
(12.12.25)
Duyuru'da Beylikdüzü'ndeki 1+1 uygun fiyatlı evleri devamli sorgulayan bir tarikat var sanırım.

Üstte arama bölümü var Beylikdüzü yazıp bulabilirsiniz.

Başka bir arkadaş da -bursa'ydi sanirim- bu şekildeki fake ilanları gerçek sanip evini bu piyasaya göre fiyatlandirip satıp baya mağdur duruma düşmüştü.

Aman dikkat edin, denk geldiğiniz fake ilanları ne kadar şikayet ederseniz bu şerefsiz emlakçı tayfasını o da afişe edersiniz..
0
makbur
(12.12.25)
2023'te Avcılar'da vardı benzeri; aradım ilanda 1.5 milyonluk bir evi sordum, o satıldı dediler iyi tamam dedim. Ertesi gün o bürodan olduğunu söyleyen bir kadın aradı, bütçenizi 2 milyon daha!! yükseltebilirseniz şöyle bir dairemiz var dedi. Dedim hanımefendi 1.5 milyonluk daire bakan biri nasıl bir anda 2 milyon daha bütçe yükseltsin. Kadın da dedi ki insan gibi yaşamak istiyorsanız bu paraları verebiliyor olmanız lazım dedi :))) Peki deyip konuyu uzatmadan kapadım.. Taktikleri bu galiba.
0
koskoca kirpi
(12.12.25)
listelerde on siralarda cikmak icin sahte ilan veriyorlar. aradiginizda da satildi diyorlar, baska evler oneriyorlar.

neden beylikduzu secildi diye soruyorsaniz, gorece duzgun bir yer, her yer site, beyaz yaka cok merakli, butcesini zorlayabilir.
0
Sour
(13.12.25)
fake hepsi
makbur +1 benzer bir durumu arkadaşım yaşadı, resmen küçük bir kaç emlak mafyası üzerinden dönüyor
0
darthvader
(14.12.25)
(22)

Hayatta sadece bir kez sevmek

mermaidd
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı? Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başlad
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)
Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı?
Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başladım. Yok "1 erkek 1 kez sever" vs. gibi ve sormak istedim sizlere.

DİPNOT: Bu benim görüşüm değil sadece dikkatimi çeken bir durum olduğu için sormak istedim.
0
mermaidd
(09.12.25)
Doğru değil.
0
gabe h coud
(09.12.25)
Doğru değil. Birden çok kez sevebilir insan. Hiç bitmez sandığın sevgi yok oluyor/ediliyor ya da aşkın etkisi geçiyor. Aslında o kişiyi değil, o zamanki heyecanını, sende bıraktığı etkiyi seviyorsun. Bir de hayat bu kadar romantik değil. Millet evlenip bir kişiyle 20 30 yıl geçiriyor. Bu bence çok zor bir şey. Bir kere sevme olayı garip aslında.
0
arbre
(09.12.25)
psikoloji, kültür, çevre etkileri nedeniyle bazı insanlar hayatta duygusal olarak takılı ve takıntılı kalabiliyor fakat genelleyemeyiz
+4
grimavi
(09.12.25)
Erkek duygularını bastırarak büyütür, ayrılık sonrası yasını erteler, sonra da "unuttum" zanneder. Ama bilmez ki işlenmeyen duygu geçmez, sadece donar. Bir de hafızanın seçiciliği var tabii, o ilişkideki zorlukları, çektikleri sıkıntıları değil de, sadece güzel anıları hatırlayınca ne olur? Buyrun size "yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün" başlıklı saygısız bir gönderi daha...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.12.25)
Henüz 1.80 sarışın Rus’a denk gelememiş bir erkek uydurması olarak görüyorum bu tarz lafları. Karşim bu erkek nasıl sadece 1 kez aşık olabilir ya
+1
olaylar olaylar
(10.12.25)
Bende 1 kez sanıyordum.

Sevmeyi seviyorsanız cevabı 1 den fazla.

Kadınların sanmaları yüzünden erkekler fena dağılıyor.

hele günümüzde.

The true north +1
0
baldan kaymak
(10.12.25)
Aşık olmamış ya da önceki aşkının duygusal bağımlılığından çıkamamış birinin genellemesi. Kendi başı ağrısa herkesin başının ağrıdığını da zannediyor olabilir.
Şu da var, yaşadığı aşkın o zaman hissettirdiği hisler ile şimdiki aşık halinin yaşattığı hisler birbirinden farklı olabilir. Bu sebeple öyle zannediyor da olabilir.
0
kisa
(10.12.25)
Kadın içinde erkek içinde doğru değil.
Uzun zaman önce birine karşı bende böyle düşünmüştüm nasıl seviyorum ama deli gibi tasma taksın gezdirsin diyorum :)
Aradan yıllar geçti bir yerden telefonuma ulaşmış aradı, çok şaşırdım tabi ama hissim yok olmuş tamamen, sonra mesajlar attı görüşmek istedi hep bahanelerle istemedim, açıkça söyledim istemediğimi en son yine durmadı engelledim. Geçmişe dönüp bakınca ne kadar toy ve boşmuş, iyi ki tasma taktırmamışım :)
0
IcedFlames
(10.12.25)
çok slogan bir söylem bence; bu kadar genellenemez. derecesi fark etmeksizin gerçekten sevdiğimizi söyleyebildiğimiz insanlar birden fazla olmuşsa -ki bende öyle-soruna şu şekilde cevap verebilirim:

öyle veya böyle, gittiğinde sende bıraktığı boşluk dehşet seviyede oluyor; hayatındayken ise bir şekilde daha kendin gibi, sanki oyundaki en güzel güçlendirme veren itemi inventory ne atmışsın da her zorluğu kolaylıkla aşabilecekmişsin gibi hissediyorsun.
0
lüzumsuz adam
(10.12.25)
Hayat çok uzun, zaman çok güzel siliyor her şeyi.
+1
antihero
(10.12.25)
Doğru değil.

Ergenliğin heyecanı
20'lerin heyecanı
30'ların olgunluğu
40'ların boşvermişliği
hepsi apayrı hepsinde de ayrı bağlanıyoruz, tutulu kalıyoruz. İlk terk edildiğimde ölüyorum sanmıştım, terk ettiğimde de dünyanın en suçlu insanı gibi hissetmiştim.
onsuz yapamam dediğim insanı/insanları yolda görüp kafa çevirdiği de oluyor insanın.
takılı kalıyorsanız o kişiye olan sevginizden değil, kendinizde olan sorunlardan dolayıdır. O ilişkinin bitmesi size yetersiz hissettirdiği için tekrar dönmek istiyorsunuz, kendinizi kanıtlamak istiyorunuz. vb nedenler.

sağlıklı yetişkin takılı kalmaz. bitmesi gerektiği yerde de biter. hayat herkes için devam ediyor. iki iyi insan mükemmel bir ilişki yaşayacak diye bir kural yok. Maalesef olmayabiliyor.
0
croswell
(10.12.25)
aşırı derecede bir uydurma. üniversite zamanında 5 yıllık ilişkim oldu, ilk ciddi ilişkimdi ve aşırı seviyorduk birbirimizi ilk 18-20 yaşların heyecanıyla ama olmadı ayrıldık. sonra başka bir uzun ilişkim oldu, evlendim, 1 senelik evlilikten sonra ayrıldık :) şimdi 5 yıllık başka bir ilişkimle evliyim 1.5 sene oldu evleneli ve gerçekten mutluyum, yaş da 40'a geliyor. öncekileri sokakta görsem sadece gülerim, ne yaşadığımı bile unuttum öyle söyliyim :D
0
awlmi
(10.12.25)
Şöyle diyelim hayat boyu değil belki ama... İnsanların hayatlarında belli kırılma dönemleri oluyor ve karakterleri ona göre şekilleniyor.

O dönemlerde unutamadıkları insanlar oluyor muhakkak.

Yani 30 bir dönüm noktasıysa bir insan için 30'larında yaşadığı bir ilişki 30-40 yaş arası dönemde unutulmaz olabiliyor.
0
anten
(10.12.25)
38 yaş olarak 3 kişiye aşık oldum şu ana kadar. aralarındaki süreler oldukça fazla tabi. birini unutmadan baskasına aşık olmadım hiç.
0
archmeister8
(10.12.25)
Bu 14-15 yasindayken dusundugum bir seydi ama artik degil.
0
hot potato
(10.12.25)
Büyük konuşmak istemem ama insan bir kere sevmeli, evlenmeli.

Evlendin, bir kaç sene içinde eşinle anlaşamadın, ayrıldın. Tabii ki yeniden evlenebilirsin.
Ancak evlendin, çocukların oldu, bir 10-15 sene sonra eşin vefat etti. Yeniden evlenmemek bence en güzeli. Ben tercih etmem diye düşünüyorum.

Ama evlenilmesi de ayıp veya yanlış değil. Kişisel tercih.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.25)
9-10 defa "sadece bir kez sevdim" dediğim birlikteliğim olmuştur.
0
kizil karga
(10.12.25)
gündüz soruyu görmüştüm şimdi antitez olarak geldim. ben gerçekten sanki bir kez gerçekten sevdim, sevildim. 35 yaşındayım sonrası hep onun kadar sevebileceğim birini aramakla geçti umarım bulurum
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
@rajkoothrapali umarım bulursun 🙏🏻

Hepinize dönüşleriniz için teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(10.12.25)
doğru değil. hatta bunu söyleyen insanın hiç de olgun olmadıgını, çok deneyimsiz oldugunu, iddalı sloganvari cümlelerin peşinden sürüklenen duygusal olarak zayıf birisi oldugunu düşünürüm.
-2
abelardo
(12.12.25)
@ruzgarr örneğinde görüldüğü gibi hiç şaşmaz

www.eksiduyuru.com

duygusal olarak zayıf insanlar ancak hayatta sadece bir kez sevilebileceğine inanır
+2
abelardo
(14.12.25)
Sevemedim güvenemedim. Hatalar yaptık şimdi piyasada düzgün kız da kalmadı.
0
civa
(07.01.26)
(4)

set sayısı ve tekrar

wop
örnek üzerinden gidelim.leg press yapıyoruz diyelim. 100kg 8 tekrar 3 set.bunu bir süre yapıyorum.zorlanmamaya başlayınca 10 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.sonra 12 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum. o da tamam olunca 10 kg arttırıp 8 tekrar 3 setten baştan başlıyorum.ancak bir grup arkadaş 4 ya da 6 t
örnek üzerinden gidelim.
leg press yapıyoruz diyelim.
100kg 8 tekrar 3 set.
bunu bir süre yapıyorum.
zorlanmamaya başlayınca 10 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.
sonra 12 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.
o da tamam olunca 10 kg arttırıp 8 tekrar 3 setten baştan başlıyorum.
ancak bir grup arkadaş 4 ya da 6 tekrar 3 ya da 4 set yapıp kolay gelmeye başlayınca ağırlık arttırmayı öneriyor.
ancak 4 tekrar ya da 6 tekrar yaptığım bir ağırlığın beni nasıl zorlayıp gelişmeye zorlayacağını bir türlü oturtamadım.
bu işin doğrusu yanlışı nedir?
0
wop
(08.12.25)
Her seferinde 3 set 12 tekrar yapıp, üçüncü sette de 12 tekrarı yapabiliyorsan bir sonraki antrenmanda ağırlık artırırsan,
Ağırlığı arttırdığında üçüncü sette 8 tekrarın altına düşersen de ağırlık eksiltirsen,
ve her antrenmanda 1 kilo dahi olsa ağırlık arttırmayı amaç edinirsen
sanki daha bir iyi olacak gibi.
0
Mirket
(08.12.25)
Bu konuda benim de kafam çok karışıktı, sonra Kaleci hocamla yaptığım bir konuşmada şunu söylemişti mesajı aynen kopyalıyorum:

"Doğru seçilen bir ağırlıkla tek tekrarla da kas kazanabilirsin, kas kazanımı 1 ila sonsuz tekrar aralığında gerçekleşebilir önemli olan doğru ağırlık seçimi ile tükeniş çevresine yaklaşmak ama ben her zaman düşük tekrar aralığında çalışıp tükenişe gitmeyi doğru kabul ediyorum çünkü tekrar aralığı yükseldikçe tükenişe mi gidiyorum yoksa yoruluyor muyum anlamak güçleşiyor, ha ben anlarım ama sen anlar mısın aradaki farkı o kadar tecrüben var mı bilmiyorum, o nedenle sen yeni seçtiğin ağırlıkta 6 tekrarın altına düşme, düşüyorsan ağırlığı biraz düşür, düşmüyorsan eğer 6. tekrar senin tükeniş tekrarındır zaten gelişim o noktada başlar çünkü kasların gelişim için mekanik gerilimi tükeniş tekrarında alır ve hücre uydularını devreye sokup anabolik süreci başlatır, o noktaya gelene kadar yapılan tekrarlar zaten hazırlık aşamasıdır, önemli olan o son 1-2 tekrardır, ha 5 tekrarda gelişim olmaz mı, tabii ki olur ama her hareketi 5 tekrarlı yaparsan o zaman da antrenman hacmi çok düşmeye başlar onu da çok düşürmemek lazım 6 tekrar alt sınır için ideal, üst limitte de 8 tekrar iyidir, ha 10 tekrarda gelişim olmaz mı, tabii ki olur ama 6-8 aralığında gelişim almak varken tekrar sayılarını yükseltip kendini gereksiz yorman da kerizlik olur, keriz antrenmanı yapmana gerek yok, ne dedim yukarıda zaten önemli olan tükenişteki son birkaç tekrardır, seçtiğin ağırlık sana 6-7 tekrarda tükenişe gidecek bir mekanik gerilim veriyorsa kazanç başlamış demektir, bunu neden 10 ya da daha üstü tekrarda yapmak isteyesin ki bunun bir mantığı yok, ayrıca yine dediğim gibi 1 tekrarla da kazanç sağlarsın ama onu bi 10 sene sonra yaparsın şimdi 6-8 aralığında çalışıp tükenişe git, 8. tekrar rahat çıktığında ağırlık yükselt, hepsi bu."

Ben bu mesajın çıktısını alıp salona asmak istedim ama izin vermediler.

Set sayısıyla ilgili de şuraya yönlendirme yapmak isterim: www.eksiduyuru.com
0
kizil karga
(08.12.25)
Abi bu işin doğrusu yanlışı yok. Bilimsel vücut geliştirme işine girmezsek yani.
Ha ama bu tarz tek bir bölgeye yüklenen hareketlerde (sonuçta bir squat gibi compound değil) 8-12 tekrar ideal genelde. 4-6 leg press için benim kendi görüşüme göre saçma olur. Ki ben bütün spor hayatını 1-5 tekrar arası geçiren biriyim.

Yaptığın harekette güçlendiğini bilmenin birkaç yolu var;
Kg artirmak
Tekrar artirmak ya da set artirmak
Daha kısa sürede yapmak

Bir de geçen arnold dinliyordum; bir kişi az tekrarla takilirmis biri çok tekrarla ikisi de hayvan gibiydi bu kadar kafa yormaya gerek yok sana ne uygunsa onu yap diyor. Koskoca arnold yani.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
ben de senin gibi yapıyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.12.25)
(9)

Tatil fotosu gösteren arkadaş

Mirabel
Arkadaşıma ziyarete gittim. Açıp telefondan japonya fotolarını gösterdi. Neredeyse 40 dk sürdü ve bitmedi. Aşırı sıkıldım ve heykel fotosu, avm fotosu, ışık, çiçek fotosu falan gösterdi. Yarısında işim var deyip çıktım. Gerçi kocasının çektiği fotoları da istedi bi de ordan gösterecekti.Devam etseyd
Arkadaşıma ziyarete gittim. Açıp telefondan japonya fotolarını gösterdi. Neredeyse 40 dk sürdü ve bitmedi. Aşırı sıkıldım ve heykel fotosu, avm fotosu, ışık, çiçek fotosu falan gösterdi. Yarısında işim var deyip çıktım. Gerçi kocasının çektiği fotoları da istedi bi de ordan gösterecekti.
Devam etseydi en az 1.5 saat sürecekti. Başta ilgimi çekti gerçekten sonra çok sıkıldım ve iş bahane edip çıktım. Ayıp oldu mu sizce? Çok sevdiğim bir kişi. Bu devirde kim kime dakikalarca seyahatte çektiği fotoları gösterir anlata anlata?
+3
Mirabel
(08.12.25)
Ayıp olmamıştır da bu tip durumlarda en iyisi çat diye konu değiştirmek veya lavabo bahane edip gitmek sonra telefonla görüşüyor gibi yapmak.
+1
gobekliraki
(08.12.25)
5-10 dk olsa neyse 40 dk uzun sürmüş tadını kaçırmış
+1
HellKeePer
(08.12.25)
Tanıdıklarla iletişimde bazı hususları gözden kaçırıyoruz. Böyle sevincini dakikalarca anlatanlardan çok parasızlığı veya hastalıklarını "uzun uzun" anlatanlara denk geliyorum. uzun uzun konuşmalarla da bu rahatsızlıklar giderilmiş olmuyor. Karşıdakinin de yapacağı çok çok tavsiye vermek
ya da üzülmüş görünmek .

Arkadaşınız anladığım kadarıyla büyük görünen ama hala içinde bir çocuk saklı. Doğrudan kendisini ilgilendiren konularda pek bütünü göremiyor ve zamanı yönetemiyor olmalı. O nedenle bir konudan diğerine geçemediğinden bir fotoğraftan diğer fotoğrafa geçiyor.
O 40 dakika oldukça uzun bir süre.
Benzeri durumda ben olsaydım arada ,
- bir bardak daha çay alabilir miyim?
- kolonya var mı ?
apartmanın temizliği, mantı tarifi gibi şeylerden bahsederdim sanırım.

Soruya cevap :
Ayıp olmadı . Onun Japonya'yı değil de misafirini düşünmesi, anlaması lazım.
Yine de size iade- i ziyaret yaptığında o kalın aile albümünü diğer odadan getirmeyin .
+1
diyecevaplandı
(08.12.25)
Ayıp olmuş. İş bahane edip çıkacağına alternatif konuşulacak konu yapılacak aktivite söyleseydin ya da boş ver fotoğrafları zaten instagram'da paylaşırsın oradan görürüm, gel şunu anlat deseydin.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
20 senedir aynı sorunlardan şikayet ediyorsun sen arkadaşlarına arkadaşların da sana alışmıştır artık ayıp olmaz.
+2
kizil karga
(08.12.25)
tamam ya yeter sıkıldım sonra gosterirsin gel bir şeyler yiyelim ya da sunu yapalım demek cok mu zordu :)
+2
koela
(08.12.25)
Bence ayıp olmamış, ben de yapardım. Hem de işi bahane etmişsin dümdüz sıkıldım da dememişsin. Sözlü olarak istediği kadar anlatsın şurda başımıza şu geldi, şöyle geleneği varmış şaşırdık, şurasına sen bayılırsın vs. gibisinden ama ekrandan o kadar uzun süre kimse katlanamaz (bu yüzden story'ler 15 saniye)
Burda sayıp sövenlere de aldırma, onlar 15 saniyelik story'leri bile sonuna kadar izlemeden kaydırıyolar.
+1
megalomaniac
(08.12.25)
görgüsüzlük bu ya. düğün fotolarını da gösterseydi. empatisiz düşük arkadaşlardan uzak dur. onun yaptığı görgüsüzlük. bir daha ararsa açma.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
Okurken darlandım 40 dk nedir 10 dk bile çok arkadaşın ayıp etmiş
+1
basond
(09.12.25)
(13)

Ne düşünüyorsunuz aşağıdaki foto hakkında?

Kahvedesu
https://eksisozluk.com/img/tafdf2wa
-1
Kahvedesu
(07.12.25)
Kısıtlı bir kesim için böyle ama genel olarak katılmıyorum, yani instagram'da ya da tv'de gördüğümiz birbirinin benzeri insanlar (estetik makyaj vs) toplumun genelini kapsamıyor, etrafımızda "normal" insan çok var.
+1
kizil karga
(07.12.25)
İki gün önce Bostanlı'da dolaşırken kafama takılan şeyin birebir resmini yapmışlar valla.
0
Mirket
(07.12.25)
Bunu yapmak istediler ama başaramadılar bence. Çünkü bu bir ekonomik rahatlık gerektiriyor ve o rahatlık bizde yok 😍
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
Düz fön terörü işte. Düğünlerde gelin hariç herkes bu şekilde.
0
ground
(07.12.25)
Doğruluk payı var ama abartılı biraz.
+1
etna
(07.12.25)
Fön değil olay. Dudaklar, makyaj, saçlar hep aynı. Takım elbise gibi. Giyersen bizdensin. Bu da human suit.
+1
gabe h coud
(07.12.25)
Doğru değil. 90'ların da bir modası vardı, görselde ima edilen yanlış. Her dönemde belli bir eğilim var, ama kimse de tek tip değil. Bu muhabbetler bitmiyor ayrıca... antik çağda bile bu tarz şeylerden yakınan insanlar var.
0
akhenaten
(07.12.25)
romanya'da yaşıyorum ve hiç bir kadın birbirine benzemiyor. çok değişik tipte kadınlar var partiye gitsen de bükreşte metroya binsen de.
0
rain when i die
(07.12.25)
goz onundeki ve parali insanlar icin buyuk oranda dogru.
goz onunde olmayan ve cok da parasi olmayan ortalama insan icin ise kismen dogru diyebiliriz.
0
cooperr
(08.12.25)
Belli sosyokültürel ve maddi seviyenin üzerindeki kişiler için doğruluk payı var.
0
onyx
(08.12.25)
%100 dogru bir görsel
0
koela
(08.12.25)
Sokakta gördüğüm insanlar böyle değil +1 Çeşit çeşit insan var.

Sosyal medyada böyle olabilir onu bilmiyorum kullanmadığım için.
0
peki madem
(08.12.25)
türkiye için yarı geçerli. Yurtdışı için geçersiz.

sık gezen biri olarak söylemek isterim, bu kadar estetik operasyon türk ve arap kadınlarına özel bir şey.
0
galahad reloaded
(08.12.25)
(5)

Dünya Kupasına kesin gittik gibi bir hava var?

Cesario
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var. 2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit.. Şimdiden kural
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var.

2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit..

Şimdiden kuralardaki rakiplerimizle Dünya kupasında saat kaçta maç yapacağımız bile yazılıyor. 13 Haziran Avustralya 5.00. Kurun alarmları. :))

Hayırdır abi gittik mi kesin kupaya, girelim mi havaya?
+3
Cesario
(06.12.25)
0
kizil karga
(06.12.25)
Mevcut takım seviyesi kendinden düşük takımlarla karşı çok başarılı, o yüzden sürpriz ihtimali bildiğimiz milli takıma göre daha az. Bir de ölüm kalım maçlarını da iyi oynuyoruz. Havaya girip artislenecek bir ekip yok, hoca da bunu iyi kontrol ediyor.

Yine de son maçı dışarıda oynamak sorun, ben %70 diyorum gitme ihtimalimize.
0
Bruce
(06.12.25)
2020 avrupa şampiyonasına giderken fransayı grupta perişan ederek gitmiştik, beklenti çok yüksekti. sonuç avrupa futbol şampiyonasında perişan olduk.
talihsizlik o ki dünya kupasının en rahat gruplarından birine gitme ihtimalimiz var, hatta yarı finale kadar da çok rahat olabilecek bir kupa.

play off rakiplerimiz aslında bize ters takımlar. özellikle kosovayla finalde deplasmanda oynamak en zoru olur. ama bu milli takım şimdiye kadarki milli takımlarımıza göre kazanması gereken her maçı kazandı. içimde gene de rahat kuradan dolayı korku yok değil. inşallah milli takım bizi mahçup eder.
0
mikahakkinen
(07.12.25)
dünya kupasına gidersek dahil olacağımız grup belli, grubun fikstürü belli. Sadece bizim de içinde bulunduğumuz avrupa play off serisinden 4.takım gidecek o gruba. Diğer üçü zaten belli. Her şey belli. Dolayısıyla tüm tahminler dünya kupasına gidersek diye yapılıyor. Bunda anormal bir durum görmüyorum.
Kağıt üstünde play off rakiplerine de mevcut gruba da bakıldığında gayet tercih edilebilir takımlar olduğunu düşünüyorum. Bu kesin gideriz veya gidersek kesin grup birincisiyiz anlamına gelmiyor. Futbol bu.
Dünya kupası çok büyük bir organizasyon. Bu aşamada kolay maç zaten olamaz ama rakiplerimizi yenebiliriz. Bir aksilik olmadıkça abd’de olacağımızı düşünüyorum ben.
0
ezkaza
(07.12.25)
kadro bence ideal değil, eksikleri var (özellikle mesela net santrfor) ama yakın tarihin en güçlü jenerasyonlarından birine sahibiz ve montella'yla belli bir istikrar da yakalandı. rakiplerimiz fena değil. şu noktada "kesin katılırız" düşüncesinin olması en azından vatandaş düzeyinde şaşırtıcı değil. futbolcular elbette böyle bir lükse sahip değil, çıkıp iyi oynamaları ve kazanmaları gerekiyor ama kağıt üstünde rakiplerimiz gerçekten uygun. o açıdan şu anki heyecanı doğal buluyorum.

iş topçularda bitecek. çıkıp kendi seviyelerinde oynar, üzerlerine düşeni yaparlarsa sorun yaşamayız. yok eğer "biz zaten çıktık" derlerse problem olur. neticede bunların hepsi üst düzey liglerde oynayan profesyonel sporcular. romanya'da bir arda güler yahut kenan yıldız yok belki ama bu oyuncular eğer oynamazsa romanya bizi pekala yenebilir, neticede kalecileri saymazsak 10'a 10 oynanan bir spor bu.
0
der meister
(07.12.25)
(13)

Duyurularıma cevap verilmemesi hakkında?

mikahakkinen
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1616517/almanya-sehirlerini-ve-bolgelerini-anlatan-kaynak-onerisiKonu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. www.eksiduyuru.com

Konu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?
Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?
Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
-3
mikahakkinen
(05.12.25)
Abi bunlar çok spesifik konular değil mi normal yani fazla cevap gelmemesi, benim Almanya bilgim BundesLiga ve Hitler'le sınırlı ama sorduğun soruyla ilgim olsa kesin cevaplardım.
+9
kizil karga
(05.12.25)
bilgim yok + sevmiyorum. bilseydim söylemeyebilirdim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
Bilmiyoruz:) Bazen de araştırmak zor geliyor olabilir.
Benim de cevapsız kalan duyurularım var. Beni kimse sevecek ya da sevmeyecek kadar tanımıyor burada.
+1
gnosis
(05.12.25)
duyuru her gün kontrol ediyorum, küçük & büyük demeden elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. bilgim olsa kesin yazarım.

bu durum benim de dikkatimi çekti, ben de yaşıyorum. eskiden daha önce sorulmuş ve cevaplanmış sorular için "aramaya inanın" vs yazarlardı veya link atarlardı. belki de bu nedenledir.
+2
MtKrt
(05.12.25)
Ben bilmediğim soruya cevsp yazmıyorum. Bazen tahminim olsa bile yanlış yönlendirmemek için yazmadığım da oluyo.
+2
Sadece soruyorum
(05.12.25)
hocam ben gördüm bu duyurunu. almanya hatta uzmanlık alanım ama senin istediğin bilgiye ben sahip değilim maalesef. ondan cevaplayamadım mesela. sevilmeme durumu değil bence. benim de bazı duyurularım cevaplanamıyor çok niş olduğu için.
+1
elektr10
(05.12.25)
herkesin bileceği bir şey sormamışsın. sen de bilmiyorsun mesela bak biri sorsa cevap veremeyecekmişsin :D tavsiyem, cevap bulamadığın soruları AI a sorarak çözümle. hatta ilk oraya bile sorabilirsin. hepimizden çok şey biliyor kerata.
+5
neira
(05.12.25)
ilişki konuları hariç burada kafa yorulan tutan pek başlık yok. o yüzden gayet normal.
-1
Başka
(05.12.25)
spesifik bir soru sormuşsun bilen çıkmamış gayet normal. bilsek yazardık.

ama bazen kullanıcılarda şunu görüyorum basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyorlar. onlara bilerek cevap vermiyorum
+3
gercekdunya
(05.12.25)
spesifik bir konu, net bilgisi olan dışında kimse cevaplayamaz. almanya'nın şehirleriyle ilgili bilgi/tavsiye sorsan tatile giden, yaşayan birileri fikirlerini yazabilir. sen doğrudan kaynak sormuşsun, hem de almanya'yı bilenlere sormuşsun. kaynağı sağdan soldan duymuş olup almanya hakkında fikri olmayanları da dışarıda bırakmışsın. o yüzden cevapsız kalmış.

sevmeyip de cevap vermeyen de çıkar elbet ama asıl sebebinin bu olduğunu sanmıyorum.
+2
kibritsuyu
(05.12.25)
Bilmiyorum
+1
mezzosprite
(05.12.25)
Bak nasıl veriyoruz
+1
gabe h coud
(05.12.25)
sizin sorunuzu gördüm ama açıkçası zaten benim yapacağım araştırmayı siz yapmışsınızdır diye cevap vermemiştim. küfürbaz veya sık sık hakaret eden birisi olmadığınız sürece sizi niye sevmesin ki insanlar? sizi o kadar tanımıyoruz bile :)

Aklıma gelmişken mesela siz tanışmak istediğiniz insanlar sorusuna beni de yazmıştınız ama öyle bir cevaptı ki acaba ironi mi diye düşünmekten kendimi alamamıştım. sizin mantıkla beni sevmiyorsunuz sanırım diye düşünmem mi gerekiyor? :)
+2
eileengray
(06.12.25)
(14)

Cenazelerin hızlı bir şekilde defnedilmesi olayi

dedeminhirkasi
Sebebi nedir kiMesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
Sebebi nedir ki
Mesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
0
dedeminhirkasi
(04.12.25)
cenaze bekletilmez diye bir gelenek, bir inanış var.

annem perşembe öğlen öldü cumartesi öğlen defnettik. babam pazarı pazartesiye bağlayan gece öldü, salı defnettik. şehir dışından cenazeye gelmek isteyenler de yetişebilsin diye. bana da dediler bekletilmez, bir an önce defnetmek icap eder diye. dedim yeğenleri gelmek ister, ertesi gün olsun ne olacak.

gerçekten ölmeyip ne olacak? doktor muayene edip rapor veriyor öldü diye.
0
kibritsuyu
(04.12.25)
The Premature Burial'ı mı okudun? Adger Allen Poe'nun en büyük kabusu. Adamda resmen canlı canlı gömülme korkusu varmış. Gerçi o dönemde öyle hataların yapıldığı söylenir.
0
Mirket
(04.12.25)
Abi bence süper bir olay çünkü hemen gömmek zorunda olmasak ölen kişinin verdiği ızdırap katlanarak artıyor ama gömünce "gömdük gitti" deyip daha çabuk iyileşme topralanma sürecine giriyorsun, gözden ırak olan gönülden de bi şekilde ırak oluyor bu şekilde. Ha sabah ölen kişi de ikindiye kadar ölmediğini ispat edemiyorsa ona da yapacak bir şey yok, sorry.
+2
kizil karga
(04.12.25)
bekletmemek daha iyi cenaze için de yakınları için de. çünkü bir an önce defin işleminin tamamlanması gerekiyor manevi olarak. şehir dışından yakınlar gelecekse bir gün sonra defin uygundur bence.

bu arada anadoluda cenaze üzerine bıçak koyma adeti vardır duymuşsunuzdur. bunun nedeni mefta bir şekilde hayattaysa nefes alıyorsa ya da hareket ediyorsa o bıçak üzerinden düşsün diye tespit için konuyor aslında.
0
exlibris
(04.12.25)
arkadaşların söylediğine ek olarak eğer ekstra bir işlem yapılmayacaksa cenaze her ne kadar morgda da beklese zamanla bozulan bir şey. bu tip nahoş etkileri de minimize edebilir.

ayrıca, soruyu tersten sorarsak, bir sebep yoksa neden beklesin ki?
+2
eisberg
(04.12.25)
yahudilikte dini bir olay. biri öldügü vakit ruhun bedeni terk ettigine ve defin gerceklesene kadar arada kaldigina inaniliyor. bu arada kalmislik da ruha cok rahatsizlik verdigi icin 24 saatten önce gömmeye calisiliyor. eger cenazenin parcalari tam degilse, tüm vücut parcalari toplanmaya calisiliyor bu sebeple. bu 24 saatte cenaze asla tek birakilmiyor, 7/24 biri basinda bekliyor ve tehillim'den psalm'lar okunuyor.

müslümanlikta da muhtemelen böyle bir nedeni olacagini düsünüyorum. size sormali.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Benim de canımı sıkan bir durum. Defnedilene kadar azap çeker dedi dindar büyüklerim, alelacele defnettik. Daha uzun vedalaşabilmek isterdim
0
mezzosprite
(04.12.25)
Dinen de uygun olan defni geciktirmemektir. Genel uygulama bu yönde.
Ama kalp krizi geçirerek öldüğü düşünülenler için 3 gün beklemek gerek.
Yeniden kendine gelenler dahi var .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
İslam dininde sebebi:

“Cenazeyi çabuklaştırın; eğer (ölen) hayırlı ise, onu hayra kavuşturmuş olursunuz. Şayet kötü biri ise, omuzlarınızdan bir an önce kurtulmuş olursunuz.”
(Buhârî, Cenâiz 51; Müslim, Cenâiz)
0
suicides underground
(05.12.25)
Uç bir örnek vermek istiyorum. İnsanın bir uzvu koptu diyelim. Karşınıza koyup izlemek mi daha iyi hissettirir. Yoksa onu bir an önce gömmek ve iyileşme sürecine başlamak mı?

İnsan ölüm/kayıp sonrası kaybettiği kişiyi o "araftaki" haliyle görmek istemez. Bu bir belirsizliktir ve kaygı doğurur. Hele ki ölümse bizim de evrensel ölüm kaygımızı da tetikleyebilir.

Ölüme ya da ölüm hastalığına kaçınılmaz şekilde bulaşmış kişiden en yakınımız dahi olsa içten içe bir an önce kurtulmak ve normalleşme sürecine girmek isteriz. Bu istemsiz bir psikolojik tepki bence.

Bunun sebebi temelde bence biraz ölüm kaygısıyla, acıyla yüzleşmekten kaçınmak, bir nevi psikolojik savunma mekanizması ve bir an önce normalleşme isteği diye düşünüyorum.

İnsanların sevgiliden ayrılınca tüm eşyalarını iade etmesi, bir aile üyesi yıllardır yaşanılan evde vefat edince taşınmak gibi gibi örnekler hep bununla ilgili.

Ölüm, ölümcül hastalık bunlar hepsi yüzleşmesi zor ama evrensel doğal süreçler.

Hemen gömme/defin adetinin İçgüdüsel ve evrimsel olduğu da kesin. Hayvanlarda bile benzer davranışlar var. (Karınca, tilki, kurt vb)

Bunun sebepleri; Ölen üyenin kokmasından duyulan rahatsızlık, öleni yemle benzeterek saklama gömme iç güdüsü, hastalıktan kaçınma iç güdüsü vb de canlılarda otomatik olarak bir an önce gömme iç güdüsü geliştirtiyor.

Son bir neden de Geçmişte soğutma imkânlarının olmaması

Tarihin büyük bölümünde:

Morg yoktu,

Soğutma sistemleri yoktu.

Doğal bir şekilde Dini tarihsel gelenekler toplum kültürü de bu çerçevede gelişti.

Özetle düşüncem bu şekilde.

Sorunun cevabıyla ilgilenen pek çok disiplin var: Antropoloji, arkeoloji, evrimsel psikoloji, din bilimleri, tıp/adli tıp, sosyoloji, tarih gibi gibi

bu disiplinlerin hepsinin ayrı ayrı cevapları doğru ve birleştirince toplam cevap olarak düşünülebilir özetle.
+1
psmstc
(05.12.25)
Kalender bir doktorla tanışmıştım bir cenaze evinde, çok güzel anlatmıştı bu mevzuyu.

Demişti ki cenaze törenleri kalanlar içindir. Gidenin zaten bir mevzusu kalmıyor dünyayla.

Cenazenin hızlı olup bitmesi de kalanları bir an önce normal hayatlarına döndürebilmek için. Aslında bu konudaki gelenekler binlerce yılda oturmuş. Sebepsiz görünen çoğu şeyin mantıklı sebepleri var.

Cenaze beklediğinde yakınları için rahatsız edici bir hale dönüşebilir öncelikle. Koku, bozulma vs. Bu zaten zor olan kaybı daha da zorlaştırır.

İkincisi yapılabilecek hiçbir şey kalmamış. Hasta vefat etmiş. Bir an önce o kişiyi normal rutinine döndürmek lazım. Bekledikçe kafasında kuruyor da kuruyor. Aslında arafta kalan biraz da yakınları oluyor.

O yüzden hemen gömüyorlar ki, normal hayatına devam etsin.

7 gün her akşam buluşup dua okutmanın bile aslında arkasındaki mantık cenaze evindekiler yalnız kalmasın. Kalabalıkla uğraşsın, özellikle ilk bir hafta akşamları tek başına acısıyla başbaşa kalmasın diye.

Bu eleştirilir ama yemek yaptırmak, helva kavurtmak aslında bunlar tamamen cenaze yakınının kafasını meşgu edebilmek için. Günlük rutinler stresi azaltır, psikolojik bir durumdur bu. Mesela helvayı özellikle cenaze yakınlarına kavurturlar.

Babam vefat etmeden önce araba bakıyordum biraz birikmişim vardı. Cenazeden 2 gün sonra eniştem beni araba bakmaya götürdü zorla, kafa boşaltmak için. Başta biraz ayıp buldum ama sonra iyi geldi. En azından o yas ortamından kontrollü bir şekilde uzaklaşıyorsun.

Yas tutmak sağlıklı, ama uzatmak sağlıksız. Toplumlar, kültürler bir şekilde kendi içlerinde ideal ritueller oluşturmuşlar bu süreyi sağlıklı bir seviyede tutmak için.
+4
anten
(05.12.25)
Evde ölümde doktor gelinceye kadar ölü katılığı oluşuyor. Birinin ölüp ölmediğini siz de anlarsınız. O yüzden kimseyi canlı gömeceklerini sanmıyorum. 50 kişiyi aynı anda muayene ederken arada birinin canlı olduğunu fark etmeyebilir belki. Onun dışında pek mümkün değil.
+1
gnosis
(05.12.25)
Şafilerde hemen gömülür. Biz de yakını dostu beklenir. Hristiyanlıkla özel törenle uzun süreçte gömülür. Bizim gibi sıcak iklimli ve islami toplumlarda hemen gömmek istenilir. Dini ve çevresel sebepler.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
bir arkadaşta demiş aynısını yahudi geleneğidir. tıpki sünnet, kara çarşaf ve bıyıksız sakal bırakmak gibi.

birde aslında ortadoğu sıcak olduğu için bozulmasın diye hızlıca gömerler. mesela arabistanda gece gündüz farketmez.
+1
gercekdunya
(05.12.25)
(4)

Wifi'den Twitter'a bağlanamamak

kizil karga
Diğer sayfalarda bir problem yok her yere giriyor ama wifi'de ne telefondan ne de bilgisayardan Twitter'a bağlanabiliyorum, hücresele geçince yine bağlanıyor ama wifi'ye geçince olmuyor, neden olabilir?
Diğer sayfalarda bir problem yok her yere giriyor ama wifi'de ne telefondan ne de bilgisayardan Twitter'a bağlanabiliyorum, hücresele geçince yine bağlanıyor ama wifi'ye geçince olmuyor, neden olabilir?
0
kizil karga
(04.12.25)
Is yerindeyseniz bloklanmis olabilir. Bizim ofisin wifi'den facebook, instagram falan giriliyor ama mesela tiktok'a girilmiyor.
+1
mbond
(04.12.25)
Yok evin wifi'si, düne kadar bi sıkıntı yoktu bugün başladı. Resetledim modemi tekrar kurdum ama bi şey değişmedi.
0
🌸kizil karga
(04.12.25)
güvenli internet ayarı açılmış olabilir mi internet sağlayıcınızda?
+1
inheritance
(04.12.25)
Olabilir abi hiç aklıma gelmedi o kontrol ederim.
0
🌸kizil karga
(04.12.25)
(14)

Her şey yolunda mı?

rock n roll
Nasılsınız, nasıl gidiyor?
Nasılsınız, nasıl gidiyor?
0
rock n roll
(03.12.25)
Yani.
0
kizil karga
(03.12.25)
boktan:)

İş için Ankara`ya taşındım, zamanla seversin dediler. Tam 1 sene oldu ama hala alışamadım.
Ev kiraları çok pahalı, kümes gibi 30 metrekare evler 35-40 bin TL, 1 senedir tek göz otel odasındayım bir türlü düzenimi oturtamadım.
0
zikardo
(03.12.25)
berbat. borç batağındayım çok fena. kimseden destek alamıyorum. tam nefes alıcam derken bi şey çıkıyo. en son maaşımın çoğunu bağladım borçları yapılandırdım derken kedim hastalandı ve varımı yoğumu ona yatırdım. şimdi kiramı ödeyecek param bile yok. iş allaha kaldı gerçekten mucize bekliyorum artık, aşırı yorgunum.
0
bxgx
(03.12.25)
Değil. Sağlık ok ama maddi açıdan durum pek parlak değil. Az kazanıyorum, yeterli olmuyor. Şimdiden gelecek sene ne yapacağız diye düşünüyoruz. Belki gelecekte istanbul’dan kaçarız diyorduk ama artık o da mümkün değil. Bu şehir girdap gülüm…
0
yankee jumping
(03.12.25)
değil
-1
Kahvedesu
(03.12.25)
ehhh işte; para tahsilatı sıkıntı piyasalar kötü. hiç bir şey doğru düzgün zevk vermiyor artık (yaş 44), günler bu aralar öylesine geçiyor gibi. 2-3 haftaya 1 tatilim var onu bekliyorum sadece
+2
sweetoffice
(03.12.25)
Değil.

Bu iktidar yüzünden her günüm zehir.

Günübirlik kendimi eğliyorum işte. Bugün alışveriş yaptım. Yılbaşı kartpostalları falan aldım.
+4
yurtsuz john
(03.12.25)
Maşallah yolunda
0
basond
(03.12.25)
sevgilimden ayrıldım. insanlarlayken iyiyim ama tek kaldığımda hayatı sorguluyorum. eskiden ne kadar mutluymuşum kıymetini bilememişim diyorum.
0
asap raki
(03.12.25)
Yolunda değil maddi olarak çıkmazdayım kıyafetleri satıyorum belki buradan da yardımcı olmak isteyen çıkar

www.eksiduyuru.com
0
ighe
(03.12.25)
Şakasız bok gibi biliyor musun
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
ben zaten bu hayatı şans eseri yaşıyorum. ölürsek de kime kalmış.
0
nothing in my way
(03.12.25)
Benim için de yani. Gerçi gene güzel gidiyor.

Çalıştığım şirkette fırtana öncesi sessizlik. Bu süreçte sağ kalırsam güzellikten muazzam muhtemeşem bir süreçe gireceğim. Ölürsem canım sağolsun. Yaşaması güzeldi.
0
put it in your appropriate place
(03.12.25)
İyi fena değil 2 defa sıfırdan başlamış biri olarak, geldiğim noktadan memnunum. Ankara'da yaşıyorum bok gibi soğuk var motor süremiyorum ama başka duyurucuların dertlerini görünce kendime üzülmeyi bıraktım. Logout olunca tekrar başladım üzülmeye kendim için :(
0
herseysoyledigimgibioldu
(04.12.25)
(12)

Freddie mercury yaşayan son yıldız mıydı?

luluki
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı? Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı?
Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
-1
luluki
(03.12.25)
James Hetfield ikisinden de yetenekli bence, biraz sıksam en az kişi daha sayarım böyle.
0
kizil karga
(03.12.25)
yetenekten kastınız nedir?

sahne karizması + ses + enstrüman + bestecilik ?!?

bu tarz bir yıldız çıkması artık çok çok zor çünkü hem sahne karizması olacak, hem sesi olacak, hem de iyi şarkı yazacak.. madonna olmadı, Justin Timberlake olmadı, Rihanna olmadı, lady gaga olmadı.... en tepede ayrı bir yere konumlanma anlamında Beyonce ve Taylor swift'i saymak mümkün belki. Taylor swift, hem şarkı yazıyor, ortalama söylüyor ama bu şekilde bir karizması yok. Beyonce'de karizma var, ses var, ama besteci değil. Elton john, şarkı söyler, karizması var, beste yapar ama çok niş bir yerde. eminem rapçi falan ama kendi dalında çok yukarıda .. tartışmasız en tepede. Ozzy Osbourne olabilir mi acaba, şarkı yazar, karizma en tepede, tartışmasız tepe heavy metal vokalisti..

ama şunu net söyleyebilirim. james hetfield'ı Freddie mercury ya da Micheal Jackson'la aynı cümle içinde karısı bile kullanmıyordur.
+7
co2s2
(03.12.25)
bence hayır.
yorumuyla, sahnedeki duruşu, performansı ve müzik türleri arasında zahmetsiz ama tam hakkını vererek geçişleriyle beyonce kanlı canlı bir örneği olabilir. ölmeden dünya gözüyle görmek istediğim sanatçılardan biri.
0
m e b
(03.12.25)
Taylor Swift'i en tepede konumlandırabilen tipe bak ya James Hetfield'i beğenmiyor ıfıfıf abi sen müzik konusunda fikrini her yerde açıklama lütfen :)
-2
kizil karga
(03.12.25)
Nejat Yavaşoğulları
saygılar
0
HellKeePer
(03.12.25)
Değerlendirme parametresi tam olarak nedir bilemedim ama Iggy Pop, Axl Rose ve Tarkan sahnesi gayet iyi sanatçılar.

Freddieye yetişirler mi, tartışılır tabi.
0
yurtsuz john
(03.12.25)
lady gaga da var mesela şuan. belki fredie mercury seviyesnde değil (belki de seviyesinde) ama her haliyle dört dörtlük star.
0
whatdreamsnevercome
(03.12.25)
belki michael jackson mı?
michael jackson freddie'den daha büyük star?
0
deranzo1
(03.12.25)
Belki mi? Michael Jackson dediğiniz adam dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük starıdır. İnternetin olmadığı bir dünyada afrikada insan yiyen kabileler bile onu tanır, tshirtüyle gezerdi. Freddie tabi ki muazzam bir yetenekti, biz de çok seviyoruz falan ama mesela müzisyenlik yeteneği konuşuyorsak Prince ondan daha multi bir müzisyendir ve muhtemelen daha popüler bir stardır.
+1
thracia
(03.12.25)
Yaa Allah aşkına Freddie ile James’i nasıl aynı kefeye koyabiliyorsunuz, neyin kafası bu? :)) james iyi bir sanatçı ama Freddie “ikonik” bir sanatçı. Adam sanatıyla da cinsel yönelimiyle de hareketleriyle de ikonik bir sanatçı. Hatta adam hem rock hem opera takılıyor. Sembol olmuş artık. Freddie gibi kim olabilir peki? Michael Jackson tabi ki olabilir. O da sembol isimlerden birisi.
+1
yankee jumping
(03.12.25)
abi ne diyon yav aşk olsun, beni ne ara öldürdün
0
der meister
(03.12.25)
(bkz: Davil Gilmour)
(bkz: Paul Mccartney)
(bkz: Slash)

Bunlar sayılıyor mu
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
(13)

Akıbetini merak ettiğiniz son insan

sekizdokuzon
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?Teşekkürler.
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.

Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(02.12.25)
İnternet Mahir'i merak ediyorum.
+1
kizil karga
(02.12.25)
Universiteyi Hacettepe de okumuştum. Bilkent ten Odtü den arkadaşlarım vardı sözlukten sağdan soldan tanistigim. Yurttan çok samimi olmadigim ama tatlı insanlar vardi. (Yurdumuz karmaydi ve çoğunluğu araştırma gorevlisi yüksek lisans ogrencisi eğlenceli tiplerdi, benim yaşım kucuktu biraz onlara gore, ama çok eglenceli idi) sonuçta yıllarca her gün gördüğüm insanlardi. Birden kayboldular gibi oldu
o zamanlar WhatsApp yoktu. Messenger vardı :( sosyal medya hesabım da pek yoktu, izini kaybettigim bir cok arkadaşlarım var. Soyadlarını hatirlayamiyorum. Hatirladiklarimdan da bulamadiklarim var. Düşünüyorum yani ara ara nerde ne oldular diye.
0
a perfect lie
(02.12.25)
Yıllaaaar yıllar evvel Relief nickini kullanan bir duyuru kullanıcısı kız vardı. İntihara meyilli bir yapısı vardı. Ben o yıllarda puzzle halısı mı, 2000 parça puzzle mı, bir şey satacaktım. Hafızam çok karışık. Şunu hatırlıyorum, miami ink’i izleyip kendi kendine dövme yapmaya karar vermişti. Neyse, işte bir anda bıraktı duyuruyu. Merak ederim yıllardır akıbetini. Kendine bir zarar vermemiştir umarım…
0
yadigar
(02.12.25)
camlicagazoz nickli duyuru kullanıcısı
+2
mezzosprite
(03.12.25)
ilkokul ve lisede beraber okuduğum, ayrıca meslektaşım olan 2 kişinin kariyerlerine baktım. helal olsun dedim. tipleri de kariyerleri de güzel maşallah.
0
rain when i die
(03.12.25)
Der meister. Öldü mü yaşıyor mu?
0
luluki
(03.12.25)
"tüm hayatın boyunca değersiz bir yığına dönüşeceksin" diyen joker liseliyi merak ediyorum.
0
summerjam0306
(03.12.25)
eksisozluk.com sözlükte böyle bir yazar vardı, onu okumayı seviyordum. Acaba nerelerde ne yapıyor.
0
liberal
(03.12.25)
1 saat önce önüme düştü mahir, napıyo diye baktım takılıyor galiba.

5-6 ay önceki röportajı : www.instagram.com
+1
brkylmz
(03.12.25)
üniversitedeyken (2009 mezunuyum) karşı dairemizde de üç öğrenci kalıyordu. bir tanesi kafayı definecilikle bozmuş, gibi dizisindeki şadan abi gibi geveze bir gaziantepli çocuktu. köyleri zeugma antik kentinin olduğu köy ya da komşu köyü mü ne öyle bir şeydi. 365 gün 24 saat define işleri konuşan bir tipti. define arama çalışmalarından falan bahsedip devamlı surette kafa açardı.

bir gün ansızın, ev arkadaşlarına benim acil antep'e gitmem lazım hadi görüşürüz diyip memleketine gitmiş, giydiği donlar, bilgisayarı, kişisel eşyaları vs her şeyi bırakıp gitmiş, bir daha haber alabilen olmadı kendisinden.

arkadaşları epey bir süre bekledi, elemanın daha da dönmeyeceğine kanaat getirince bilgisayarını falan satmışlardı.

gerçekten define bulup parayı mı vurdu? yoksa define davasına illegal kişiler tarafından öldürüldü mü? akıbetini merak ediyorum.
0
wilhelmwasmuss
(03.12.25)
Ya bir ara sözlükte de çok gündem olan bir site vardı. Sayılardan falan oluşuyordu yanlış hatırlamıyorsam. Bir elemanın günlüğü gibi bir şeydi. Sümer miydi adı neydi ya

O arkadaş nerede ne yapıyor çok merak ediyorum.
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
Eski iş arkadaşım.

Çok özledim onu, umarım çok mutludur.
0
rock n roll
(03.12.25)
İlk okul 2 ya da 4.sınıfta adı Hanım olan zayıf, sessiz, içine kapanık bir arkadaşım vardı. Öğretmenimiz bit kontrolünü sınıfta yaşı büyük, bitten anlayan (anladığını sanan) bir sınıf arkadaşımızla yapıyordu. Bu sınıf arkadaşımız da Hanım'ın saçındaki kepeklere bu bit deyince öğretmenimiz Hanım'ın annesini çağırıp kızı eve gönderdi. O günden sonra herkes Hanım'ı bitli diye zorbalamaya başladı. Sonra okul tatil olunca bir daha ses seda çıkmadı Hanım'dan. Hatırladıkça haline üzülüyor, şimdi nerede ne yaptığını çok merak ediyorum.
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
(2)

Normal kiloma döndükten sonra nasıl kas kazanabilirim?

archmeister8
Öncelikle ağırlık çalışarak 82 kilodan 72 kiloya düştüm. kaslarımı bir miktar koruduğumu düşünüyorum. Şu an göbek düz. Kafama takılanlar şunlar;1- Kas kazanımı için kalori fazlası mı vermem gerek yoksa kilomu aynı tutacak kaloriyi mi almam gerekiyor?2- Bunu şu nedenden dolayı soruyorum. Ben 80 85 ki
Öncelikle ağırlık çalışarak 82 kilodan 72 kiloya düştüm. kaslarımı bir miktar koruduğumu düşünüyorum. Şu an göbek düz. Kafama takılanlar şunlar;

1- Kas kazanımı için kalori fazlası mı vermem gerek yoksa kilomu aynı tutacak kaloriyi mi almam gerekiyor?

2- Bunu şu nedenden dolayı soruyorum. Ben 80 85 kilolara çıktığımda yüzümden kilo alıyorum ve yüzümün kemikli yapısı kayboluyor. Kısaca yüzümden kilo almadan ben nasıl irileşebilirim. 80-85 kilolara yağlanmadan kaslanarak nasıl çıkarım?
0
archmeister8
(02.12.25)
Abi yeni başlayanlarda kalori fazlasına çok girmeden balans kaloriye yakın kalori alındığında kas alıyorsun, bende öyle oldu, ben geçen sene başlamıştım kalori fazlasında değilken de kas aldım ama süreç tabii yavaş oluyor, ben sonra kalori fazlasına geçip süreci biraz daha kısalttım.

2. madde için bir şey demek güç o biraz genetiğe giriyor.
0
kizil karga
(02.12.25)
Yağlanmadan kas kazanırsan yüzündeki o istenmeyen durum oluşmaz.

Sağlam bir antrenman programın ve makroları düzenlenmiş bir beslenme programın varsa kalori arttırarak yağsız kas kazanmaya devam edersin. Yağ oranını sürekli kontrol altında tutman, gerektiğinde definasyonprogramı uygularsan bu iş olur gibi duruyor.
0
Mirket
(02.12.25)
(4)

Striptiz Klubü

Simsiyah
İstanbul’da böyle bir yer var mı? Merak ediyorum.
İstanbul’da böyle bir yer var mı? Merak ediyorum.
0
Simsiyah
(01.12.25)
Abi günümüz Türkiyesinde böyle bir şeyin olmasına imkan var mı, yani Türkiye'de zaten böyle bi kültür yoktu da olsaydı da doksanlarda olurdu o zaman bile yoktu sanırım.
-5
kizil karga
(01.12.25)
en fazla mini etekli dekolteli ablaların ışıklı pistte ankara oyun havası oynadığı yerler var. pavyon yani. günümüzün en erotik kulüp konsepti o.

ha yer altı tarzı gizli mekanlar diyorsan interneti bir gez, kesin bulursun.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
kıbrıs'a gidebilirsin en yakın ve kolay orası geldi aklıma .
0
devilone
(01.12.25)
10 sene önce harbiye elmadağ arası böyle bir iki klüp vardı. bir de galata odakule civarı xlarge isimli enteresan sahne showları olan bir mekan daha vardı. youtubeda o yıllardan kalma bazı videolar bulunabilir.
+1
orpheus
(01.12.25)
(9)

-20 derece soğuk değildi diye hatırlıyorum

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.11.25)
-20 derecede saatlerce kar küreyip eli cebinde laklak yapacak bi delikanlı çıkacağını ben pek sanmıyorum, ancak üç dört katmanlı giysilerle kalın eldivenlerle bereyle falan bi derece yapılabilecek bir şey.
+1
kizil karga
(29.11.25)
Askerlik yaptığım yerde iki üç hafta hava böyle olurdu.
Telsizden anons geçerdi ''Mehmetçikleri dışarı çıkarmayın.'' diye , karları da beş on dakika dönüşümlü şekilde kürüyorduk.
+2
ketcapli dondurma
(29.11.25)
-2 belki olabilir hatırladığınız sıcaklık. -20 birazcık da rüzgarla öldürücü etkiye sahiptir.
+2
f02561
(29.11.25)
-20 hep soğuktur. kıyafetin düzgün değilse 0 altı hep dondurucu soğuktur.
+3
jelly bear
(29.11.25)
en son -20 derecede dışarda olduğumda sümüklerim donmuştu çıtır çıtır ediyordu burnumun içine batıyordu nefes alırken :D
+1
theseachange
(29.11.25)
-15 te bir saat filan dışarıda kaldım. İnanılmaz soğuktu. Sırt kaslarım kilitlendi. Bir ayda anca açıldı.
+1
rodeocu
(29.11.25)
-20nin normalimiz olduğu bir ülkeden bildiriyorum; düzgün ekipman giyince dışarıda gayet iyi vakit geçiriliyor. Ama öyle zaradan aldığın montla falan duramazsın. Şartlara uygun giyinince oluyor. Rüzgar olunca yüzümüz kızarıyor sadece. Ayrıca kar küremek hiç de güzel bir şey değil..

Bunun dışında -20 çok soğuk değil diyemeyiz yani mesela bazen ekipmanı arabada bırakmış oluyorum evden arabaya giden 3 dakikalık yolda titriyorum soğuktan.
Şu an hava -7 ve içlik + outdoor ile çıkmaya başladık.
+1
suicides underground
(29.11.25)
eksişehir'de -20 küsür gördüm diye hatırlıyorum.
çarşı merkezde bulunan termometre arızalı değilse gördüm bu değerleri. gerçi meteorolojinin sitesinden bakınca 2006 yılında -28'e yakın olmuş.

o sıcaklıkta iki mont giyiyordum, içlik giyiyordum ve yavaş nefes alıyordum.
hızlı nefes alınca ciğerlerim acıyordu. ama geceleyin saatlerce yürüdüğümüz oldu.

şimdilerde geceleyin 10-12 derece oluyor yaşadığım yer.
o zaman -20'lerde hissettiğime benzer bir nefes acısını burada da hissediyorum.
elbette -20 daha soğuktu ama hissettiğim sıcaklık arada 30 derece varmış gibi değil hiç.

sıcaklık tek başına bir parametre değil, nem de önemli bir etken.
ama hala sıcaklık ve nem dışında başka etkenlerin de olduğuna inanıyorum.
+1
biseysorcaktim
(30.11.25)
-20 tabii ki her zaman soğuk ama askerlik yaptığım yerde -25 civarlarında seyrederdi genelde, içlik, mont, bere geziliyordu, çok rahat değildi ama mesela İstanbul şartlarında -5 gibi falan hissediliyordu. Nem, rüzgar falan farkediyor. Bazen rüzgarlı -15 olurdu, çok daha kötü etkiliyordu.
+1
mbond
(30.11.25)
(8)

Anneniz kaç yaşında ölürse normal karşılarsınız?

tahirkemalbozoglu
Daha doğrusu kaç yaşında vefat ederse kabul edilebilir olur sizin için?
Daha doğrusu kaç yaşında vefat ederse kabul edilebilir olur sizin için?
-4
tahirkemalbozoglu
(28.11.25)
300 milyon yaşında da ölse içim burulur.
+2
kizil karga
(28.11.25)
Yahu orası öyle tabi ama sormak istediğimi anla işte offff
0
🌸tahirkemalbozoglu
(28.11.25)
Abi her ölüm erken ölüm derler, yani ölen kişi anneyse ciddi söylüyorum 93 yaşında ölse mesela yine kabul edilebilir gibi olmaz sen de beni anla lütfen anne bu.
+1
kizil karga
(28.11.25)
87 ve üzeri sanırım. niye 85 değil bilemiyorum. 90 yaşlar istisnai zaten. o sebeple 87 sanırım. tabi dinç ve yatağa düşürecek bi hastalığı olmadığını varsayıyorum.

lisedeyken filan 65 yaş civarı ölenler için annem genç öldü derdi. ben de anne 65 diyosun neresi genç derdim. annem şu an 65 yaşında :/ haklıymış kadın.

ayrıca soru duygusal açıdan sorulmamış ki. normall karşılarım = eşittir üzülmem demek değil. toplumsal gerçeklik açısından düşündüm.
+2
elorelia
(28.11.25)
anneannemin 100'e yakın yaşı.
yatalak değilse de bir kaç yıldır evde yalnız bırakılmıyor, hep yanında biri var. 3-4 yaşlarındaki bebeğe gösterdiğin ihtimamı gösteriyorsun.
90'a kadar yemek falan yapar, ev işlerini ufaktan götürebilirdi.
o zaman bile ölmek istiyordu.
kadın sürekli acı çekiyor, bazen ağlıyor. aklı çoğunlukla yerinde. acısı olmadığında neşeli, esprili bir insan ama "bugün de geberemedik" diye gün sonunda. bu kadar uzun zamandır uzatmaları oynuyor olmak onun için çok trajik.

anneannemi gören annem (ve kardeşleri) hiç uzun yaşamak istemiyorlar.
elden ayaktan düşmeden, sağlıklı şekilde ölmek istiyorlar.

keza baba tarafındaki büyükler de 90'lara geldiler.
onlar da yatalak değilseler de bir odadan diğerine geçince nefes nefese kalıyorlar.

aynısı onlar için de geçerli.
kişi sağlığını yitirip elden ayaktan düşünce artık ölmek ister.

80'lere gelince anneannem, babaannem, dedem için herkes artık vakti geldi gibi düşünmeye başlamıştı. sanırım sorunuzun cevabı için 80'ler derdim.
0
biseysorcaktim
(28.11.25)
anneannem 95 yaşında. ölürse genç öldü derim. çünkü hala çok dinç. maşallahı var.

hastalık, güçten düşme gibi bir şey olursa başka olabilir. Yani konu hayatını ne kadar rahat yaşadığı.
0
gabe h coud
(28.11.25)
kabul edilemeyecek yaş yok. kardeşim 26 yaşında vefat etti. üzüldük, çok sarsıldık ama kabulleniyor insan bir süre sonra. Allah sıralı ölüm nasip etsin derler, çocuklar annelerinden önce ölmesin yeter. evlat acısı, anne-baba acısından çok daha ağır.
+2
faberkastelli
(28.11.25)
Allah elden ayaktan düşürmeden kurtarsın herkesi.

Yaşı yok bence.
0
en bi orijinal
(28.11.25)
(5)

Bu araç perte çıkar mı?

wazzap
Resimde görülen kısım hasarlı sadece. Başka bir yerinde hasar yok. Bir de sürücü ve yolcu hava yastığı patladı. Normalde iki hava yastığı da patlayınca otomatikman perte çıkar diye okudum ama bilen, yaşayan varsa size de sorayım dedim.
Resimde görülen kısım hasarlı sadece. Başka bir yerinde hasar yok. Bir de sürücü ve yolcu hava yastığı patladı. Normalde iki hava yastığı da patlayınca otomatikman perte çıkar diye okudum ama bilen, yaşayan varsa size de sorayım dedim.
0
wazzap
(27.11.25)
sigortalar airbag açtığı zaman genelde perte çıkarıyorlar.
0
gercekdunya
(27.11.25)
Pert olmaz.
Airbagle de ilgisi yok zaten. Araç tamir ücreti, aracın fiyatının yüzde 70'i gibi olursa perte ayırır sigorta.
+1
etna
(27.11.25)
aynı kazayı eşim yaptı. 2 hava yastığı patladığı için perte çıktı. marka da önemli bu işte. yerli üretimse parça ucuz. bizimki opeldi ve parça pahalıydı.
+1
mikahakkinen
(27.11.25)
Geçmiş olsun kuvvetle muhtemel perte çıkacak araç.
+1
drako
(27.11.25)
Abi aracın hava yastığı açılınca en az 10 tane değişim kalemi ortaya çıkıyor haliyle sigorta bunu karşılayacağıma aracı perte çıkarırım daha iyi diyor, o nedenle perte çıkmamasının imkanı yok.
+1
kizil karga
(27.11.25)
(1)

Bu hangi dizi/film

duyuruuser
ara ara karşıma çıkıyor bu hangi film ya da dizi;https://www.youtube.com/shorts/kIJjmeAQVyU
ara ara karşıma çıkıyor bu hangi film ya da dizi;

www.youtube.com
0
duyuruuser
(27.11.25)
Abi yazıyor ya zaten Karşılaşmalar diye. Her bölümü farklı bir dizi bu sadece bölümler arasında çok minik bağlantılar var, bu sanırım 2. sezon ben de izlemedim.
0
kizil karga
(27.11.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.